**demir 1 yaşlarında mert'in kucağında kipa da dolaşıyoruz. demir'den bir kahkaha bir kahkaha kıpkırmızı patlayacak gibi gülüyor baktık arkamızda Çin'li bir çift , onlara gülüyor.
**Bir ay kadar önce Meryem Ana'ya gittik. Çin'li yada Japon her neyse kafile olarak gelmişler gezmeye, biri ayıptır söylemesi yellenmiş tuvalette, anneeeaaa anneeeaaa diye kahkahalarla (anırıyor resmen gülmekten) geliyor,
ne oldu biliyormusun aneeeaaaa ;
tuvalette hem çin'li var , hemde osurdu...
** dün national geographic'de ''Saniyede 4 bebek'' izliyorum,bir yandan da ağlıyorum.
Vietnam' da doğumu göstericekler, önce bir ülkeyi anlatıyorlar , çekik gözleri görünce bu Çin'lileri izlemicez midem bulanıyor verirmisin hemen kumandayı demez mi?
nedir bu Çin düşmanlığı bilmem oysa herşey gülerek başlamıştı..
keşke osurmasaydınız...
Sağlıcakla Kalın,
şu sıra bir memnuniyetsizlik ,bir isteksizlik,bir uyku ,bir keyifsizlik var üstümde.her an herşeyden sıkılıp offf yapmıyorum yada offf vazgeçtim havalarındayım.yaşasın depresyon..
ne işe gelesim,
ne evde kalasım,
ne gezesim var...
çocuklarım da sağolsun hareketlilik,kardeş kıskançlıkları derken pik yaptılar.
geçmişi sorgu sual başladı onlar böyle olunca tabi ki aynı standartlarda değiliz,tabi ki yetiştirirken yanlışlarımız oluyor ,tabi ki etraftaki dürtüler çok. mükemmel anne olma çabam asla yok, kavga ediyorlarsa halledin deyip geçiyorum,yok vurup ,kırmaya başladılarsa ayarı veriyorum.
çocukluğuma dair anılarımı hatırlamaya çalışıyorum.
ablamla hiç kavga ettiğimi hatırlamıyorum.
ergenlik döneminde onu çok şikayet ettiğimi (ablaaaaa seni bir erkek arıyor falan),
onun ergenlik döneminde beni hiçbir yere götürmediğinden başka.
12 tane bebeğim vardı 2 tanesi barbie, ablamın 1 tane oda bademcik ameliyatı olduğu için alınmıştı ona.maddi bir sıkıntımız yoktu, orta halli bir aileydik.babam her istediğimizi yapardı.
şımartırdı da ,şımartmazdı da bakışından etkilenirdik hemen anlardık toparlan, ,sus..
sınırları zorlama falan yok ötesi.
bizimkiler kanının son damlasına kadar direniyor mesela 😂
anne-baba bütün yatırımımızı oğullarımın eğitimine harcıyoruz.
çok şükür karşılığını da alıyoruz.
ikisi de birbirinden keyifli küççük huysuzluğu hala bırakmasa da ,
çocukları bir yerlere bırakıp (anane,babaanne gibi) gezmeye gitmiyoruz.
çünkü biz birbirimiz olmadan keyif alamıyoruz.
bazen ihtiyaç olmuyor mu dinginliğe , oluyor..
tartıda hangisi ağır diyoruz alışmışız çocukların atışmalarına yapamıyoruz onlarsız.
bu sefer kesin bırakıyoruz diyoruz birimiz mutlaka vazgeçiyor.
yada gidersek sohbet konusu tabi ki onlar.
sabah bu resme denk geldim internette,
bu post ondan yazıldı yani.
orada olmak isterdim , atın beni denizlere dedim.elimde bir bira,biraz çerez olsun daha ne olsun yani,
düşündüm de ben tam 8,5 yıldır denize demir olmadan girmedim..
son 4,5 yıldır da gurur olmadan...
sonra düşündüm haftasonu yazlığa gitmek bir çile...
4 valiz git, yemek ve ev işini vs hiç saymıyorum,denize git, çabuk havluya sarayım çıkınca üşütmesin, gurur ayağına kum değdi mi olay çıkarıyor.kumsuz yere kucağında taşı,eve dön banyo yaptır,sonra bisiklet binmeye götür,akşam yemeği hazırla ye topla pert.....
sonra tekrar düşündüm,çocuklarımla denize sarılarak girmek harika bir duygu,
demirin dalışlarını izlemek,gururun ağzına gelen suyu yalayıp öğürürken ki tatlılığı,
bisiklet binerken abisine yetişme çabaları,bütün bu yorgunluğun üstüne tek dertlerinin köfte olması,
o pertliğe değiyor işte...
işte annelik böyle saçmaladığın, gülerken ağladığın ,ağlarken güldüğün türk filmleri gibi,
allah bana iyiki oğullarımı vermiş,aşırı seviyorum..
en son ameliyatta kalmışım.
epeyce zor toparlandım psikolojik olarak oldukça zor günler ,uykusuz geceler,kabuslar,kaybetme korkuları vs vs. atlattım çok şükür. emdr sağolsun 👆tavsiye.
demirim çok iyi, erken ergenlik mi neyse 2017 yılındaki adı ondan , onu yaşıyor, çok sakin,dinleyici,sorgucu,planlı,programlı,kızların onu beğenmesinden çok hoşlanan ama burnundan kıl aldırmayan şahsına münhasır bir erkek.
satranç madalyalarını dizdik, okulistik başarı belgelerini astık. başarısından gayet memnunuz,
yaramazlığın sınırlarını da oldukça zorluyor. (ananesi deyimiyle akıl sıkıyor pehh)
--okulda para kullanmak yasak, sadece cuma günleri kantin günleri oluyor,
4 arkadaş bir olup okul bitiminde etütten kaçarak, kantinden abur cuburları toplayıp ortaokul binasındaki kütüphaneye çıkıp çilingir sofrası kuruyorlar.
birtanesinin annesi okulu karış karış arıyor yok,bakmadığı yer kalmıyor.sinirden titriyor. tam bayılacak bakıyor bizimkiler güle oynaya karşıdan geliyor. benimkinin yorumu,
ne var korkacak allah allah, xxxx okul servisine binip kaçalım dedi öylemi yapsaydık allah allah.
--referandum sonuçlarını izlerken ekonomik yönden insanların et bile alıp yiyemediğinden bahsediyorum.demir 'de küçücük hot wheels'in 15 tl.olduğundan dert yanmaya başlamaz mı?
haksız mı çocuğum yani ✌
gururum miniğimi de dedesi traşa götürmüş kulağına kıl kaçmış, o kadar çok kaşımış ki kanamış,
babanesi de sivilce çıkmış orada demiş, sabah uyandık anne kulağım kanadı babanem sifil var dedi.
çok tatlı lokumum..
herkes kendi geleceğinin mimarıdır.
oy attığımız okulun duvarı ne kadar anlamlı,olanlarda bir okadar anlamsız.
2 senedir ameliyat olmamasına direndiğimiz gurur u pfaba teşhisi konması ile birlikte bademcik ameliyatına karar vermiştik.3-4 doktor gezmeden vermedik tabiki bu kararı.en içimize sinen tek doktor ve hastane Medicalpark , Op.dr Uğur DOKUZLAR iyiki tanımışız oğlumuzu allahtan sonra bize bağışlayan kişi olacağını nerden bilebilirdik.
28 ağustos sabahı ağlayarak ameliyathaneye teslim ettik oğlumu,herşey yolunda gitmiş termal welding yöntemi ile 40 dk.kadar sonra kollarımda olmuştu. herşey yolunda ertesi gün taburcu olduk .5.gün kontrolüne gittik herşey süper.,tam bir hafta sonra babamızın aynı hastanede ufak bir operasyonu olacaktı bir gece kalacaktık gururda bensiz kalamadığı için geç saatlerde hastaneye geldi. Uyuduk ve öksürük sesiyle uyandık gurura bakmamla öksürükle birlikte bir avuç pıhtılı kan kustu.kaptığım gibi acile iniyorum diye çıktım odadan.asansöre binmemle üzerime fışkırtarak kan kusmaya başladı.çıldırıyorum sandım.acile doğru deli gibi koşuyorum saçlarımdan akan kanı gören herkes şok geçirdi gururu sedyeye oturttum ve bayılacak gibiyken 312 de eşim var lütfen arayın,oğlum ölmesin ona birşey olacakmı nolur söyleyin diye bağırırken ege üniv.sevk edelim mide kanaması var diyen dr un sesiyle kendimi topladım.gurur hala kan kusuyordu ne mide kanaması bademcik ameliyatı yara açıldı sanırım dedim .doktorumuzu arayın uğur beyi arayın dedim. Allahım tuttuğunu altın etsin 5 dk da geldi.gururu ameliyathaneye alacaklarını sakin olmamı söyledi.gururla ameliyata girerken öyle bir bakıştık ki o anı ölsem unutmam.
Mert hala duymamıştı odaya çıktım oğlumuzu ameliyata aldılar dedim.ameliyatlı halinle nasıl kalktı.ameliyathane önünde böğüre böğüre ağladık haber alamadık 2 saat sonunda dr umuz kapıda
Elinde bu kapta bu yaşadıklarımıza sebep olan fındık parçasını verdi.bademciklerin oraya kaçmış yarayı açmış.aklımın ucuna gelmezdi sebebi bu olacağı,evet bir tane fındığı çok istedi diye vermiştik ameliyattan çıktı sabaha kadar narkozum etkisiyle uyudu.sabah tahliller yapıldı.kan yarıya inmişti.1 lt.yakın kan kaybı vardı kan verildi.3 gün hastanede kaldık.şu an iyiyiz ama psikolojisini üstünüzden atamıyoruz öksürmesi bile bizi titretiyor.gurur o an hastanede olmasa ,dr umuz hemen gelmese ne olurdu düşünmek bile istemiyorum.
İnşallah bütün hastalar sizin gibi doktorlarla karşılaşır evladımızı bize bağışladınız. Sonsuz teşekkürler
bu diken yapıyor giymem istemem bunu diyor.ama o kadar tatlı söylüyor ki.
doğduğundan beri her sabah 6 da uyandırılan zavallı ben göz kapağım olabildiğince sündürülerek uyandırılıyorum artık..''galk anneaa gündüz oldu bak galk anneaa''
evde ferhangi bir konu konuşulsun burnumun dibine girip ben mi? beni mi? demesi yok mu?
ölüyorum aşktan arkadaş çok seviyorum ya iyi ki doğurmuşum iyi ki Allah bana 2.kez evlat verdi çok tatlı..çok komik..
evet bu yıl sağlıktan sonra tek temennim herkes için bu oldu..
yeni yılımızı Mert'in isteği üzerine evimizde ailece kutladık.
oysa ben Haluk'a (Haluk Elvan tek kelimeyle izmirin en eğlendiren kişisidir.) gitmeyi çok istemiştim.
ablamların italya çıkarması dolayısıyla annemlerin Cansu Cemreye bakması,kayınpeder kayınvalidenin yılbaşını rüya gemisinde körfez turunda geçirmesi dolayısıyla biz yaşlılar evde takıldık... :)
iyi ki de böyle olmuş pek eğlendik.
ocak ayı aşk ayı .10 yılımıza veda ediyoruz.iyi ki evlendim bu adamla..
demir'im de 18.01.2016 gününde okuma rozetini ve madalyasını almış bulunmakta ,
canım oğlum hayatta başarılar hep seninle olsun.
yukarıda görmüş olduğunuz çılgın 2 numaram , terrible two 'u ikinci hatmedişimiz bu sefer daha temkinli olsakta,demir'im bir melekmiş değerini bilememişiz.
okula terlikle gitti hava 4 derece,sağanak yağmurlu daha da birşey yazamam bunun üstüne..
amaaa nasıl tatlı nasıl lokum tadından yenmiyor.
bu ikiliyi çok seviyorum ben..
Haftasonu çok güzel bir yere gittik.çok uzun zaman önce bir blog sayfasında beğenmiştim de gidememiştik. Nazarköy Kemalpaşa da bir köy küçücük ,havası sert, insanları çok candan sempatik..
üstelik turist muamelesi yapıp pahalı da değil ...çay 50 kuruş ,gözleme 3 tl. mesela,ama ne gözleme hayatımda böyle birşey yemedim bayıldık ailece..alttaki fotoda görüldüğü üzere huzur diye kollarını açan bir demir...kestanesi süper,cevizi süper,
oraya kadar gitmişken kımız at çiftliğine gitmemek olur mu gittik tabi.
benim erkekler at bindi atlarda bir harikaydı tombiş tombiş..
günlerden 28 eylül demir devlet okuluna başladı..gurur' a çok sevdiğimiz bir ablamız bakmaya başladı.
ilk günler hakikaten iyiydi.
öğretmen iyiydi okul iyiydi demir iyiydi.
günler geçtikçe öğretmen otoriteyi sağlayamıyordu,okul idaresi yetersizdi,okulu aile birliği yönetiyordu,sınıfta çokk çokk hareketli herkese bir vurup geçen çocuğa çözüm bulunamıyordu,
velilerin bir çoğu yalakaydı,öğretmen iletişimde mektuplaşmayı tercih ediyordu vs vs.toplantı oldu demir akademik başarısının çok üstündeydi iyi bir anaokulunda geldiği belliydi ve öğretmenimizi çok güldürüyordu bu kelimeler bütün velilerin önünde öğretmenimiz tarafından telafuz edilmişti.
demir in dedesinin de okulda olduğu birgün bu hareketli çocuğun vurma tahriğine dayanamayan oğlum öfke kontrolünü kaybetmişti evet zaten bir hafta öncesinden bugünün geleceği belliydi ve öğretmene aktarılmıştı.ne yapıldı mı hiç!aramızdaki harareti ve öğretim işi yapmak istemediğini dedemize anlatarak yanlış bir yol izlemesinin akabinin de sadece mesajlaşma kabul eden öğretmenimize bir mesaj attım.
''oğlum ile alakalı akademik ve psikolojik durumu hakkında bilgiyi sadece anne babasına vermesini velisinin biz olduğumuzu !! yazdım.hemen ertesi gün rövanşı almaya çalışırcasına,
öğretmenden eve gelen mektupla şaşkına döndüm.aynen şöyle başlıyordu.
sayın Veli,
uzatmadan konuya giriyorum.
''demirin akademik başarısının altında olmasının sebebi,dikkat eksikliği olmasıdır.en kısa zamanda dikkat testi yaptırmanızı öneririm.birebir ilgilenildiğinde herşey yolunda,ama takdir edersiniz ki birebir ilgilenmem mümkün değil. imza...''
bir anneyi en son evladıyla vurursun.
ki demir'i tanıyanlar bilir dikkat eksikliği olabilecek en son çocuktur.
ha olabilir de çözümünü bulunmaz dert değil neticede!ama Beyaz Balon gibi bir anaokulunda hemde yöneticisinin psikolog olduğu,öğretmenimizin 10 numara beş yıldız bir eğitimci olduğunu düşünerek birşey hissetseler illaki söylerlerdi diye içime düşen kurta da dayanamayarak bu testi uygulayan bir merkeze gittim.
işitsel ve görsel dikkatte herhangi bir sorunu olmadığını belirttiler.
allahım böylelerinden korusun.
bir laf var ya çocuğun başına gelebilecek en iyi şey iyi bir öğretmene sahip olması!
çokk çokk önemli..
demir' i okuldan aldık.kardeşi de bakıcımızdan aldık.
ilk başta babamızın istediği benim karşı çıktığım koleje iki oğlumu da verdik.
evet maddi yönden biraz ağır olacak ama çocuklarım en önemli yatırırım olacak inşallah..
babamların yazlığındaydık (köyündeydik) tesadüf bu ya,
her yaz birlikte köyde vakit geçirdiğim çocukluk arkadaşımla karşılaştık yıllar sonra ,
bir oğlu bir de kızı olmuş.
biz maile denize girerken baktım yanımda dünyalar güzeli bir kız nasıl tatlı nasıl güzel nasıl alımlı,
demir ile yaşıt belli ki,arkadaşımın kızıymış meğerse... TARİHE NOT: diyaloğa çok dikkat.!!!
adın ne dedim.
hayrunisa dedi.
demir konuşmaya atladı.ilk adın hayri mi? yavrum ne masum demi?
evet dedi hayrunisa! yavrum ne masum demi?
o kadar iyi anlaştılar ki birbirlerinden ayrılmak istemediler.
demir'im ilk aşkım ana sınıfından ilkokula terfi etti.
gösterimiz vardı çok heyecanlıydık.mezun olmasının verdiği yani aslında büyüyor olması gerçeği heyecanlandıran beni..
herhalde en çok ben ağlamışımdır yine.
gösteri gününe kadar herşey sır,en ufak bir ipucu bile yok.
okul gösteride giyecekleri kıyafet ücretlerini isterken (bıktım bundan neyse )folklör,jimnastik vs. olacağını anladım o kadar....
o nasıl bir endam,o nasıl bir tip,hiç takılmadan nasıl ciddiyiz hareketleri yaparken canım benimsin sen..
gösteri bitti geldi zurnanın zırt dediği yere öğretmeni bütün öğrencilerini özellikleriyle çağırıyor.
efelerin efesi,
o efe tavırların altında aslında çok çok duygusal,
sağ kolum,
benim en büyük yardımcım,
hayatta bütün güzellikler seninle olsun canım oğlum benim;
dedi ve ağlamaya başladı öğretmeniz,
demesi ile onun demir olduğunu anladım bende ağlamaya başladım zaten..
demirim gelirken o da ağlıyordu iyice koptum...
doğduğundan bugüne bütün anları geldi gözümün önüne büyüdü de ilkokula başlayacak.
allahım damatlıklarını da göstersin inşallah..
gururum iki numero,huysuz virjin..
onun durumu stabil,
çok güzel konuşuyoruz cümleler kurabiliyoruz artık.
yakında çiş-kaka ikilisinin haberinide vericem ama azıcık daha var.
iki kardeş artık birlik falan oluyorlar şaşıp kalıyoruz mertle..
fotoğrafta görüldüğü üzere gururun nasıl bir bulaşık olduğu görülmekte,
bahçede baba-demir ikilisinin oyununa ayak uyduramayan oğul kişisi çareyi topun üstüne oturmakta bulur,başarılı da olur,zekasına da hayran kalınır.maşallah..
tarihe notlarımda var,
gurur hala meme (emzik) emiyor,
bazılarını ısırıyor deliniyor,sonra bana geliyor,
al bu meme at olmuyor diyor :)
yaramazlık yapan demir,
D:öğretmenime söyleyeceksin değilmi?
M:öyle birşey söylemedim..
D:bir kere söylemiştin..
M:o bir kereydi.
D:beni tehdit eder gibi yapma bende seni müdürüne söylerim.
favorim 1458752 kere dinliyorum nasıl dinlendiriyor.
okul mevzusu;
izmir çukurunda gezmediğim kolej,karşıyakada gezmediğim devlet okulu kalmadı istedim ki iki kardeş aynı okulda olsun birlikte gidip gelsinler,arkadaş,kimisinin şişirilmiş ahlaki değerleri uymadı,kimisine param yetmedi,kimisinin fiziki şartları güzel değil,kimisinin saatleri uymadı,kimisi inşaat halinde vs vs.
beğendiğim devlet okullarında da fiziki şartları hakkaten güzel olan vardı.
ilk 4 yıl kolej olmasada olur öğretmen önemli kolej yada devlet boş diyende var.
ilk eğitim önemli sonrası önemli değil diyende..
devlete ver kurslarla destekle diyende..
benim gibi off yeter artık nasipten öte yol yok abartma diyende...
hangisi olursa olsun oğlum hakkında hayırlısı o olsun,şimdiden beni de bir heyecan aldı ki anlatamam.
doğum günlerimiz vardı malum mart ayı oğullarımın ayı.
demirim 6 yaşında bu yıl ki temamız İRONMAN idi.demirin isteği üzerine gururun pastasını ayrı yaptırdık.istediği arkadaşlarını çağırdı,çağırttırdı.küçük ergenim kendi kararlarını verebilirmiş artık.
gururum 2 yaşında pepeye bayılıyor ,onun teması da pepeydi.
o kadar mutlulardı ki allahım hep iyi sağlıklı mutlu şanslı olsunlar...
demirim ilk gözağrım ilk aşkım nasıl bilmişssin sen evladım..
demirin verdiği cevaplardan kal gelmiş bir anneyim artık,
cevap vermek için resmen süreye ihtiyacım var...
küçük bir ergenle uğraşıyorum..
ben kek (dikkat kek) başıma yıkanabilirim,artık benimle banyoya girmezsen sevinirim...
neden?
ne neden anne farkında mısın ben erkeğim sen kızsın..
beni kızdırmış kendisine doğru yürüyorum..
üstüme gelme anne dövecekmisin beni? dövemezsin..
(kırk yıldır dayak yiyor ya benden sanki)
okulun toplantısı vardı bir veli kızının sürekli evde demiri anlattığından bahsetti.
bende evde demire arkadaşın seni çok seviyor demek ki evde ailesine senden bahsediyormuş dedim,
kız o,sürekli şikayet ediyor,ağlıyor,vıyaklıyor (hönk o ne lo)
gurur uyuyor biraz sessiz ol dediğimde,
o uyuyunca istersen nefeste almayalım anne..
babasına kızıyorum falanca bir konudan,
babası hah bugünkü olayımız bu mu diyor?gayet gıcık vererek,
demir hemen atlıyor olaya,
anne babam şimdi sana naptı ,televizyon izliyoruz lütfen anne..(çekil başımızdan diyor yani)
gurur demirin bir oyuncağına musallat olmuş,demir isyanda gurur isyanda..
oynasın azcık ne olur bak hiç oyuncak almadık ona hep sana alıyoruz dedim.
herhalde bana alıcaksınız ilk önce ben doğdum anlamazki örümcek adamdan demir adamdan,
ben büyüyünce vericem ona zaten almayın sakın..
tıraşa götürdük ikisinide demirin ki bitti.
sıra gurura geldi kıvırcık olduğu için ve ben buklelerin bozulmasını istemediğim için uçlarından azıcık kesin dedim.
demir berbere bütün kıvırcıkları kesin demezmi?
belli etmese de içten içe bir kıskançlık söz konusu..
gururunda saç çekmesi meşhur zaten iki tel saçım kalmış..
birine kızınca saçlara yapışıveriyor.
bir de böyle gözlerini bayılttıp yaramazlık yapması yok mu?
kızarmısın gülermisin bilemiyorsun..
kreşe çok alıştı hele öğretmenine bayılıyor,
birde arelimiz varki onunla yatıp onunla kalkıyoruz.
kısa cümleler kuruyoruz artık.
arel ditti.
Dede uyuyor.
abi düştü.
baba ehhh dedi.
abi ağlıyooor gibi.
resimde iki kardeşin oyun oynamakta olduğu görülüp,demir polis gurur hırsızdır.
kötü roller marulumun evin küçüğü olmak kolay değil..
bu da böcekgiller koleksiyonumuzda bir kesit.
gece görsem altıma ederim net.
bu da mutlu maymunum benim.iki numaralar acayip yılışık yapışık zorla kendini sevdiren oluyor söyleyim.
işyerime gelmesi karşılığında üç dolgu yaptıran akıllı bıdık.
bu arada dişçimiz bir harika adı da diş perisi zaten..
ilk önce kızlar perileri sever dese de artık koşarak gidiyor.
şiddetle tavsiye ediyorum.on numara beş yıldız..
çocuklarım anne ve babasının çalışma saatleri gibi sabah-akşam kreşte olan hayat mücadelesinde aslında en büyük rolü oynayan güçlü evlatlarım.umarım hiçbirşey yıkamasın sizi.
beni zaten yıkamaz aslan gibi oğullarım var...allah sağlık versin hepimize en önemlisi bu...
karşıyakaya yuvamıza geri döndük, kalbim balçova da kaldı..
annemden babamdan uzağa gittim diye üzüldüm,ama yurt dışında ailesi oturan bir dostun gürlemesiyle bir silkelendim, kendime geldim,allah sağlık versin kendi evin gibisi yok. herşeyde istediğim gibi oldu nankörlük yapmanın lüzumu yok..
demir ile birlikte gidip geliyoruz,metro evin dibinde olmasına da binmek mucize,hele sabah 8 akşam 6 da..demir okulunda çok mutlu ,hatta bir o kadarda başarılıymış ki gurur duyuyorum. bokundan belli derler ya tam tahmin ettiğim gibi.
cuma günü gelir gelmez o ödevler bitmeli yoksa demirden çekeceğin var.
kardeşinden pek dertli şu ara dersine konsantre olamıyormuş..hakkaten haklı ama yapacak birşey yok.babasıda gururu oyalasa bende oyalasam iki ara bir dere kağıdı çekiştiriyor,masanın üstüne çıkıyor vs vs..
gururum kreşe başladı.bakıcının son dakika kazığı ile iyi ki de öyle olmuş,şimdi kafam daha rahat,hele bir öğretmenimiz var ki gururla o kadar seviyoruz ki o kadar olur.
onbeş gün kadar uyum sürecinden sonra alıştı şimdi geceleri bile öğretmeninin adını sayıklıyor.
zor ama çok tatlılar ya,hele miniğin meme-jim deyişi yokmu memesine;
demir'in mıttanıs deyişi yok mu bildiğimiz mıknatısa;
kurban olsun annesi erkeklerine..
sabah apartmandan çıkarken gurur mutlaka abisinin elini tutar..
uzun zamandır yazmamışım yine...
tuvalete zor gidiyorum blog yazmaya ne hacet...
benim oğlanlar düz duvara tırmanır cinsten,artarak hareketleniyorlar.
allah bilmiyor mu?pazartesi gününü iple çektiğim haftasonlarım oluyor.
büyük eline ne alsa küçük istiyor,küçük ne alsa büyük istiyor...
saniyede kıyamet kopuyor.
ama çok tatlılar çokk,
sabahları işe hep birlikte gidip geliyoruz küçüğüm hariç,döndüğümüzde küçüğün büyüğe bir sarılması var ki dünyalara bedel görende kırk yıldır görüşmüyorlar zanneder,
abiden hergün aynı tepki:gurur tamam yeter sarıldığın....
demirim işyerime yakın bir yerde okul öncesi hazırlık sınıfına başladı.
zaten ilkokula vermeyi hiç düşünmediğim için direk kreş aradım,hem taşınsakta okul değiştirsin istemedim.ben sabitim nasılsa taşınsakta farketmesin istedim öylede oldu.
cumartesi günü taşınıyoruz kısmetse iki çocukla hazırlıklar epey yorucu oluyor.
küçüğüme yeni bir teyze bulduk.inşallah hepimiz için hayırlı olur.
artık demir'i çoğu cumartesi günleri babayla işe gönderiyorum.bende işlerimi hallediyorum.
hayatının en güzel günlerini şantiyede yaşıyor diyebilirim.hem renk katıyormuş ortama,gelmediği hafta herkes üzülüyormuş,kepçe mühendisiymiş benim oğlum..
küçüğüde ısrarlar üzerine ajansa kayıt ettirdik.henüz teklif gelmedi ama gelirse değerlendireceğiz.
soma olayları oldu bizim müşterimizdi ve pek çok tanıdığımız sevdiğimiz insanı kaybettik.çok üzüldük halada üzülüyoruz. allah yakınlarına sabır versin.
manisa deri' deki atıksu arıtma tesisine düşen mühendiste arkadaşımızdı o da vefat etti kahrolduk resmen..
ablam evlendi.2.bahar çok mutlu olur inşallah.
demirin gösterisi vardı tüylerim diken diken gösteri bitene kadar ağladım diyebiliriz..
nasıl bir dikkatle ezberlemiş rolünü kurban olurum sana.
bir de ev satıp ev alma telaşı sardı bizi kiracının tatilinin bitmesini bekliyoruz aslında ilkokuldan once boyle bir niyetimiz yoktu ama kreşimizde hazırlık öğrencisinin 3 kişi kalması ve öğretmenimizi küçük yaşa yönlendirdikleri için ani kararlar almak zorunda kaldık tek düşüncemiz demir gideceği okul öncesine mi gitsin yoksa kreşe devam mı etsin hala çözümlenebilmiş değil. yeni ev alma sebebimizde sırf bu yüzdendir.daha iyi bir semtte daha iyi bir okula gitsin diye.
büyük bir olgunlukla kardeşinin bütün huysuzluklarına katlanıyor.arada arıza çıkarmadığı ve ittirmediği yok değil,kurduğu cümleler hep aynı ''gurur git başımdan'' ''gurur bağırma sus artık'' gerçekten sıkılıyor ve bende artık gururun sürekli ağlak modundan normal moda dönmesini sabırsızlıkla bekliyorum.
sezonu açtık.havalar binbeşyüz kendisini kremledi havlusunu serdi ve güneşlendi canımsın..
yazlık kitaplarımızda geldi.ağustos ayında izine çıkacağım ve demire de tatil olacağı için evde güzel vakit geçirebiliriz umarım.oğlanlar için etkinlik kitabını yarıladık bile,gerçekten ne menem birşeymiş o ben bile bayıldım..
lokmam benim nasılda büyümüş değil mi?
tadından yenmiyor öpmelere doyamıyorsun ama hem tatlı olup hem huysuz olunmazki, gözün üstünde kaşın var desen ağlamaktan bir hal olur.iki memeyle geziyoruz bir de ,yedeksiz çıkmayız arkadaş.
kipaya funny day belki adı yanlış olabilir açılmış abiyi içeri yolladık harbiden iyi yapmışlar ama epey eğlendi.ucundan gururu da soktuk alamadık içerden kendini yerlere çarpma,bağırma,isyan ne ararsan...
bu da abi kardeş dayanışması..
sonra birde doğumgünüm vardı işyerimde sürpriz yapmış arkadaşlarım sağolsun.
evdede kutlama vardı. barbie bebekte demirin bana doğum günü hediyesi..
evin tek prensesi benmişim ve iyi ki doğmuşum iyi ki onun annesiyyyymişim..
yine ağladım yengecim ben herşeye ağlarım.birlikte sağlıklı mutlu yıllar inşallah..
demir'in hareketli haline karşın bu daha sakin olur umuduyla kendimizi kandırdığımız ve daha daha hareketli bir oğlumuz var gurur..
süper karıştırıcı,çamaşır makinesinin içine kafasını sokmak,yatak odası aynasının altında dolaba girmek gibi özellikleri mevcut,demir çok sakinmiş onu çok abartmışız diyoruz karı koca.
bir kere kesinlikle tv izleyemiyoruz.düğmelerine basıyor ve bize dönüp gülüyor...
çocuklarla kalite vakit geçirin diyorlar ya; işleyiş şöyle devam ediyor.
meltem: demir çizgi birleştirmece mi oynalım? küçük hayvanları bulmaca mı?
demir: küçük hayvanları bulalım anne!
meltem: gurur, dur,çekme,dur oğlum,alcam senide biraz bekle!
demir: anne sen onu uyut!!!
gururla küpleri üst üste koyma oynarken;
demir: anne kakam geldi.
meltem: otur geliyorum.
demir: bittiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii
gurur paçamda tuvalete koş..
oyuna devam ederken gurur bir tane koyuyor,
demir vuruyor düşüyor,bir daha bir daha..
gurur bağırıyor,demir bağırıyor..
hangi kaliteli zaman bu ya yok öyle bir dünya!!
iki çocuk hem güzel,hemde çok yorucu..
ev gezmesine gidersen felaket..
sokak gezmesine gidersen muhteşem..
hareketlere bak artist seni..
bu da araba selfiesi!!
babası ve oğulları vapur gezmesi..
gurur'umunda dövmesi tamam..iki bileğimde iki oğlum..
kreşimizde her hafta bir çocuk haftanın özel çocuğu oluyor.
bu hafta sıra bizdeydi.
demir benimle birlikte o kadar özenle hazırlandı ki.
ilk doğduğu gün giydiği kıyafeti,ilk emziği,ilk ayakkabısı,ilk terliği,resimleri,ilk oyuncakları ve anne babanın yazdığı mektubu okula götürdü.
bütün haftayı ben özel çocuğum diyerek geçirdi.
benim için hep özel en özelsin yakışıklım...
babası da bende mektup yazdık ayrı ayrı.
ona karşı hislerim, öğretmenin ağzından dile getirilince oğlum çok ağlamış.
duygusal oğlum seni çok seviyorum..