31 Aralık 2010 Cuma

Herkese Mutlu Yıllar!!

Dmr'le geçen 2.yılbaşımız.Kuzum 2010'a girerken ona yılbaşı hediyesi olarak aldığımız aktivite masasına kilitlenmişti.Ne çabuk geçti koca bir yıl.Dün akşamda alışverişe gittiğimizde hediyesini kendisi seçmesini istedik.

Aaa-ba Aaa-ba diye diye bir itfaiye arabası seçti en ucuzundan..(YAŞASINNNNNNNNN)
Cemremde seçti yılbaşı hediyesini Danone kakaolu puding,Pringles ve Browni!!
en güzeli bana çekmiş hehe:))

Yılbaşı ağacımızı hazırladık DMR'le,nasıl diye sormayın bütün ağaca takılan malzemeler ağır yaralı!!

Heyyy 2011 bütün sevdiklerim için!!

SAĞLIK,MUTLULUK,HUZUR,AŞK VE PARA DİLİYORUM.

Mutlu Yıllar!!

27 Aralık 2010 Pazartesi

DMR İYİLEŞTİ Mİ ACABA??

Cuma gecesi aşureye hazırlık yaptım ertesi gün için DMR uyurken en zor işi halletim sadece karıştırması kaldı.İyiki de yapmışım oyun grubu vardı çünkü ucu ucuna yetiştik aşureyi karıştırma işini anneme bırakmak zorunda kaldık iyiki de kaldık daha bi tatlı olmuş (yalaka smileysi)

Oyun grubundan firar ediyor iki defadır .Aslında bende çok kararsızım.Daha erken mi diye düşünmeliyim  yoksa alışması lazım kreş öncesi mi demeliyim? Tanıdığım duyduğum konuştuğum herkes
3 yaşında anaokuluna gönderilmesi gerektiğini söylüyor.

6 YAŞ ÇOK GEÇ diye bir slogan bile var..

Bu hafta grup öğretmenimizle yaptığımız konuşmaya istinaden DMR sınırsız bir çocuk Bİ-Lİ-YO-RUM..
Anane&dede,Babane&dede,kuzenler,biz ve diğerleri tepemize zıçırtıyoz ne olacaktı ki!!benim yapmasın dediğime o yapsın der,onun yapsın dediğine ben kızarım.Sadece ben mert ve Demir'den ibaret değiliz ya!!Sonuç;;;; Sınırsız=MERT
Ben çok usluymuşum hep uyurmuşum anneme derlermiş kalk bir bak meltem öldü mü kaldı mı diye:)))
kesinlikle babası,ee baba model daha ne bekliyoruz ki!!
Çok çabuk gaza gelen bir yapım olduğu için eve dönünce hayırr manyağına dönüşüyorum.
O oyuncak değil,sen bununla oynayabilirsin annecim böhüüüüüüüüüüüüüüüü,ıhııııııhıııııııııııııı çok mu geç kaldık diyorum acaba!!kendini yerlere atmalar,ağlamalar,ilgilenmeyince daha çok ağlamalar....
Mertle ne güldük çaktırmadan HAİN EBEVEYNLER:))

Neyse hava çok güzel hem kontrolümüz var hem gezesimiz...
Dmr ne durumda,??Öksürük duruyor ama ciğerler boğaz ve kulak temiz...Yalnız pulmicort ve singulaır bir hafta daha devam edicek malum alerjik çocuk..Yemek yediremiyorum-uz.Hasta oldu mu tek uzaklaştığı şey yemek oluyor zaten.Sıramızı beklerken tanıtım amaçlı nımunelerden Nutrıcıa mamayı denedik vanilyalı,çilekli ve kakaolusu vardı biz vanilyalıyı açtık.İştahsız çocuklar için bir öğün yerine geçiyormuş bu mama TAMMM 300 kalori. sadece 3 yudum aldı sevmedi..Keşke sevse tam bir cankurtaran.



Bu hafta başından beri kelime dağarcığımız epey genişledi.

mani araba=mavi araba
kımını araba=kırmızı araba
patta=pasta
caşuu=cansu
ceme=cemre
haliiii=halit
demiiir=demir


Hoşçakalın...

23 Aralık 2010 Perşembe

21 Aralık 2010 Salı

YASTAYIM...

Tahir Eniştemin aramızdan ayrılışının 6. yıldönümü hala herşey dün gibi.Hala alışamadık,acımızı hafifletemedik bile hala taze,hala ağrılı...depresif bir hal alıyorum her yıl bu zamanlar sürekli ağlamak istiyorum mutsuzum..İbo'yu çokkk severdi kendisi '''''' KAL BENİM İÇİN'''' Cd'si çıktığı zaman sonlara yaklaşmıştık en sevdiği şarkıydı bu!!

Mev-tem derdi bana (canım benim) ayrılık olmasın dedi,Yokkkk yaaa saçmalama dedim ne ayrılması içim kan ağlayarak.Hiçbirşeyi unutmuyorum da!bunu, Cansumun bebeğimin babasının öldüğünü öğrendiğinde taaammaam demesi,Cemremin lokumumum emekler emeklemez babasının yatağı etrafında sıralaması ablamın hamile haliyle o koşuşturmaları o akılalmaz kuvveti aklımdan hiç çıkmıyor.

Nur içinde uyusun,allah rahmet eylesin,eminim ve hatta çok eminimki çok güzel yerlerde şuan....



Allah ablama ve yiğenlerime uzun ve sağlıklı ömür versin.Ablam sımsıkı sarıldı çocuklarına hiç ayrılmasınlar..

14 Aralık 2010 Salı

Kruplu DMR

Dün Dr daydık.Öksürük ve balgam çıkarma isteği yine alerjik bronşiyolit mi oldu acaba sorusunu aklımıza getirince Dr da aldık soluğu.Krup Hastalığı imiş.

Krup ( laringotrakeobronşit ), özellikle 6 ay-3 yaş arası çocuklarda sonbahar sonu, kış ve bahar aylarında görülen, virüslerin yol açtığı bir alt solunum yolu enfeksiyonudur. Bu dönemlerde salgın şeklinde görülmekte, yarattığı solunum sıkıntısı tablosuyla anne babaları korkutmaktadır.

Tek tedavimiz Umca!!Tabi moraller sıfırın altında çünkü iki gecedir mutsuz,uykusuz,ilaç içerken bağırıyor,akciğerlere inmesini engellemek için  Nebülizatör uyguluyoruz daha doğrusu uygulamaya çalışıyoruz ki onuda ancak uyuyunca yapabiliyoruz,zor bir süreç.

Allah herkesin şifasını versin.Çocuklar çok yıpranıyor.Onlar hasta olmasın.Çiçek misali hemen soluyorlar.

Sağlıcakla Kalın..............

13 Aralık 2010 Pazartesi

KAADAM adAN (KARDAN ADAM)

Cuma akşamı traş oldu kuzum sonunda!!Çok yakıştı çok yakışıklı oldu.Artık saç yönünü belirlememiz gerektiği söyledi berber bizde belirledik sağa doğru.beğenmezse değiştirsin biz çok sevdik küçük adamım benimmm.

Yarabbi!!! yıllardan sonra kar gördük ne mutlu bize.Cumartesi sabahı suyla karışık kar yağdı.Soğuk çok soğuk...Oyun grubuna gidiyorduk arabanın camına gelen karları anlamlandırmaya çalışan Demir; bu!bu!bu!bu! diye epeyce bir süre öğrenmeye çalıştı başardı da! Alışveriş merkezinde gördüğü kardan adam onun artık ,
KAAADAm Adan' ıydı.Cansumda böyle söylerdi bebekken.Şöyle derdi;

KADAM ADAM YAPALIM
BURNUNA AVUŞ TAKALIM.
ÜŞÜYOOO BU HAVADA,
BOYNUNA AKKI SARALIM....

Canım benim ne piskopattık yüz kere söyletirdik sıra kuzu da!!

Oyun grubu Demir için keyifli yine öyleydi.Arkadaşları da öyle daha bir sahiplenmişlerdi bu hafta hiç yabancılık çekmediler.Bu hafta Demir'i babasının gözetimine bırakarak alışveriş yapmaya gittik kuzenim ve Funda ile.Döndüğümüzde saat dolmuş babalar hazırlamıştı bile çocukları.Hasret kalmışım yalnız alışverişe saatin nasıl geçtiğini anlayamadım.Kocam bana bir beyaz çikolatalı mocca ısmarladı çok seviyorummmmm içmelere doyamadım.Kipadan da yılbaşı ağacı süslemelerimizi aldık.Babaya inat!!
(Gavur işi bunlarrrrrr,KOCA Dadaş)

Halit babamlardaydık haftasonu MAAİLE!!Demir dedesiyle çok keyifliydi aşklarını anlatmama gerek yok aynı öyleydi.Deniz'de ordaydı Demir göz hapsindeydi.

Deniz'i TOSUN,TOSUN diye seven Halit Babamın ''Dedesinin tosunu kim'' sorusuna BUU diye parmağınla  Deniz'i gösteren Demir bizi bayağı şaşırttı,oysa Dedesi Deniz'i severken kıskandığı ve paylaşamadığı için bakmaz,dinlemiyor gibi görünür,Meğer kayıttaymış...Akıllı Oğlum benim (Benim diye demiyorum yani:)))

Deniz&Demir


9 Aralık 2010 Perşembe

ADIM ADIM BÜYÜYORUM..

Demir ve ben sosyal sorumluluk projesine katılmak için form.. doldurup gönderdik bile umarım proje amacına ulaşır.Hipp (tık lütfen) katkılarıyla bizimde katkımız olursa ne mutlu bize...Sizlerde bu projede yer almak istemezmisiniz öğleyse hemen başlayın Adım Adım Büyüyorum katılım formu (TIK)!!!!!!!




















Demir'im benim resim yapmaya bayılır ve çok özgün çalışır kuzum benim..

6 Aralık 2010 Pazartesi

Demir oyun grubuna başladı.


Untitled from meltemdemir on Vimeo.


Bu hafta hep 9 da kalktı çocuğum dilimi ısırıyorum.Çünkü berbat mide ağrılarıyla uyandım.Cumartesi oyun grubumuza başladık.Daha önce gelip baktığımız The Playbarn'da karar kıldık.Organizasyon yapmışlığım yoktur ev harici!!bayağı zormuş gerçekten.Neyse, DEMİR,YAĞMUR,ELA,EKİN,AYKUT,ARCA  

Grup bebeleri bunlar ama hepsi birbirinden bağımsız şahsına münhasır çocuklar!!En özgür ruh Demir ve Ela!ne varlığımız ne yokluğumuz umurlarında.Hele benimki,hele benimkii sadece canı yandığında,biryere çarptığında ANNEEEEEE diye bağırıyor okadar.Kendine güveni çok fazla ve de korkusuz.Ama bu durum beni bayağı korkutuyor.Gözü kara derler ya;AYNEN ÖYLE. Sağ alında yumruk gibi bir şiş ve morluk,sol gözaltında kıpkırmızı yara,sağ gözaltından kulağına doğru uzunca bir çizik,dudak ortasında ve üstünde morluk (dudak patladı) Yeterli herhalde..

En hassas Hayat'ın deyimiyle ''koala'' bebelerimiz Arca ve Yağmur,annelerini göremesinler basıyorlar çığlığı..Ekin ve Aykut en büyükleri olduğundan herşeyi gerektiği gibi yapıyorlar.Hangisi iyi diye sorarsanız hepsinden az az olanını tercih ederim.
Cumartesi gün ki konu renklerdi.Demir MAMİİİ,KIMISIIII dışında bir renk bilmiyor ziraa!!eve gelince Siiiiiiiiyaaa diyor biz anlamıyoruz taki CAİLLOU bitip ekran kararıncaya kadar.Büyümeye hızına yetişemiyorum daha yavaş büyümesini isterdim.

Genel olarak bizim için keyifli saatlerdi.Demir duş yaptııktan sonra resmen sızdı, aynen bende!epey yorulmuşuz :))Akşamı Şahin ailesine ayırdık.Bize geldiler.Çay bahane Demir şahane!!Yalnız bu sefer Demir'in gözdesi Halis Amcaydı.Bütün enerjisini onunla harcadı.Gözüne ne oldu diyen Halit dedesine? Banyo kapısını gösterdi ve dövmesini istedi.Dede dövdü bi daha bi daha bidaha!!Öğretmen halamız yiğeni Bilge'ye sarılırken bir bağırma böğürme sesi herkes sustu!Demir kızdı halaya ondan başkasınla ilgilenme öpmeeeeeeee diye!!Belirli kişiler var isimlerini yazmayım kavga çıkmasın !!o kişileri kimseyle paylaşamıyor benim kuzu!!Güzel bir geceydi..

Pazar tekrar grubumuz vardı.Bugün hepsi daha sahiplenmişti ortamı!!Demir daha yürüyen merdivenlerden iner inmez koşmaya başladı direk oyun yerine demekki sevdi diyorum içimden,kapıya geldiğinde tırmanmaya çalışıyor bir an önce girecek içeriye Tarzan'ım benim.Çıkarken ağlıyor.Ben hemen kanıtlanmış ama bizde hiç tutmayan yöntemi hayata geçirmeye çalışıyorum.
Oyuncaklarrrrrrrrrrr siz bizi burda bekleyin biz haftaya gelicez tamam mı?böhüüüüüüüüüüüüüüüüüüüü :SS









Arabaya binmemizle uyuyor,,eee be!!! ne ağladın okadar kalcam diye, bak uyuyacakmışsın çocumm..Alışveriş telaşını bitirdikten sonra eve dönüyoruz Kuzen Cansu geliyor.oğlumun keyfine diyecek yok Ziraa Cansuyu çok seviyor.Oyun oynama fasılları bittikten sonra sırayla Annem Cansu baba uyuyor DAİMİ nöbetçi oğlum ve ben en son uyuyoruz.Sabah 6'da bağırmayla karışık ağlama sesine resmen zıplıyorum birgün ya kalp krizinden öleceğim bu ani kalkmalara yada dilim tutulacak...Sanırım gazı vardı poposunu mıncıklayınca uyudu...İYİ UYKULAR BEBEĞİM....

30 Kasım 2010 Salı

güzel bir haftasonu.

Demir'in saçlarını uzatıyoruz ama kulaklarını gıdıklayan uzunluğun kesilmesini istememiz üzerine Agoradaki Osça'ya götürdük.Kapıdan girer girmez feryat figan-- yağdı gürledi benimki.Ne oldu oğlum dedikçe daha çok ağladı sanki.Halit babam,Cemre,Mert ve benim bütün konuşmalarımıza rağmen ikna olmadı.Gözlerinden Beşer'li Onar'lı yaşlar dökülüyordu çizgi filmlerdeki gibi.

Demir daha 38 günlükken ilk traşını olan ve saçları çok uzadığı için traş ettirme süresi  bir ayı geçmeyen bir çocuk olarak çok şaşırtıcı bir durum oldu.Çıkışta uğrayalım dedik ve çıktık.Mağazaları gezdik Demir dedim annem saçlarını kestirelim mi?Bir aslan kükredi sankii wwowoowoaaaaaaahhhhhh diye bir ses çıkararak ağlamaya başladı,bizde bıraktık öyle kendi haline...

Öğleden sonra Nurturia anneleriyle buluşmamız vardı Topolinoda..Hepsi birbirinden tatlı,sıcakkanlı insanlar,bebelerde kaymaklı lokum,fıstıklı dondurma gibilerdi.BAYILDIM.

Demir'i bana benzeten ELİF'e,ELFANA'YA ve HAYAT'A teşekkürü borç bilirim mutlu oldum çok...

Topolino acayip kalabalıktı kapıdan girince noluyoruz yaa oldum çünkü yolda gelirken Mert'le aramızdaki diyalog şöyleydi;

MERT:Meltem bak kalabalıktır burası yine enfeksiyon kapmasın,biliyorsun süründü 1 ay geçen sefer,
MELTEM;Merak etmeeeeee giriş bedava değil (20 lira) sanmıyorum okadar kalabalık olmazzzzzzzz.

Kapıdan kafamı uzattığım anda sadece 50 kişi görüyorum.vücudum dahil olduğunda 200 çocuk oluyor.Ohaa yani diyorum içimden Mert'e çaktırmadan!!Bizim anneler zıpzıpta çocuklar sağlam yerde diyorum,kuzu kucağımda dalıyorum zzıpzıpa..Demir daha önce gelmiş gibi başlıyor zıplamaya bayağı keyiflendi orda olmaktan.Annelerle az da olsa sohbet edip tanışabiliyoruz.Bir kahve içelim Agorada deniliyor,ama biz yeni geldik sizi yeni gördüm gitmeyinnnnnnnnnn diyor içimden bir ses.O sese kulak veriyor Elfana hadii hadiii.
Mert e gidiyorum hadi gidelim kahve içicez sonra döneriz! Çocuklar çok mutlu (CEMRE&DEMİR) sen iç kahveni gel diyor.Şok Şok Şok hiç kurcalamadan tamam diyorum..İlk Defa kendi isteğiyle beni bırakıyor ve ben ilk defa ikisi de olmadan kahve içebileceğim yaşasınnnnnn....diye diye arkama bakmadan kaçıyorum :))

Starbucks a oturuyoruz bayağı kalabalığız muhabbet güzel, kızlar güzel, bebeler güzel White Chocalate Mocha güzel, koca ve çocuk yok EN GÜZEL..........
Benim üçlü geliyor kuzunun ayağında ayakkabı yok Topolinoda kalmış, kuzenim arıyor Hikmet topolinodayız gelin diye bir türlü kavuşamadık ta bugün.Gittik kimse yok süper olmuş sadece biz ve kuzenim! çocuklar doyasıya koşturuyor ben oturuyorum süperdi.Neymiş  17:30 dan sonra gidilecek birdaha sefere!!

Eve dönüyoruz kuzuyu yıkıyorum. Baby Tv yi izlerken sızıyoruz ailece!!

Pazar sabah 09:00 kalktı ilk defaaa hepimiz dinç uyandık.Pazara gittik alışveriş yaptık.Akşam babam ve Mert rakı-balık faslı yaptılar yine.Çok alıştılar her hafta her hafta!Bu arada bende Mert'in Çakırkeyif hallerini seviyorum iç iç diyorum hehe:)))))

 
Bu arada ebay siparişlerimiz geldi çok güzel Demir'de bayıldı .Yakup Abi'ye teşekkür ederiz...


24 Kasım 2010 Çarşamba

Bayram!!


Merhabaaa!!!

Hava süperdi bu bayram yine gezmekten hiç dinlenemedik.Birinci günü anneme,sonrada Mert'in amcasına gittik öğretmen halamızda ordaydı bir taşla iki kuş misali.zaten bayram geldimi benim ilk düşündüğüm şey Demir'in hasta olmaması ,10 damla UMCA'yı verdikten sonra çıktık yola.Öğretmen hala özlemiş çok, Borada ordaydı çok güzel oynadılar hepbirlikte onları izledik. Halit Babama kardeşi Aynur Halaya ve Halis Amcaya oğlum bayılıyor gözleri farklı bakıyor onlara,aynı duygular onlarda da var,kan çekiyor sanıyorum aşıklar birbirlerine,



Babam (Halit) grip olduğu için gidemedik,babam için hiç güzel birşey değildi ama Demir'in hasta olunca bronşite çevirme durumundan dolayı mecbur kaldık.

Demir'in et aşkı bayramla birlikte fena kabarmış olacakki yarım bacağı yemiştir.Sebzelere burun kıvırıp yüzünü ekşiten çocuğum genlerinden dolayı kokusunu uzaklardan aldığı kavurmanın pişmesini bekleyemeyecek kadar sabırsız ,nasıl ağlıyor bir an önce vermemiz için.


3.günü Çeşmedeydik. servet,selma teyzem, enişteler,kuzenim ayşe ceylin yavuz,biz ve annemler DUBLE MAİLE biraradaydık çok keyifli 2 günü de orda geçirdikten sonra.Babamlara (Halit) gittik, bir gecede orda kaldık Dedesi çok özlemiş kuzuyu,kuzuda onu dede yat yatıyor,sürün sürünüyor Hey gidi Halit Şahin bunu sana başkası yapamazdı :)))


Eve dönerken Deyzim arıyor enişte balık almış  bir kasa tazecik yupppiiiiiiii.Onlara transfer oluyoruz güzel bir rakı,balık faslından sonra evimize dönüyoruz.Kahretsin pazar ne çabuk geçti diye öfff püfflenirken kuzularım geliyor.
Nasılda özlemişim herşeyim benim bu üçlü.Can verilir CAN!!Demir delirmiş gibi nasıl bağırıyor kızları görünce sevinç çığlıkları 4 gün görüşemediler bayağı hasret kalmışlar.

Dip Not:Bu arada Demir şu an tam kimlik bulma çabasında; bulurkende çok ben merkezci dünyanın kendi etrafında döndüğünü sanıyooo onun bu davranışlarına karşılık dur yapma etme diyen zihniyeti kınıyorumm.


8 Kasım 2010 Pazartesi

Duru Okyanusun Doğumgünü!

Sarışın bombanın doğumgünü vardı cumartesi rötarlı olarak gittik.Zaten bütün hafta boyunca Demir inşallah hasta olmaz deyip durmuştum kendi kendime!!Saat 15:00'te Nuh'un gemisindeydi doğumgünü.biz 16'da ordaydık çünkü benim sıpalar sıpası uyudu hep böyle oluyor tesadüf herhalde!

Orda olduğumuz halde pastanın kesilme anına yetişemedik çünkü Demir'i oyun odasından alamadım.Son anına yetiştik çığlığa.Palyaçodan hoşlanmamasından kaynaklandı diye de düşünüyorum.Kendi doğumgününde vardı ama daha 1 yaşında olduğundan anlamamıştı sanırım.
Palyaço benim oğluma yaklaştıkça bakışları değişti. Resmen git başımdan yaaa dermiş gibi bakıyordu.
Bizim zamanımızda palyaço mu vardı diye başlamayım şimdi.Küçükken bahçelievlerdeki sirke götürmüştü babam orda görmüştüm ilk defa çok eğlenmiştim.Doğumgünü genel olarak çok güzeldi herşey özenle hazırlanmıştı.Durunun kıyafeti çok güzeldi Zaten Minnie'yi çok severim daha geçen gün yazmıştım bir tesadüf daha!!Doğumgünü annemizde çok güzeldi onunda doğumgünüydü kızı ona doğumgünü hediyesiydi ne mutlu anneciğine!!
Nice sağlıklı mutlu yıllar diliyorum ikinize de.

Demir ipinden kurtulmuş bir aslan gibi daldı oyun odasına nereye gideceğini bilemedi.Hafta bir kesin gidiyoruz oysaki.Enerjisi çok fazla geliyor herhalde.Büyük çocukların oynadığı yerde oynamak istiyor,onlarla oynamak istiyor kendi yaşıtlarına bakmıyor bile onun peşinde koşmaktan ne konuştuğumu, ne yediğimi, kimle konuştuğumu hatırlamıyorum.Saat 17.30 civarları eve dönüyoruz ve yemek yemeden koltuğun üstünde sızıp kalıyorum.Gözüme bir darbe geliyor; önce önemsemiyorum uyumak istiyorummmmm,sonra saçlarımı tutuyor bağırıyorum aaaaaa diye babası ve oğlundan şen kahkahalar piskopatlar diyarına hoşgeldiniz.Uyku sersemi merte kızıyorum şiddeti komik hale getiriyorsun diye.sonra oğlum Anne,Anne gal gal (gel gel) diye beni kaldırmaya çalışıyor.Anlıyorum uyuyamayacağım istemeye istemeye kalkıyorum NEEEEEEEE atta atta ne attası benim adım atçak halim yok demeye kalmadan ağlıyor ühüüüüüüüüüüüüüüü.MAİLE çıkıyoruz arabaya biniyoruz Rüzgar nereye savurursa Üçkuyulardaki mısırcıya gidiyoruz yok Saat 00:00 ne işi var adamın orda.Kordon'a diyor baba SALEP içelim.Yaşasınnnn çok severim salep,belki mısırda vardır oğlumuzda mısırı çok sever.

Nasıl kalabalık bütün İzmir orda bedava ne dağıtıyorlarsa diyorum.Sonra kendi içimden bir ses ya bütün gençliğin burda geçti arkadaşlarınla niye kaka oldu burası birdenbire!!Yaşlandık diyorum Mert'e Bira,patates  ne gelirdik değil mi?Evet!Ama oğlumundan daha üstün birşey yyok!TAMAM! diyorum. Dönüşte Demir uyuyor saat 02:00 eee artık!

Demir'e  hamile kalmadan bir ay önce sigarayı bırakmış ve halada içmemiş biri olarak!Mert diyorum sigarasız içki ve eğlence gitmezki artık içmeyeceğimize göre bu ortamlar bana keyif vermez diyorum.Haklısın diyor.Bende rakıyı bu yüzden içmiyorum diyor ve Pazar akşamı kendi fasılını yaratarak 35 lik deviriyor:))
YARASIN kocama!!

Dün pazara gittik ailece çok severiz pazar alışverişini,yaz çok sıcak olduğundan hiç gitmemiştik yani Demir ve ben!Dün sabah erkenden pazara gittik.Demir gal gal gal diye bağıra bağıra bi hal oldu.Herkesi güldürdü Üçkuyular pazarı maskotu Demir'Di.

Güzel bir haftasonuydu biz çok eğlendik!!

5 Kasım 2010 Cuma

DEMİR 1,5 YAŞINDA!

çokokrem mi bira mı yahu?? from meltemdemir on Vimeo.

DEMİR 1 YAŞINDA!

Untitled from meltemdemir on Vimeo.

DEMİR 5 AYLIK!

Untitled from meltemdemir on Vimeo.

KARDEŞ CAN'DIR!!

Kızgınlık,kırgınlık üzüntü karışımını bir arada yaşıyorum iki gündür..Dağıldım resmen..Sebebi şu anda açıklayamayacağım fakat ben ve yakın ailemle ilgili bir durum değil.Bu yıkılış bana ikinci bir çocuğu yapma isteği uyandırdı bir kız çocuğu.Hep diğeri de erkek olacakmış gibi gelse de sanırım kızı bulana kadar devam Başbakanım çok yaşa!!!

Bu sabah gelir gelmez unnado kampanyalarına baktım Demir doğduğundan beri takip ettiğim alışveriş yaptığım bir site Disney'in yenidoğan takımları vardı.Mickey ve Minnie!!Nedense hep Minnie'nin kıyafetlerini inceledim kızım olmasını ne kadar istiyorum Allah verir inşallah!Düşüncesi bile beni heyecanlandırmaya yetiyor.

İkinci bir çocuğu düşünmemek için o kadar çok nedenim var ki aslında;

-Çok fazla mide bulantısı yaşadım hatta doğuma giderken bile kustum,tuvaletin başından ayrılamadım,İşyerindeyken  rapor almaya gelen müşterilerden 1 dk. deyip koşarak kustuğum geri döndüğüm çok oldu!!

-Hamilelik şekeri 26.hafta itibarıyla günde 4 kez sabah 2 ,öğle 1,akşam 1 olmak üzere parmağımdan kan tahlili.Sabah akşam insülin bacağımdan kolumdan, delik deşik olmuştum resmen.İkinci de de bunu yaaşayacağım kesin genetik olarak annem şeker hastası bende adayı!!

-26. hafta itibarıyla on beş günde bir şekerin çocuğa verdiği yada vermediği zararı ölçmek için ultrason,kan tahlili vs vs.

-Kum döktüm çocuğu düşürüyorum sandım çektiğim sancı düşman başına!!

-Şekerin bana attığı 100.kazık ''Sezeryan'' hiç istemediğim halde ameliyatla çocuk doğurmak,adı üstünde NORMAL doğum istiyordum oysa.Kesilme korkusu karnımı keseceklerrrrr böööööö!!

İkinci bir çocuğu düşünmek için o kadar çok nedenim var ki aslında;

-Doğumdan sonrası çok rahattı hiç doğum yapmamış gibiydim 2 saat sonra kalktım,sütüm hemen geldi.

-Doğum anında doktorun bana verdiği neyse 'o' onun sayesinde kesilmekten korkmadım.

-Lohusa depresyonuna girmedim.

-Uykusuz kaldığım anları uykusuzluk olarak adlandırmadım.

ANNE OLDUM!!
HAYATIMIN EN GÜZEL DUYGUSUNUN BU OLDUĞUNU,
DAHA ÖNCE YAŞADIĞIM HERŞEYİN ÇOK TA ÖNEMLİ OLMADIĞINI MUCİZENİN TAAA KENDİSİ OLDUĞUNU,
SABRI,
FEDAKARLIĞI,
AŞI VURULURKEN AĞLAMASINA BENİM AĞLADIĞIMI,O İĞNENİN SANKİ BANA BATIYORMUŞ GİBİ OLMASINI EVLADIM OLUNCA ANLADIM.

GERÇEK AŞKI OĞLUMLA ANLADIM.

Evet birtane olsun herşey onun olsun düşüncesi de mantıksız değil ,ama kardeşi olsun , biz ölürsek ikisi birbirine destek olsun, yalnız kaldıklarında birbirinin dert ortağı sırdaşı olsunlar tek yürek olsunlar.

Kardeşin; varlığı DERT,yokluğu YARADIR.!

Demir 3-4 yaşına geldiğinde Allah ona sağlıklı bir KIZ kardeş versin tek dileğim bu:))





3 Kasım 2010 Çarşamba

Füsun&Nisan

 10 parmağında 10 marifet olan canım arkadaşım, kendine yakışır bir işe imza atarak funkek (TIK) 'i yarattı.Ellerine sağlık, profesyonel çalışmalara imza atıyor,elinin hamuruyla:))Gerçekten bayıldım kokusu taaaa İzmir'lere geldi...

İlgilenenlere duyurulur çok başarılı!!

1 Kasım 2010 Pazartesi

annesinin birtanesi!!

daha öncede yazdığım gibi kuzu çok hasta oldu 40 derece ateşi de gördük çok zor bir hafta geçirdik ailece işe bırakıp gidemedim Demir'i Mert'te öyle sürekli yanındaydık.Fazlaca yanında olduk herhalde çok vıcık vıcık olduk :)Antibiyotik kullanmadı bu aya kadar diye sevinirken en babasından 1 gr lık 2 tane iğnesini yedi.Geçti çok şükür ama bayağı hırpalandık.





1 hafta yatmasının verdiği sıkıntıda olsa gerek dönüşü muhteşem oldu oğlumun Allahım artık sadece hareketli diyemiyor evet benim oğlum Yaramaz diye bilicem biliyorum biliyorlarr!!Yani totosuna pire yapışmış gibi sürekli hareket ediyor,oturamıyor yerine 3 aydır kilosu aynı 12 kg. boyu 88 cm. boy iyi uzuyor maşallah!!


29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI olması sebebiyle perşembe yarım gün,cuma tam gün tatildi yuppiiiiiiiiiiiiiiii....

Demir'de cuma günü epey iyiydi canım arkadaşım İlknur,Ersoy ve minik İlkeyi de alarak metroya alışverişe gittik.Demir her gördüğü çikolata paketine saldırdı diyebiliriz.Tüp Çikolatayı kutusuyla aldı ya PES dedik Mertle.Alışverişimizi yaptık bize geldik yemeğimizi yedik.Gece 1'e kadar uyumayan zıpalar ve biz keyifli bir gece geçirdik.

Cumartesi sabahı kahvaltımızı yaptık,babamız pazara gitti bütün gün keyif yaptık.Saat 18:00'de dedemiz Demir'i özlemiş bizi çağırdı gittik.Dede Demir'e Demir dedeye aşık 02:00 de anca uyudu ben 1 haftanın verdiği yorgunlukla yattığım pozisyonda kalkmışım ;bir de ne göreyim oğlum babasına sarılmış uyuyor

Seviyorum uleynnnn sizi erkeklerim benimm..

Pazar sabahı da Kumsallara davetliydik.Doğduğundan beri hep birlikte sıpalar Gülşen'le aynı işyerinde olmamızdan ve de aralarında 2 ay olmasından dolayı gelişimlerini en ince ayrıntılarına kadar biliyoruz.Kumsal sanki benim kızım, Demir'de Gülşen'in kuzusu gibi Allah uzun ömür versin ikisine de..Kumsal'ın ısınma turları bitince Demir'i öptü,pek keyiflendi benim kaymak..Birlikte oynadılar ne çabuk büyüdüler dün gibi hamileliğimiz.



 








eve dönerken Mehmet dede aradı 3 gündür Demir'i görmüyor özlemiş Yarebbim:) bide anamlara uğradık. Çok iyi gezdik bu hafta ve de çok yorulduk ama herşey çok güzel oğlumla kocamla!!

Not: Demir Hey gidinin efesi;efesi eflerin efesi şarksısında Efe gibi oynuyor bide ayağını yere vuruyor şaka gibi.Mehmet dedesinden öğrendi herkesi oynatıyor.Babamda gerçekten güzel oynar dedemdi bu işin piri nur içinde uyu!! 

25 Ekim 2010 Pazartesi

kuzum!!

Kaymağım cumadan  beri ateşli 39,3 ü de gördük sonunda.Pazar günü hiç ateşlenmeyince geçmiştir diye düşündük.Takii annem arayana kadar!!Bağırsak enfeksiyonu olmuş heryerden yemiş,içmiş ve kapmış olabilir.Ağzına lokma almıyor,yüzü süzüldü kaşık kadar derler bizde işte okadar kaldı.Dolayısıyla midem yine berbat,moralim sıfır!!

Çocuklar hasta olmasın,biz olalım onların yerine..Bir an önce geçmesini istiyorum..

21 Ekim 2010 Perşembe

Demir ''GÜZEL GÖZLÜM''

Demir'in doğuştan sağ gözünün gözyaşı kanallıyla ilgili problemi var.Ama tıkanık değil,daralma sadece.Sürekli olmaması ve çapaklanmaması umut verici,dışarıya çıktığımızda oluyor sadece;Bazen aylarca olmadığı da oluyor.1 yaşındayken Atagöz ve Batıgöz olmak üzere iki farklı Dr'a götürdük.İkiside ameliyatlık bir durum olmadığını,masajla %90 lara kadar başarı sağlandığından bahsetti.Biz masajı yapamadık yani oğlumuz buna izin vermedi.
Son birkaç haftadır hep dışardayız eve sadece yatmaya geldiğimizden olacak sürekli sağ gözü akıyordu.Zaten çoktandır da iyi bir Dr a götürmek istiyorduk.Reha Bey'in yönlendirmesiyle Prof. Dr. Tülin Berk' e götürmeye karar verdik.İyi ve tercih edilen bir doktor olduğundan sanıyorum randevuyu hemen almak zor.Dün saat 16:30 randevumuz vardı.Tam saatinde ordaydıK.O kadar şirin tahta oyuncaklarla donatılmış bir muayene,bebek ve çocuklar için herşey düşünülmüş..Cihazlar ona keza.Sanki Uzay Mekiğindeyiz.Bu doktoru seçmekle iyi bir şey yaptığımızdan bahsediyoruz fısıldaşarak.Tülin Hanım Demir'in bütün bağırmalarına,ağlamalarına ve tekmelerine karşı  ilk muayeneyi zor da olsa tamamladıktan sonra başlıyor anlatmaya!!
Tülin Hnm:evet sağ gözde kısmi bir daralma söz konusu masaj yaptınızmı?
Hayır!!
Tülin Hnm:Neden?
İzin vermedi.
Tülin Hnm:O ne demek zorla yapın,çok şımartmışsınız bunu...(gülüşmeler)

Genel olarak durum iyi göz dibine bakılması lazım Hemde 2 yaş kontrolüne ne kalmış şurda.Damlalı muayene konusunda biraz korkuyor olsamda ''çünkü 2-3 saat yakını görememe durumu söz konusu'' kabul ediyoruz.Demir muayeneyi başımıza yıkıyor,bağırmıyor böğürüyor resmen gözyaşı bile yok, kuru gürültü,bekleyen bebeklerin hepsini germeyi,ağlatmayı başardı.ÜZÜM ÜZÜME BAKA BAKA KARARIR misali..

35 dk.bekleme sürecinden sonra kocaman olan gözbebeklerimizle içeri giriyoruz :)) Demir koltuğa oturur oturmaz başlıyor tekrar aynı modda, kan ter içinde kaldık bitene kadar.Dr'da birdaha bizi görmek istemez sanıyorum!!

1-2 ay kadar gözüne pompalama şeklinde masaj yapıcaz günde 50 kere aralıklarla..Bağırsa çağırsada bu olacak.Geçmezse genel anestezi altında bir sondalama işlemi yapılacak.Gönlüm geçmesinden yana anestezi korkutuyor,endişelendiriyor beni!!umarım gerek kalmaz.


Dr'dan çıkışta Lozan pastanesinin önünden geçiyoruz.Kokular içimize işliyor.Demir elinle içerideki pastaları gösteriyor mama maam maama diye!!Dr'da çok yaramazlık yaptığı için ödüllendiriyoruz birde Hey Allah'ım...

Sağlıcakla Kalın..

18 Ekim 2010 Pazartesi

YAZA VEDA!!DEDE AŞKI VS.VS..

                                               




 Dedemiz bizi yaza veda partisine çağırdı Çandarlı'ya!!
Cuma anane; Babasını görmeye Alaşehir'e gidicekti kardeşiyle!!Ananeyi teyzeye Bornovaya götürürken hadi bizde Çandarlı'ya geçelim dedik.Hem de sürpriz yapalım dedeye babaneye...Ananeyi bıraktık...Demir kurtlusunun araba koltuğunda en fazla 5 dk. geçirebildiğini düşünürsek, kalan 2 saatini de vücudumun bilumum heryerinde tepişerek geçirdi.Terlemesi de cabası nasıl yanık anlatamam,kalın giydirmediğim halde 3 kere üstünü değiştirdim.Ama çok doğal babasının oğlu babası geçtiğimiz kış hiç uzun kollu giymedi diyebiliriz.Böyle başa,Böyle tarak!!


 Çandarlıya vardık,dedemiz salıncakta sallanıyor!!!Demir kucağımda yanında durduk.Dedemizin nutku tutuldu,ikisinin de gözlerindeki ışık, aşk, hayat, havayla su gibiler birbirine karşı sevgiyle karışık hayranlar.Demir'in gözü sürekli dedesinde gözlerini alamıyor,nereye gitse peşinde,göz göze geldiklerinde utanıyor bir tripler bir tripler ...1 haftadır hasret kalmışlar birbirlerine..Allah ayırmasın.

Sabah dedesinin öksürüğüne ''DEDE DEDE DEDE'' diye uyanan oğlumun dede aşkını anlatmam imkansız, o kadar mutlu keyifli bir  haftasonu geçirdi ki..Dedesi Demir'e eğitim ve emeklilik sigortası yaptırmış.Ne kadar güzel bir armağan oldu bizim için.Ve dedesinin ağzından okadar güzel sözler dökülmüş ki Emeklilik Sözleşmesinin kapağına küçük ama duygu dolu bir yazı.Teşekkürler !!!

HAVA NASIL ILIK MELTEMM RÜZGARI BİZİ BİZDEN ALDI...

Sahile indik kuzen Deniz,Halamız,babanemiz,dedemiz MAAİLE oradaydık.Denizde balık tutan amcaların içinde balık dolu kovaları Demir'in dikkatini oldukça çekmiş olacak,elini daldırdığı gibi kovaya canlı balığı tutup denize geri atıyor..balık çırpınıp düştükçe bam-bam kıvamında küçücük elleriyle balığı kavrı-yorrrr bidaha!!Amcalar çok sevimliydi sağolsunlar,oğlumun cesaretine de hayran kaldılar..

Dede beni,börülcemi,cicioğlumu ve Demir'i tatlı yemeğe götürdü.Ha bu arada ben yenge değil,cicianneyim bİzim ufaklık 2.5 aylık oldu.agular gülmeler başladı.Aynı babası hık demiş; Hasan'ın burnundan düşüvermiş.Nasıl sinirli meme istiyorsa hemen olucak hemen hemen...börülceye nefes aldırmıyor.neyse analık kolay değil.hizmet etmek için yaratılmışız biz böhühüühühühh:((

 
          
Yukarıda gördüğümüz koca alana, aşağıdaki kamyonu alabilmek için seleserpe attı kendini diyemeyeceğim yavaşça bıraktı,başladı ağlamaya Two terrible seni allah bildiği gibi yapsın.Ama çok sakinim,ama yine de olmuyor boşuna okudum bir dünya kitabı..Bu çocuğun enerjisi bitmiyor Energizer pil mübarek çocuk!!
O koskaca alanda bir milyon kez elindeki kamyonu sürdükten sonra direğe toslayıp,çekilmesini bekleyen,direğe sinirlenen kim koymuş bunu buraya diyen bakışlarla bize bakan,kamyonun yönünü değiştiren babaya çemkirip ağlayan çocuk ''Demir Sen Bizim HERŞEYİMİZSİN''

Çok güzel bir haftasonu geçirdik emeği geçen herkese teşekkür ederim.


Bu resmi çekerken, kocamın bakışlarında da oğlumun dedesine olan aşık bakışlarını gördüm ....

DEDE-OĞUL-TORUN BU BENZER ÜÇLÜYE DİKKAT!!


12 Ekim 2010 Salı

uff ufff...










Tv nin arkasına eline ne geçerse atma sevdası uzunca bir süredir var.Dünde sevdasının peşinde koşarken sehpaya toslayan oğlumun gözünü Allah korudu.2.ci göz maceramızı da ucuz yırttık.Kirpiklerine nazar değiyor kuşumun, herşeyi nazara bağlamamak lazım tabi ki, çok hızlı hareket ediyor..Gözüne soğuk tampon yapıcam morarmasın ve şişmesin diye ne MÜMKÜN,yemeği tercih ediyor pamuğu..

 
Bir gecemizi daha macera dolu bitirmiş bulunuyoruz efendimm...





http://www.pinarcocuk.com.tr/index.php?id=ce2d2842071611e967a135538bb0b3af

11 Ekim 2010 Pazartesi

2. yaş sendromuna doğru HIZLA ilerlerken..

 Anne,ben suç işleyeceğim bak dudaklarımı büzmemden anla!!
 Oh döküyorum...

 Kötü birşey yaptığımın farkındayım ve bundan haz alıyorum.yaşasın kötülük...............
Annem elimden aldı, en güçlü silahımı kullanma vaktidir...

















''Terrible two'' dedikleri bu olsa gerek.ayak parmaklarının ucunda balerin gibi zıplama,tutturma,beyaza siyah,siyaha beyaz,gözün üstünde kaş var,altında göz yok yada her neyse bu durumlardayız şu sıra.Çok okurdum başıma geleceğini düşünmemiştim.Yani şöyle; çok fazla hayır demesini bilmeyen anne baba ve bizim anne babalarımız, ve de sakin bir çocuk Demir,doğduğundan beri sorunsuz gerçekten problemi varsa mızırdayan ama asla böğürmeyen bir bebekti ta kii son birkaç haftaya kadar.

Sonsuz anlayış ve sabır donanımlarımıza rağmen herşeyin adı hayır,ne desek kabullenmiyor,Evet bize verdiği mesajın farkındayım.Artık bağımsız bir birey olduğunu anladı bağımsızlığını ilan etme çabasında.Yani tamam çocuum bizde seni engellemiyoruz ki istediğin kadar Ergen 'leşebilirsin bizden ne istiyorsun güzel oğlum..Uzmanlar soğukkanlılığınızı koruyun diyorlar, SABIR YA SABIRRRRR...

Erkek çocukların geneli mi böyle benim oğlum mu?fazlaca hareketli biliyorum.Bir teyze ''GÖZ YORUYOR''dedi.Kapat teyze gözünü dememek için tuttum kendimi.Yaramaz kelimesini yediremiyor olacağım; çok yaramaz ,nasıl baş ediyorsunuz,,ayy annene yazık diyenlere de ayrı bir sinir oluyorum.BENİM OĞLUM HAREKETLİ SADECE..Sanane kardeşim ya bak işine.sen mi bakıyorsun birkaç saat katlanıver yada katlanma git işine diyesim varr...

Birtanem oğlum hayatında ki sendromları kolay atlatman ve mız dileğiyle..
ANNE VE BABANDAN sana sonsuz sabır..

4 Ekim 2010 Pazartesi

Demir'in nanesinin doğumgünü!!

   DEMİR'in nanesinin 51. yaş gününü Selma teyzemlerin evinde kutladık.Demir pastanın kesilmesini bekleyemeyecek kadar sabırsız..İYİ Kİ DOĞDUN ANNE!ANANE!HERŞEYSİN CAN'SIN SEN!!
Bu hafta bir hareketlilik,kendini Cansuyla Yiğitle yaşıt sanması,yaşıtlarına ''aaa bebi'' demesi çok komik..
Forum Bornovaya gittik haftasonu gitmez olaydık o ne kalabalık bütün İzmir orada.Büyük hataydı oraya gitmek çok pişman oldum Allah'ın günümü yok Pazartesi alsam olmazmı?Bu aceleci tavırlarımdan nefret ediyorum bazen..Demir'e ayakkabı alacaktık,aslında beğendim ayakkabıyı alacağım modelde belli,ee işte seçenek sunuyorum kendime ya daha başka birşey beğenirsem diye!!ee onu da alırım
Demir' e çalışıyoruz zaten..Bugün de Demir' e kışlık alışverişe gideceğiz MTK'ya..Mert yine alışverişin 15 dk.sında hadi hadi demeye başlayacak,bende aceleden saçma sapan şeyler alıp çıkacağım.Bu erkekler neden alışverişi sevmez ve seven kadını sevmezler :)))Oğlum bile bu yaşta yeni olan herşeyin farkında aaa cici diyor hemen..
Dedemiz geldi yazlıktan sonunda Demir bir hafta görmedi sadece ama çok özlemiş,peşinden ayrılmıyor sürekli gel gel diye elinden tutup dolaştırıyor..
Demir tv yi açıp kumandadan da uydunun düğmesini basıp açabiliyor,bizimde çok hoşumuza gitti bu akıllı hali hatta fazlaca hoşumuza gitti...alkış yaptık,Demir'in ego TavaN yapmış durumda oda bunun farkında sıpa yaklaşık 150 kez bunu yaptı ve bize de 150 kez alkış yaptırdı.yapmayana tokat..evet evet bir de tokat peydahlandı bugünlerde..Tv seyrettirmemeye özen gösteriyorum caillou dan başka.onu seviyor bende seviyorum gayette eğitici buluyorum.Ama annem nefret etmiş ''bu Kayu'yu allah bildiği gibi yapsın çirkin şey,daha güzel bir çocuk yokmuydu bunu koymuşlar''
(gezmeye gidiceklermişte Demir kendini alamamış kayu'dan annemde o gün bugün sinirli kayu'ya)
Neyse geçen gün benim sıpayı sallarken Ezel'i izliyorum nasılsa uyuyacak ve bende iki iş yaparak Ezel'i kaçırmayacağım.reklamda yatağına yatırayım diye bir hamle yaptım ve benim oğlanın gözler fal taşı meğer birlikte izliyormuşuz tokat atmayı da ordan öğrendi diye düşünüyorum.İstediği birşeyi yapmayınca ısrarla istemeye devam,sonra ağlama,sonra hem ağlama hem bağırma en sonda tokat!!çok komik aslında ama gülmüyoruz tabi!!görmemeye çalışıyoruz ilgilenmiyoruz gayette etkili OL-MU-YORR..

sAĞLICAKLA kALIN......