6 Nisan 2012 Cuma

dayak

ne güzel başlık ama cennetten çıkma dememişler boşuna,
dün kumbaramız dolduğu için ve söz verdiğimiz üzere oğlumla başbaşa Agora'ya gittik,yolda anlaşma yapıyoruz kaçarsan,oyuncağı almadan döneriz,anlaştıkmı?
evekkk anlaştık,
önce diyorum azcık dolaşayım oyuncağı aldıkmı durmaz diye,
lcw giriyoruz bir ayakkabı beğeniyor rengi lacivert,carttt turuncu,carttt yeşil iğrençliğini anlatmama gerek var mı?ayakkabılarını çıkarıyor onları giyiyor,ama hırsız alarmından yürüyemedikçe bende almam dedikçe kendini yerden yere,yerden yere,yerden yere bilmem abartabildimmi attı.böyle yaptığı için almayacağımı söyledim ve almadım zaten o iğrenç şeyide almayacaktım.
Çıkarken oranın bir çalışanı işiniz çok zor dedi.
Mersi su serptin içime dedim gülüştük.
Oyuncakçıyı tam karşısında görünce ki koşuşunu maratonda yapsa altın madalyayı kesin alır.
istediği oyuncağı seçme hakkı tanıdım hoş tanımasam ne olacakki,
bazı özelliklerinide yeni farkediyorum üstelik,
mesela çok kararsız,maymun iştahlı,seçenek çok olduğundanmıdır bilinmez,1 saat kaldık oyuncakçıda,
beğendiği birşeyolursa bana gösterip buna palam yetermi diyor,bu çok hoşuma gitti.
onun beğendiği ama benim beğenmediğim birşey olursa o araba değil arabadan robot oluyor diyorum hemen bırakıyor hiç sevmez robotları,haha hala senden uyanık olduğum anlar var:))
bir sünger kılıç ve tır alıyoruz.
Oyuncakçı nasıl kalabalık nasıl sıra var,sırada önümüz duranlara çekilermisin?diyor.
Gülüyorlar,
Güleceğinize sıra verin be...
Belki 10 aile vardı ama benim oğlan gibi hareketli,sürekli konuşan,sürekli kurcalayan,sürekli arıza çıkaran yoktu,evet yoktu onları inceledim sıra beklerken ne yediriyorsak çocuğa!yada ne sınır koyamayan bir aile olmayı beceremediysek artık.
Çıkınca susadım diyor,Kahve diyarından su alalım diyorum peki diyor,
suyu alıyoruz,çikolata istiyorum diyor,
istenmeyecek gibi değil ki onlarda insanın ağzının suyu akıyor,
bu seferde hangisini alacağına karar veremiyor,bir alıyor bırakıyor birdaha birdaha birdaha,yangın varrrrrrrr diyesim gelmedi değil,
bunu farkeden kasadaki kız,ya abla üzülme çocuklar hep böyle,işiniz zor demezmi?ne kadar üzgün görünüyorsam artık....
acıların kadınıyım diye bir espri patlattıktan sonra ayrılıyoruz.
Eve dönünce koca kişisine artık dayak vaktinin gelip gelmediğini,bazen kendimi zor tuttuğumu söylüyorum.
Hakkaten dövülme zamanın geldi senin artık diyor bana,

Hayırlı Cumalar iyi haftasonları.....

4 yorum:

domatessuyu dedi ki...

Meltem;
işiniz zor diyeceğim de korkuyorum.
Valla çocuklar konusunda artık sus pusum bende.
Öyle çocuklar görüyorum ki,inanamıyorum bazen.:(
İçine su serpmiş gibi olmadım değil mi?

MELTEM dedi ki...

inanamadığın gruptanız biz dometessuyu,
serpile serpile bi hal oldum zaten:)

abide berkman dedi ki...

Allah yardımcımız olsun diyorum.Bu sahneler çok tanıdık geldi nezaman alış verişe gitsek buna benzer durumlar yaşıyorum.Dediğin gibi poposuna vurmamak için kendimi zor tutuyorum.Sakinleşince de çoçuk o yaptığının yanlış olduğunu bilmiyorki bilse zaten yapmaz diyorum :)

MELTEM dedi ki...

abide kendimizi kandırmayalım bal gibi bilir o cüceler onlar ne fenadırrrr o sinsi bakışlar:))