-Saat: 22:00
Demir;pasta istiyoyum anne,
hemen kalktım en bisküvilisinden supangle yaptım.
Tepsiyle odaya getirdim.
Bir kaşık yedim soğumuşmu diye bakmaktı amacım..
Demir;bunu bana yapmıştın bitiriyosunn anne..
-Ameliyat olan teyzesinin burnuna çarpan demir,
aanneee koş buz getir teyzemin burnu acıdı...
-Ben ve sevgili uyku öncesi Demiri yerken,
Demir,anne beni bırakma,bırakacakmısın yoksa
yoo seni asla bırakmam dedim
Sevgilide ooo elin kızı alır götürür nereye bırakmıyorsun paşa paşa bırakacaksın dedi.
Demir,ben annemi bırakmam çok seviyorum onu..
-Justin Bieber hayranı Cemre ile oynarlarken,
Demir,Anne bu şarkı Engilisçee..
-Offf çektim derinlerden evin oyuncak dağınıklığından bıkmış bir halde,
Odasından koşa koşa gelip,
Noldu anne benden sıkılıyomusun?..
SENİ ÇOK AMA ÇOK SEVİYORUM KUZUM...
29 Nisan 2012 Pazar
27 Nisan 2012 Cuma
komik çocuk
Bu hafta okuldan çıkışta ablamlara gelen demir,cemrenin oyuncaklarına dadanır,
cemre de oynamadığı kırık dökük ne varsa verir,
demir yine çıkarken gözüne kestirdiği bir oyuncağı götürmeye niyet eder,
annesi uyarır hayır buraya geldiğinde oynarsın o senin değil diyerek
demir cevap verir yarın getiririm
cemre atılır onun olsun ben oynamıyorum onunla
demir cevap verir,
geri getirmem ozaman benim oldu.
cemre de oynamadığı kırık dökük ne varsa verir,
demir yine çıkarken gözüne kestirdiği bir oyuncağı götürmeye niyet eder,
annesi uyarır hayır buraya geldiğinde oynarsın o senin değil diyerek
demir cevap verir yarın getiririm
cemre atılır onun olsun ben oynamıyorum onunla
demir cevap verir,
geri getirmem ozaman benim oldu.
20 Nisan 2012 Cuma
ananın karnından arabayla mı doğdun!
Sürünüyoruz desem yeri,isyan mı dibine kadar!
hani son günlerde istemeyerek bindiğim emektar arabamız varya hah ona çarptılar kamyon çarpmış koskoca,şükür kocamda birşey yok allah korumuş az daha erken olsa kesin duldum şu an tövbe tövbe...
Allah benim isyanlarıma karşılık nedense ben böyle düşünüyorum,al bide onsuz yaşamayı dene dedi,denedik olmuyor,
Anamdan arabayla mı doğdum ben elbette değil ama karı koca çalışıp çocukta okula gidiyor ise bu lüx değil acayip gereklilikmiş dersimi aldım.Çenemi tutacağım elimdekine razı olacağım,insan 29 yaşında da birşeyler öğrenebiliyormuş demekki,
Neyse acayip feleğimiz şaştı biz çok önemli değiliz de Demir fena depresyonda,anasının karnından arabayla doğmuş olduğu için sanırım,
Dedemin arabasına binmek istemiyorum o bizim değil,
Arabamız nerde anneeeeeeeee baabaaaaaaaaaa
Ben kırmızı arabamızı çok seviyodum anne gibi cümleler ve ardı arkası gelmeyen sorular,
bunun yanında apartmanda karşılaştığı kişiye,okulda bütün öğretmen ve arkadaşlarına kısacası merhaba dediğimiz herkese babama kamyon çarptı diye ağız dolusu anlatıyor,eee tabi hayırdır diye soran herkese birde ben açıklıyorum durumu.
Hiç kaza yapmadım banada çarpmadılar o yüzden bu süreçleri bilmiyorum ama acayip yavaş işlediği kesin,mesela 10 gündür karşı tarafın experini bekliyoruz daha dün geldi,tramere tutanaklar görüşler girilecekmiş önümüzdeki haftaya kadar onu bekleyecekmişiz,hepsi bitince daha araba tamir olacak oda en az bir 10 gün sürse Harika Avcının şarkısını tekrarlarım durmadan,
sürünüyorum sürünüyorum....
Bak gene fena dağıttım isyan olayını abarttım.şükür be kadın kocan sağ............
hani son günlerde istemeyerek bindiğim emektar arabamız varya hah ona çarptılar kamyon çarpmış koskoca,şükür kocamda birşey yok allah korumuş az daha erken olsa kesin duldum şu an tövbe tövbe...
Allah benim isyanlarıma karşılık nedense ben böyle düşünüyorum,al bide onsuz yaşamayı dene dedi,denedik olmuyor,
Anamdan arabayla mı doğdum ben elbette değil ama karı koca çalışıp çocukta okula gidiyor ise bu lüx değil acayip gereklilikmiş dersimi aldım.Çenemi tutacağım elimdekine razı olacağım,insan 29 yaşında da birşeyler öğrenebiliyormuş demekki,
Neyse acayip feleğimiz şaştı biz çok önemli değiliz de Demir fena depresyonda,anasının karnından arabayla doğmuş olduğu için sanırım,
Dedemin arabasına binmek istemiyorum o bizim değil,
Arabamız nerde anneeeeeeeee baabaaaaaaaaaa
Ben kırmızı arabamızı çok seviyodum anne gibi cümleler ve ardı arkası gelmeyen sorular,
bunun yanında apartmanda karşılaştığı kişiye,okulda bütün öğretmen ve arkadaşlarına kısacası merhaba dediğimiz herkese babama kamyon çarptı diye ağız dolusu anlatıyor,eee tabi hayırdır diye soran herkese birde ben açıklıyorum durumu.
Hiç kaza yapmadım banada çarpmadılar o yüzden bu süreçleri bilmiyorum ama acayip yavaş işlediği kesin,mesela 10 gündür karşı tarafın experini bekliyoruz daha dün geldi,tramere tutanaklar görüşler girilecekmiş önümüzdeki haftaya kadar onu bekleyecekmişiz,hepsi bitince daha araba tamir olacak oda en az bir 10 gün sürse Harika Avcının şarkısını tekrarlarım durmadan,
sürünüyorum sürünüyorum....
Bak gene fena dağıttım isyan olayını abarttım.şükür be kadın kocan sağ............
16 Nisan 2012 Pazartesi
yediğim en güzel kek:))
hayatımda yediğim en güzel kek oğlumun küçük yumuk parmaklarıyla yapılmış olan,ana-kız yapardık eskiden napalım oğlumuz var allah uzun ömür versin kızlara taş çıkarır yerim onu ben yerimmmmmmmmm...
9 Nisan 2012 Pazartesi
8 Nisan 2012 Pazar
6 Nisan 2012 Cuma
dayak
ne güzel başlık ama cennetten çıkma dememişler boşuna,
dün kumbaramız dolduğu için ve söz verdiğimiz üzere oğlumla başbaşa Agora'ya gittik,yolda anlaşma yapıyoruz kaçarsan,oyuncağı almadan döneriz,anlaştıkmı?
evekkk anlaştık,
önce diyorum azcık dolaşayım oyuncağı aldıkmı durmaz diye,
lcw giriyoruz bir ayakkabı beğeniyor rengi lacivert,carttt turuncu,carttt yeşil iğrençliğini anlatmama gerek var mı?ayakkabılarını çıkarıyor onları giyiyor,ama hırsız alarmından yürüyemedikçe bende almam dedikçe kendini yerden yere,yerden yere,yerden yere bilmem abartabildimmi attı.böyle yaptığı için almayacağımı söyledim ve almadım zaten o iğrenç şeyide almayacaktım.
Çıkarken oranın bir çalışanı işiniz çok zor dedi.
Mersi su serptin içime dedim gülüştük.
Oyuncakçıyı tam karşısında görünce ki koşuşunu maratonda yapsa altın madalyayı kesin alır.
istediği oyuncağı seçme hakkı tanıdım hoş tanımasam ne olacakki,
bazı özelliklerinide yeni farkediyorum üstelik,
mesela çok kararsız,maymun iştahlı,seçenek çok olduğundanmıdır bilinmez,1 saat kaldık oyuncakçıda,
beğendiği birşeyolursa bana gösterip buna palam yetermi diyor,bu çok hoşuma gitti.
onun beğendiği ama benim beğenmediğim birşey olursa o araba değil arabadan robot oluyor diyorum hemen bırakıyor hiç sevmez robotları,haha hala senden uyanık olduğum anlar var:))
bir sünger kılıç ve tır alıyoruz.
Oyuncakçı nasıl kalabalık nasıl sıra var,sırada önümüz duranlara çekilermisin?diyor.
Gülüyorlar,
Güleceğinize sıra verin be...
Belki 10 aile vardı ama benim oğlan gibi hareketli,sürekli konuşan,sürekli kurcalayan,sürekli arıza çıkaran yoktu,evet yoktu onları inceledim sıra beklerken ne yediriyorsak çocuğa!yada ne sınır koyamayan bir aile olmayı beceremediysek artık.
Çıkınca susadım diyor,Kahve diyarından su alalım diyorum peki diyor,
suyu alıyoruz,çikolata istiyorum diyor,
istenmeyecek gibi değil ki onlarda insanın ağzının suyu akıyor,
bu seferde hangisini alacağına karar veremiyor,bir alıyor bırakıyor birdaha birdaha birdaha,yangın varrrrrrrr diyesim gelmedi değil,
bunu farkeden kasadaki kız,ya abla üzülme çocuklar hep böyle,işiniz zor demezmi?ne kadar üzgün görünüyorsam artık....
acıların kadınıyım diye bir espri patlattıktan sonra ayrılıyoruz.
Eve dönünce koca kişisine artık dayak vaktinin gelip gelmediğini,bazen kendimi zor tuttuğumu söylüyorum.
Hakkaten dövülme zamanın geldi senin artık diyor bana,
Hayırlı Cumalar iyi haftasonları.....
dün kumbaramız dolduğu için ve söz verdiğimiz üzere oğlumla başbaşa Agora'ya gittik,yolda anlaşma yapıyoruz kaçarsan,oyuncağı almadan döneriz,anlaştıkmı?
evekkk anlaştık,
önce diyorum azcık dolaşayım oyuncağı aldıkmı durmaz diye,
lcw giriyoruz bir ayakkabı beğeniyor rengi lacivert,carttt turuncu,carttt yeşil iğrençliğini anlatmama gerek var mı?ayakkabılarını çıkarıyor onları giyiyor,ama hırsız alarmından yürüyemedikçe bende almam dedikçe kendini yerden yere,yerden yere,yerden yere bilmem abartabildimmi attı.böyle yaptığı için almayacağımı söyledim ve almadım zaten o iğrenç şeyide almayacaktım.
Çıkarken oranın bir çalışanı işiniz çok zor dedi.
Mersi su serptin içime dedim gülüştük.
Oyuncakçıyı tam karşısında görünce ki koşuşunu maratonda yapsa altın madalyayı kesin alır.
istediği oyuncağı seçme hakkı tanıdım hoş tanımasam ne olacakki,
bazı özelliklerinide yeni farkediyorum üstelik,
mesela çok kararsız,maymun iştahlı,seçenek çok olduğundanmıdır bilinmez,1 saat kaldık oyuncakçıda,
beğendiği birşeyolursa bana gösterip buna palam yetermi diyor,bu çok hoşuma gitti.
onun beğendiği ama benim beğenmediğim birşey olursa o araba değil arabadan robot oluyor diyorum hemen bırakıyor hiç sevmez robotları,haha hala senden uyanık olduğum anlar var:))
bir sünger kılıç ve tır alıyoruz.
Oyuncakçı nasıl kalabalık nasıl sıra var,sırada önümüz duranlara çekilermisin?diyor.
Gülüyorlar,
Güleceğinize sıra verin be...
Belki 10 aile vardı ama benim oğlan gibi hareketli,sürekli konuşan,sürekli kurcalayan,sürekli arıza çıkaran yoktu,evet yoktu onları inceledim sıra beklerken ne yediriyorsak çocuğa!yada ne sınır koyamayan bir aile olmayı beceremediysek artık.
Çıkınca susadım diyor,Kahve diyarından su alalım diyorum peki diyor,
suyu alıyoruz,çikolata istiyorum diyor,
istenmeyecek gibi değil ki onlarda insanın ağzının suyu akıyor,
bu seferde hangisini alacağına karar veremiyor,bir alıyor bırakıyor birdaha birdaha birdaha,yangın varrrrrrrr diyesim gelmedi değil,
bunu farkeden kasadaki kız,ya abla üzülme çocuklar hep böyle,işiniz zor demezmi?ne kadar üzgün görünüyorsam artık....
acıların kadınıyım diye bir espri patlattıktan sonra ayrılıyoruz.
Eve dönünce koca kişisine artık dayak vaktinin gelip gelmediğini,bazen kendimi zor tuttuğumu söylüyorum.
Hakkaten dövülme zamanın geldi senin artık diyor bana,
Hayırlı Cumalar iyi haftasonları.....
4 Nisan 2012 Çarşamba
İSPİYONCU
Zatım koltuğun üstünde kocası ve oğlundan bir haber mayışmışken baba oğul diyaloğu ;
Demir; Sen ne yiyosun sen?
Mert ; Salata
Demir;İçinde havuç mu var onun?
Mert; Evet,
Demir;Bana da verermisin?
Mert; ttabii
Demir; Ne içiyosun sen?
Mert;Kola
Demir;çocuklar içmez mi içer mi?
Mert;içmez
Demir;annem içmez dedi.
Mert;bencede
Demir; bir yudum içeyimmi (sessiz sessiz)
Mert; bir kere iç
Demir; Anneeeeee anneeeeeee babam bana kola içirdiiiii.:))
Sabah evden çıkarken çantamdan parfümümü çıkarıp sıktım.
bunu gören Dmr,
Baba annem parfüm almış pembe renk,çantasında....
dedi.
Akşam babasıyla traşa gittiler ilk defa ikisi gitti ben olmadan,erkek berberinde kadının ne işi var utanıyorum da sonra bakışları değişiyor gelenlerin:))
Ben olmayaınca traşta abuk sabuk olmuş.
Gelince banyoya soktum hemen,
Demir;duuur daha çıkmayalım dalcam
Meltem;???????????
Demir;gördünmü bak (sadece ağzını burnunu sokuyor)
Meltem;gördüm aferin denizde yüzersin artık bu sene
Demir;çok yüzcem ellerim buruşçak
çıktık giyinirken anne beni sevmiyomusun?saatler (SAAT) olsun demedin.
2 Nisan 2012 Pazartesi
30 Mart 2012 Cuma
komik çocuk,
Demir; Siyak polis arabam yok!
Odanı çok dağıtıyorsun sonra bulamıyorsun mutlaka ordadır,
Demir;Heryere baktım yokkkkkkkkkkkkk..
***********************************
Meltem;Beni seviyormusun Demir?
Demir; evekk çok seviyorum. anneler çok sevilir demi anne?
Meltem; evet çok sevilir ve çocuklarını çok severler..
Demir; Ananemi seviyomusun?
Meltem; Herhalde seviyorum.
Demir; Ama kızdın sen ananeme
(iç ses;haayy radarları 7/24 çalışan velet ne desem ki şimdi ben?)
Meltem; kızdım ama bu sevmiyorum anlamına gelmez,sanada kızıyorum ama seni seviyorum.
Demir; Babamı seviyomusun anne?
Meltem; Evet annecim seviyorum,biz birbirimizi çok sevdik sen oldun.
Demir; karnımı göstererek burda mı oldum.
(iç ses; bu konuşma daha ne kadar sürecek, hiç iyi yerlere gitmiyor.)
Meltem; ben çamaşır asıcam sen babanla oyun oyna...
**************************************
Kumbarası her dolduğunda araba alacağımıza söz verdik,
Bu sayede biriktirmeyi öğrenir umudu taşıyorduk,kendimizi kandırıyoruz oysa,her gittiğimizde yine istiyor,
Yine araba diye tutturduğu dün akşam kumbaranı getir bakalım dolmuş mu dedim?Cidden dolmuş az eksik var,biraz daha dolcak azıcık kalmış dedim babasının yanına gitti ve baba;
azcık pala verirmisin?
**************************************
Geçenlerde markette yine araba diye tutturdu kendini yerlere attı,böyle davrandığı için almayacağımı söyledim ve almadım.
Demir;babamı araa
aradım.
aynı tepkiyi vermiş mertte ortağız ya.
Demir;dedemi araa
aradım
dedesi ne dedi bilmiyorum ama beni epey şikayet etti.
*****************************************
26 Mart 2012 Pazartesi
yok
Fırtına öncesi sessizlik bugünlerde yaşadığım,ani patlamalara hazır hale getiriyorum bünyemi ki daha fazla çemkirme gücüm olsun haha:))
cidden acayip canımı sıkan insancıklar var,nefret bile edemiyorum yazık...
Diye başlarken haftaya eli sürekli üzerimizde,evlat kıymetini bilen,demir doğduğundan bu yana her anımızda yanımızda destek olan annem ve babam en az on kere arayarak köye (zeytineli) gelmemizi istediler.Annemin radarlar açılmış belli ses tonumdan anlar hafiye gibi kadın sapık oldu gel gel diye.Israrlara dayanamayarak vurduk kendimizi yollara,güneşin batışıydı tam çok keyifli bol sohbetli bir yolculuk oldu.Hiç susmazmı ,ne çene var çocukta..
Denize gircem demi anne,kum oynucam demi annee,bahçeye domates ekçem demi annee,koşçam demi anne?
hah en anlamlı söz bu oldu,koşçam demi anne?neden böyle dedi,koşmuyormu hiç!en hızlısından hemde,orada engel yok,sınır yok,kendini özgür hissedeceğini düşünerek söyledi herhalde,şehir hayatından çocuk bile bıkmış 3 yaşında dersin ama durum bu.
Gittiğimizde hava kararmış olduğu için sabaha kaldı bunlar,
Saatlerin ileri alınmış haliyle 06,30 u gösteriyordu saatler,akşamdan da babamla anneme tembihlemiştim deprem,yangın olmadığı sürece kaldırmayın beni,çok ısrar ettiniz alın torununuza bakın dedim,demesine ama uyandım bir kere uyuyamıyorum,yaşlanıyorum galiba.kahvaltımızı yaptık en organiğinden,
saat 08:00 sularında Çağla badem ağacını teslim almıştık.Ara öğün niyetine,
Demir bahçede nasıl fütursuzca eğlendi,engel yok,araba yok,sınır yok oyuncak çok.
Sonra bir telefon biz geliyoruzz Duru....
Çıldırdı iyice duru mu cadı mı geliyor yaşasın anneeee.........
Epey eğlenceli bir gün geçirdiler,son saatlere doğru oyuncak ve paylaşım krizleri girsede araya,mangalımızı,rakımızı,çayımızı keyifle içtik...
İlkbahar seviyorum seni,daha önce söylemişmiydim?
cidden acayip canımı sıkan insancıklar var,nefret bile edemiyorum yazık...
Diye başlarken haftaya eli sürekli üzerimizde,evlat kıymetini bilen,demir doğduğundan bu yana her anımızda yanımızda destek olan annem ve babam en az on kere arayarak köye (zeytineli) gelmemizi istediler.Annemin radarlar açılmış belli ses tonumdan anlar hafiye gibi kadın sapık oldu gel gel diye.Israrlara dayanamayarak vurduk kendimizi yollara,güneşin batışıydı tam çok keyifli bol sohbetli bir yolculuk oldu.Hiç susmazmı ,ne çene var çocukta..
Denize gircem demi anne,kum oynucam demi annee,bahçeye domates ekçem demi annee,koşçam demi anne?
hah en anlamlı söz bu oldu,koşçam demi anne?neden böyle dedi,koşmuyormu hiç!en hızlısından hemde,orada engel yok,sınır yok,kendini özgür hissedeceğini düşünerek söyledi herhalde,şehir hayatından çocuk bile bıkmış 3 yaşında dersin ama durum bu.
Gittiğimizde hava kararmış olduğu için sabaha kaldı bunlar,
Saatlerin ileri alınmış haliyle 06,30 u gösteriyordu saatler,akşamdan da babamla anneme tembihlemiştim deprem,yangın olmadığı sürece kaldırmayın beni,çok ısrar ettiniz alın torununuza bakın dedim,demesine ama uyandım bir kere uyuyamıyorum,yaşlanıyorum galiba.kahvaltımızı yaptık en organiğinden,
saat 08:00 sularında Çağla badem ağacını teslim almıştık.Ara öğün niyetine,
Demir bahçede nasıl fütursuzca eğlendi,engel yok,araba yok,sınır yok oyuncak çok.
Sonra bir telefon biz geliyoruzz Duru....
Çıldırdı iyice duru mu cadı mı geliyor yaşasın anneeee.........
İlkbahar seviyorum seni,daha önce söylemişmiydim?
24 Mart 2012 Cumartesi
önüme gelene yüz tekme
Üç insandan korkarım sadece oksijen tüketmeye gelmiş bu insanlar heryerde bit gibi türemekte,
Fesat,bencil,hırslı
Kendi bok çukurunda boğulsun böyleleri,ucu iyi insanlara dokunmadan,
zaten insanın yüzüne vurur güzelliği de çirkinliği de derler ya,
hakkaten öyle,bakınca bile ürküyor insan,
hele dizi filmlere bile ağlayan birinin benim, yüreğini acıtıyorsa birileri inan dönüşüm muhteşem olacak,düşçeksiniz ya illa ki allah iyiliği de kötülüğü de unutmaz, ama bir değil on tekmede benden söz.
Fesat,bencil,hırslı
Kendi bok çukurunda boğulsun böyleleri,ucu iyi insanlara dokunmadan,
zaten insanın yüzüne vurur güzelliği de çirkinliği de derler ya,
hakkaten öyle,bakınca bile ürküyor insan,
hele dizi filmlere bile ağlayan birinin benim, yüreğini acıtıyorsa birileri inan dönüşüm muhteşem olacak,düşçeksiniz ya illa ki allah iyiliği de kötülüğü de unutmaz, ama bir değil on tekmede benden söz.
22 Mart 2012 Perşembe
asi..
dün kreşimiz psikoloğu tarafından okula çağrıldık.Saat:16:00 da orada olmak üzere,neden neden?
Yolda giderken sevgilinin otuziki dişi görünüyordu.3 yaşında okula çağrıldık,çok fırlama meltem ya naptı kimbilir diye hoş bir edayla salına salına gitti,
ben,ana olmanın farkı vah noldu, ay noldu ki?birine mi birşey yaptı acaba diye diye 10 km bana 100 km gibi geldi.
Okula vardığımızda bizi güzel karşıladılar,görüşme odasına geçtik.
Meğer psikoloğumuz doğum iznine ayrılacakmış ve görüşmeye gelmeyen tek veli bizmişiz,eylülden bu yana 5-6 kere gidenler bile olmuş??
Neyse kendi oğluda Demir ile aynı sınıftaymış ve daha fazla görme fırsatı oluyormuş o sınıfı.
Aynen yazıyorum noktasına virgülüne kadar,
Demir çok akıllı ve muzip bir çocuk,yaramazlıklarını da sadece muzipliğinden yapıyor,hele gözünü kırpıpta o kinaye gülüşü atması yokmu?bütün öğretmenler sırayla yiyoruz onu,
Çok özgüvenli ve çok kararlı,kararından vazgeçirmek deveyi hendekten atlatmak gibi ama başarıyoruz uygun zamanı yakalayınca.
Giyinme konusunda sabit fikirli bıraksak aynı kıyafetle gezer,yatar,uyur,kalkar,devam eder.Bahçeye çıkacağımız zaman montunu yada ceketini giydirken ,annem giyme hava çok sıcak demişti.giymiycem diyor,evet siz bunu sıcak havalar için demiş oalbilirsiniz ama o kendine ait olan kısmını almış sadece.
Yemek konusunda sevmediği ve etsiz yemek olunca annem sadece ekmek ye dedi ama diyor?Ben biliyorum illaki değildir ama dediği cümle bu.
Pazarlığı çok seviyor,peki yapmazsam olurmu?peki almazsam olurmu?cümleleri çok fazla kullanıyor,sanırım siz bu şekilde davrannıyorsunuz!evet...
Oyunlara katılımı,el becerisi kendi yaşıtlarının üzerinde,makas kullanması ise bizler gibi,mesela yuvarlak bir nesneyi taşırmadan çizebiliyor,şarkıları ilk seferde epey bir kısmını ezberleyebiliyor,verdiklerimizi güzel alıyor.
Sizden bir ricam var yalnızca ağlayarak elde etmek istediği birşey olursa net bir kararla olamayacağını iletin,sınırları çizin ve uygulayın.Okulu merak etmeyin biz burda başarıyoruz,
Anladı sanıyorum tutarsızlığımızı..
Arkadaşının ona vurması halinde bunun çok yanlış olduğunu,birdaha yapmaması gerektiğini anlatmasını söylemiştim.Bizim ki kötü çocuksun,vurmak çok yanlış dedikten sonra iade-i ziyaret bir tokat çakıyormuş,uygulama biraz sapıtmış:)
Neyse bildiğimiz Demir,ben biliyorum bunların hepsi oğlumun özellikleri,cidden okulda yaptıkları da ayrı bir komedi.
Bugünlerde bir sinek peydah oldu,O nedir bilmiyorum ama,
Sinek geliyor kaçın diye bağırıyor,
Camdan giren at sineğini görünce benide elimden tutarak odasına kapattı.
Babasına bağırıyor,sineği at çok korktukkk biz.
Okulda gazımızı aldıktan sonra öğretmenin verdiği taktikleri,kendimizin beceremedikleriyle harmanlayıp uyguladık,sabah okul kapısının şifresini ben açtıktan sonra ben açıcaktım onu demesiyle son durum budur efendim,yorumsuz....
Yolda giderken sevgilinin otuziki dişi görünüyordu.3 yaşında okula çağrıldık,çok fırlama meltem ya naptı kimbilir diye hoş bir edayla salına salına gitti,
ben,ana olmanın farkı vah noldu, ay noldu ki?birine mi birşey yaptı acaba diye diye 10 km bana 100 km gibi geldi.
Okula vardığımızda bizi güzel karşıladılar,görüşme odasına geçtik.
Meğer psikoloğumuz doğum iznine ayrılacakmış ve görüşmeye gelmeyen tek veli bizmişiz,eylülden bu yana 5-6 kere gidenler bile olmuş??
Neyse kendi oğluda Demir ile aynı sınıftaymış ve daha fazla görme fırsatı oluyormuş o sınıfı.
Aynen yazıyorum noktasına virgülüne kadar,
Demir çok akıllı ve muzip bir çocuk,yaramazlıklarını da sadece muzipliğinden yapıyor,hele gözünü kırpıpta o kinaye gülüşü atması yokmu?bütün öğretmenler sırayla yiyoruz onu,
Çok özgüvenli ve çok kararlı,kararından vazgeçirmek deveyi hendekten atlatmak gibi ama başarıyoruz uygun zamanı yakalayınca.
Giyinme konusunda sabit fikirli bıraksak aynı kıyafetle gezer,yatar,uyur,kalkar,devam eder.Bahçeye çıkacağımız zaman montunu yada ceketini giydirken ,annem giyme hava çok sıcak demişti.giymiycem diyor,evet siz bunu sıcak havalar için demiş oalbilirsiniz ama o kendine ait olan kısmını almış sadece.
Yemek konusunda sevmediği ve etsiz yemek olunca annem sadece ekmek ye dedi ama diyor?Ben biliyorum illaki değildir ama dediği cümle bu.
Pazarlığı çok seviyor,peki yapmazsam olurmu?peki almazsam olurmu?cümleleri çok fazla kullanıyor,sanırım siz bu şekilde davrannıyorsunuz!evet...
Oyunlara katılımı,el becerisi kendi yaşıtlarının üzerinde,makas kullanması ise bizler gibi,mesela yuvarlak bir nesneyi taşırmadan çizebiliyor,şarkıları ilk seferde epey bir kısmını ezberleyebiliyor,verdiklerimizi güzel alıyor.
Sizden bir ricam var yalnızca ağlayarak elde etmek istediği birşey olursa net bir kararla olamayacağını iletin,sınırları çizin ve uygulayın.Okulu merak etmeyin biz burda başarıyoruz,
Anladı sanıyorum tutarsızlığımızı..
Arkadaşının ona vurması halinde bunun çok yanlış olduğunu,birdaha yapmaması gerektiğini anlatmasını söylemiştim.Bizim ki kötü çocuksun,vurmak çok yanlış dedikten sonra iade-i ziyaret bir tokat çakıyormuş,uygulama biraz sapıtmış:)
Neyse bildiğimiz Demir,ben biliyorum bunların hepsi oğlumun özellikleri,cidden okulda yaptıkları da ayrı bir komedi.
Bugünlerde bir sinek peydah oldu,O nedir bilmiyorum ama,
Sinek geliyor kaçın diye bağırıyor,
Camdan giren at sineğini görünce benide elimden tutarak odasına kapattı.
Babasına bağırıyor,sineği at çok korktukkk biz.
Okulda gazımızı aldıktan sonra öğretmenin verdiği taktikleri,kendimizin beceremedikleriyle harmanlayıp uyguladık,sabah okul kapısının şifresini ben açtıktan sonra ben açıcaktım onu demesiyle son durum budur efendim,yorumsuz....
20 Mart 2012 Salı
hoşgeldin ilkbahar!!
2 yaş sendromunu arar oldum,3 yaş sendrokrobikosu beni daha çok zorluyor.
Hemde yöntemlerimin hiçbirisi tutmuyor arkadaş,
mola vermek iyi geliyordu ona da banada! artık yemiyor,
odana git düşün diyorum seni üzdümmü paydon diyor!
bana ve babasına vuruyor,bağırarak,bağırmayarak yanlış olduğunu anlatıyorum,
annelere babalara vurulmaz çok ayıp diyor!
kendi cevaplarını kendi veriyor ki bende engel olamadığım bir şekilde sırıtıyorum,nerde kaldı terbiye!
Yine ezanla uyandığımız bir cumartesi sabahı sabah 8:45 vapuruna babamızı bırakıyoruz,ona bir vinç almış babası Özdilekten,kaldırma ve geri gitme özelliği var ,ama en önemli özelliği ileri yok,vapurdan oraya geçiyoruz.ama o saatte orada bizden başka kimse yok ama enerjimiz full.
Özdileğin parkında oynuyoruz bir saat kadar,o kadar çok esniyorum ki ağzımın yırtılmamasına şaşmamak lazım,çalışanlar bir bir gelirken herkes bir bakıyor bize,sabahın köründe ne işleri var manyakların diyorlardır doğru.
Neyse arabamızı değiştiriyoruz,biraz da gezdikten sonra eve dönerken tıraş olmak isteyip istemediğini soruyorum,evekk çok demezmi?kaçırmıyorum bu fursatı,yine çok tatlı oldu velet.
Akşamda Demir'e sepet havası yaparak arkadaşlarla anlaştığımız üzere Rakı-Balığa gidiyoruz,Canım hiç istemiyor ve yolumuz uzun olduğundan sevgiliye içiriyorum malum ehliyet lazım.Epey bir eğlendikten sonra evimize dönüyoruz.21:00 sularında uyuyan oğlum,biz dönene kadar uyumamış bizi beklemiş kıyamam,bağrıma basıyorum.
Pazar sabahı sevgilimiz Duru ile anlaştığımız üzere Urla yollarına düşüyoruz,hava ne kadannn güzel allahım,evde durası yok insanın,içim kıpır kıpır oluyor bahar geldimi?yaz ve kış benim mevsimim değil,sonbaharla ilkbaharı seviyorum ben neyse,mercedesimizi de alıyoruz.
Nerden aldık,annesini babasını alan yanımızda bir kere binelim,tabi binmesine binin de ,verir mi?
Vermez birtek Duru binebilir,öyle diyor binmek isteyenlere,
Urla pazarına gittik nasıl güzeldi,enginarlar taze taze bayılırım,o otlar envayi çeşit ,fırsat olsa da her hafta pazara oraya gidebilsek,
Dönüş yolunda resmen bayıldık temiz hava çarptı herhalde,Demir kucağımda uyumuşuz eve kadar güzel bir haftasonuydu.
İşte kareleri,
Hemde yöntemlerimin hiçbirisi tutmuyor arkadaş,
mola vermek iyi geliyordu ona da banada! artık yemiyor,
odana git düşün diyorum seni üzdümmü paydon diyor!
bana ve babasına vuruyor,bağırarak,bağırmayarak yanlış olduğunu anlatıyorum,
annelere babalara vurulmaz çok ayıp diyor!
kendi cevaplarını kendi veriyor ki bende engel olamadığım bir şekilde sırıtıyorum,nerde kaldı terbiye!
Yine ezanla uyandığımız bir cumartesi sabahı sabah 8:45 vapuruna babamızı bırakıyoruz,ona bir vinç almış babası Özdilekten,kaldırma ve geri gitme özelliği var ,ama en önemli özelliği ileri yok,vapurdan oraya geçiyoruz.ama o saatte orada bizden başka kimse yok ama enerjimiz full.
Özdileğin parkında oynuyoruz bir saat kadar,o kadar çok esniyorum ki ağzımın yırtılmamasına şaşmamak lazım,çalışanlar bir bir gelirken herkes bir bakıyor bize,sabahın köründe ne işleri var manyakların diyorlardır doğru.
Neyse arabamızı değiştiriyoruz,biraz da gezdikten sonra eve dönerken tıraş olmak isteyip istemediğini soruyorum,evekk çok demezmi?kaçırmıyorum bu fursatı,yine çok tatlı oldu velet.
Akşamda Demir'e sepet havası yaparak arkadaşlarla anlaştığımız üzere Rakı-Balığa gidiyoruz,Canım hiç istemiyor ve yolumuz uzun olduğundan sevgiliye içiriyorum malum ehliyet lazım.Epey bir eğlendikten sonra evimize dönüyoruz.21:00 sularında uyuyan oğlum,biz dönene kadar uyumamış bizi beklemiş kıyamam,bağrıma basıyorum.
Pazar sabahı sevgilimiz Duru ile anlaştığımız üzere Urla yollarına düşüyoruz,hava ne kadannn güzel allahım,evde durası yok insanın,içim kıpır kıpır oluyor bahar geldimi?yaz ve kış benim mevsimim değil,sonbaharla ilkbaharı seviyorum ben neyse,mercedesimizi de alıyoruz.
Nerden aldık,annesini babasını alan yanımızda bir kere binelim,tabi binmesine binin de ,verir mi?
Vermez birtek Duru binebilir,öyle diyor binmek isteyenlere,
Urla pazarına gittik nasıl güzeldi,enginarlar taze taze bayılırım,o otlar envayi çeşit ,fırsat olsa da her hafta pazara oraya gidebilsek,
Dönüş yolunda resmen bayıldık temiz hava çarptı herhalde,Demir kucağımda uyumuşuz eve kadar güzel bir haftasonuydu.
İşte kareleri,
14 Mart 2012 Çarşamba
geberik anne,
Ne arızalı bi kadın çıktım ben yaa,mertin deyimiyle,
harbiden bi doğurdum hatta hamileyken başladı hastalık zinciri hala devam etmekte,
Problem olmayan bir organım yok diyebiliriz,allah beterinden korusun,
Hastaneye göre bronşitim,sağlık ocağına göre faranjit, hayatımda bir-iki kullandığım antibiyotik illeti midemden geri geliyor bir saat sonra,çocuklar için olanlardan yapsanıza şunu ne güzel portakal vanilya götürüyorlar.
Öksürmekten mütevellit sırt ve boyun ağrılarım yine başladı.Hadi dedim raporluyum birde boynumun durumuna baktırayım,aynı boynumda düzleşme devam ediyor,fizik tedavi önerdiler,ama ben bildiğin Türk insanıyım bir dr' a daha gideceğim:))
Bu arada işe gelmediğim süreçte oğlanıda okula göndermedim,anamdan emdiğim süt burnumdan geldi evet ya burnumdan geldi,
3-5 gün birlikte olma sevincinden midir?nedendir bilmem,ama o kadar kuduruktu ki,
Kar yağdı bak diye hindistan cevizi ile mutfağı süslemekten tutun da,
oturma odası duvarlarının her mm.sini pastel boyayla süslemiş,
bütün oyuncaklarını küvete doldurmuş temiz yapçakmış,
sen nerdesin kadın diyen olursa yatıyorum,hastayım,yürümeyi bırakın,kolumu kaldıracak halim yok,
evi yıksa helal olsun diyeceğim o durumdayım.
Ama o kadar tatlı ki zaten kızamıyorum o kurduğu cümlelere kurban olayım,
öksürürken sırtıma vurup Helal diyen parmaklarına öleyim.
Nasıl bir aşkla seviyorum seni bi bilsen;
harbiden bi doğurdum hatta hamileyken başladı hastalık zinciri hala devam etmekte,
Problem olmayan bir organım yok diyebiliriz,allah beterinden korusun,
Hastaneye göre bronşitim,sağlık ocağına göre faranjit, hayatımda bir-iki kullandığım antibiyotik illeti midemden geri geliyor bir saat sonra,çocuklar için olanlardan yapsanıza şunu ne güzel portakal vanilya götürüyorlar.
Öksürmekten mütevellit sırt ve boyun ağrılarım yine başladı.Hadi dedim raporluyum birde boynumun durumuna baktırayım,aynı boynumda düzleşme devam ediyor,fizik tedavi önerdiler,ama ben bildiğin Türk insanıyım bir dr' a daha gideceğim:))
Bu arada işe gelmediğim süreçte oğlanıda okula göndermedim,anamdan emdiğim süt burnumdan geldi evet ya burnumdan geldi,
3-5 gün birlikte olma sevincinden midir?nedendir bilmem,ama o kadar kuduruktu ki,
Kar yağdı bak diye hindistan cevizi ile mutfağı süslemekten tutun da,
oturma odası duvarlarının her mm.sini pastel boyayla süslemiş,
bütün oyuncaklarını küvete doldurmuş temiz yapçakmış,
sen nerdesin kadın diyen olursa yatıyorum,hastayım,yürümeyi bırakın,kolumu kaldıracak halim yok,
evi yıksa helal olsun diyeceğim o durumdayım.
Ama o kadar tatlı ki zaten kızamıyorum o kurduğu cümlelere kurban olayım,
öksürürken sırtıma vurup Helal diyen parmaklarına öleyim.
Nasıl bir aşkla seviyorum seni bi bilsen;
7 Mart 2012 Çarşamba
çok bilmişşş..
**Doğumgünü hediyesi askerler gelmiş hani küçük plastik 50-60 tane olanlardan,hepsini düzeltiyor,bende birşeyler anlatıyorum sürekli,askerin biride düşüp duruyor sinir oldu;
Git başımdan Anneeeeeeee...........
** Banyodan çıkan babasına;
Saatler olsun Baba............
** Ablam,ben ve arkadaşı,bizim kızlar Cansu ve Cemre birde arkadaşının kızı balık yemeğe gittik,6 dişi tek horoz benim oğlan,otoparkçı ablama sol yap gel falan diyor ama on kere üst üste,kadın olunca acemi sandı herhalde,bizde gülmeye başladık bize bağırdı;
Hiç komik diil gülmeyin..........
** Her akşam dedesinden sürpriz bekleyip dün akşam gelmeyince,
Dede geri gidermisin..............
** Sürekli kendisini çekiştiren Cemre'ye;
Beni bi bırak,kötü çocuk olma................
** 20 tane fotosunu çektim,hepsinde gözü kapalı,annecim gözünü aç güzel çıkmıyor diyen annesine,
Gözümü acıtamam..........
Git başımdan Anneeeeeeee...........
** Banyodan çıkan babasına;
Saatler olsun Baba............
** Ablam,ben ve arkadaşı,bizim kızlar Cansu ve Cemre birde arkadaşının kızı balık yemeğe gittik,6 dişi tek horoz benim oğlan,otoparkçı ablama sol yap gel falan diyor ama on kere üst üste,kadın olunca acemi sandı herhalde,bizde gülmeye başladık bize bağırdı;
Hiç komik diil gülmeyin..........
** Her akşam dedesinden sürpriz bekleyip dün akşam gelmeyince,
Dede geri gidermisin..............
** Sürekli kendisini çekiştiren Cemre'ye;
Beni bi bırak,kötü çocuk olma................
** 20 tane fotosunu çektim,hepsinde gözü kapalı,annecim gözünü aç güzel çıkmıyor diyen annesine,
Gözümü acıtamam..........
döt+döt+döt
feci takmış haldeyim,
kendi adıma çocuğumu hiç güzel günler beklemiyor diyebiliyorum sadece,
hem 5 yaşın daha çok küçük olduğunu düşünüyorum,mesela annem beni 6 yaşında okula göndermedi küçüğüm diye alacaklardı üstelik,
sonra okul öncesi eğitim almış az çok yazma,okuma becerisi gelişmiş bir çocuk ile,ilk defa okula gidecek olan çocuk aynı sınıfta olursa nasıl olur,hadi oldu diyelim o öğretmenin izleyeceği yol ne olur?
ne alaka ,nerden çıktı, neden çıktı şimdi bu,ne gerek vardı...
Zorunlu eğitim 12 yıl olursa ,ki çeşitli bahanelerle istemeyen hiç tamamlayamaz bu süreyi,dün akşam babamla konuşuyoruz,köy yerinde 5 sınıfı anca bitirebildim dedi.Babamın beli rahatsızlandı tarlada ekin toplama işi bize kaldı abimle dedi yoksa birde kardeşimiz nasıl geçinirdik dedi.Abi kardeş tarlaya transfer olmuşlar olmasa ne olacak köyde ortaokul mu var malesef,10 km metre arası varmış,servis falan yoktu diyor babam,birkaç kişi yürürdü onlarda en fazla birkaç ay dayandı bırakmış.sonra diyor zorla okula gelenler vardı adam okumayacak yırtıyor kendini zorla nasıl tutacaksın?
aynen benimde ortaokulda okulu bırakan birçok tanıdığım var,hah bu iyi birşey mi elbette değil,ama içinden gelmemek var ya o nasıl aşılır bilemiyorum..
Dur daha onaylanmadı net birşey yok diyemiyorum,bu zihniyet bunu da yapacak eminim ama onlarca minik yavrunun vebalini alacaklar,oyun zamanında oku evladım diyerek.
sabah kendimi okul ararken buldum okula yazdırma süreci 6-7 ay öncesinden başlıyor,geri kalan bir yıl ise okul seçme süresi olarak ancak yetecek ,okullar gezilecek,bakılacak 5 yaş bebesine evet bebesine uygun okul bulunacak,ehh annede benim gibiyse şimdiden araştırmak lazım.
Sonrasında iki soru geliyor insanın aklına kolej mi?devlet okulu mu?
Kolejler bizim zamanımıza oranla çok fazla ,seçenek çok, kreşle fiyatlarda hemen hemen aynı,(sabahtan beri bakıyorum)
Deniz Koleji,Mev Koleji,İTK baktığım kolejler,
Hakimiyet-i Milliye,Misak-ı Milli ise eğitimde son derece düzgün,başarı oranı çok fazla olan ve methini çok duyduğum iki okul,allah evlatlarımıza kolaylıklar versin diyerek ve en tutulan atasözümüzle postumu bitiriyorum,
eğitim cehaleti alır,eşeklik baki kalır.............
kendi adıma çocuğumu hiç güzel günler beklemiyor diyebiliyorum sadece,
hem 5 yaşın daha çok küçük olduğunu düşünüyorum,mesela annem beni 6 yaşında okula göndermedi küçüğüm diye alacaklardı üstelik,
sonra okul öncesi eğitim almış az çok yazma,okuma becerisi gelişmiş bir çocuk ile,ilk defa okula gidecek olan çocuk aynı sınıfta olursa nasıl olur,hadi oldu diyelim o öğretmenin izleyeceği yol ne olur?
ne alaka ,nerden çıktı, neden çıktı şimdi bu,ne gerek vardı...
Zorunlu eğitim 12 yıl olursa ,ki çeşitli bahanelerle istemeyen hiç tamamlayamaz bu süreyi,dün akşam babamla konuşuyoruz,köy yerinde 5 sınıfı anca bitirebildim dedi.Babamın beli rahatsızlandı tarlada ekin toplama işi bize kaldı abimle dedi yoksa birde kardeşimiz nasıl geçinirdik dedi.Abi kardeş tarlaya transfer olmuşlar olmasa ne olacak köyde ortaokul mu var malesef,10 km metre arası varmış,servis falan yoktu diyor babam,birkaç kişi yürürdü onlarda en fazla birkaç ay dayandı bırakmış.sonra diyor zorla okula gelenler vardı adam okumayacak yırtıyor kendini zorla nasıl tutacaksın?
aynen benimde ortaokulda okulu bırakan birçok tanıdığım var,hah bu iyi birşey mi elbette değil,ama içinden gelmemek var ya o nasıl aşılır bilemiyorum..
Dur daha onaylanmadı net birşey yok diyemiyorum,bu zihniyet bunu da yapacak eminim ama onlarca minik yavrunun vebalini alacaklar,oyun zamanında oku evladım diyerek.
sabah kendimi okul ararken buldum okula yazdırma süreci 6-7 ay öncesinden başlıyor,geri kalan bir yıl ise okul seçme süresi olarak ancak yetecek ,okullar gezilecek,bakılacak 5 yaş bebesine evet bebesine uygun okul bulunacak,ehh annede benim gibiyse şimdiden araştırmak lazım.
Sonrasında iki soru geliyor insanın aklına kolej mi?devlet okulu mu?
Kolejler bizim zamanımıza oranla çok fazla ,seçenek çok, kreşle fiyatlarda hemen hemen aynı,(sabahtan beri bakıyorum)
Deniz Koleji,Mev Koleji,İTK baktığım kolejler,
Hakimiyet-i Milliye,Misak-ı Milli ise eğitimde son derece düzgün,başarı oranı çok fazla olan ve methini çok duyduğum iki okul,allah evlatlarımıza kolaylıklar versin diyerek ve en tutulan atasözümüzle postumu bitiriyorum,
eğitim cehaleti alır,eşeklik baki kalır.............
5 Mart 2012 Pazartesi
iyikin doğdun!
hah tam böyle söylüyor iyikin doğdum,ben 3 yaşındayım...............
Ne kadar zor bir yoldu hamileliğim,çekmediğim dertle çile kalmadı diye arabeskin dibine vurmayacağım ama epey badireli yollarla kavuştuk birbirimize,doğduğu an bile öptürmeden götürdüler,doğru dürüst göremedim bile hemşire sadece oğlunu görünce çok şaşıracaksın sürpriz deyince aşağı inene kadar aklımdan ne senaryolar yazdım mesela ikiz mi ? kız mı? düşündümde düşündüm.Hadi hemen indirin beni dedim,Odaya girdim baktım pamuk gibi bembeyaz,, kocaman kıpkırmızı dudaklar,,ee dedim nesi var bildiğin bebe şapkasını çıkardı tataaaaaa allahım o ne saç; örsen örülür,toplasan toplanır meğer sürpriz buymuş,ne kadar saçmalamışım:))küçük adam bu, bebek vasıflarından sıyrıldı bu saçlar bir anda:))
üç gün uyumamıştım gözümü alamıyordum,sürekli izliyordum,kimse kucağına almasın,dokunmasın o benim modunda gezdim bir süre,görmemişinn çocuğu oldu ya neyse...
Hayatımın en güzel rengi ,bir dönüm noktası, canından can vermek ,bir insan ne kadar aşık olur işte bu kadar böyle bir aşk yok,sevgisi başka hangi sevgi bu kadar fedakarlık,hoşgörü,sabır ister..
Allah'a her gece dua ediyorum oğlumu bana verdiği için ve sağlıklı mutlu bir ömür geçirmesi için,herşeyi gönlünce yaşayabileceği bir hayat diliyorum,pek tabi her zaman yanında olacağım..
3. yaş gününde daha keyifli oldu herşey,okulda olmasına rağmen epey kalabalıktık..Kıyafetlerini giymek istemedi gün onun diye zorlamadık.arkadaşlarıyla kesti pastasını bizde daha sonra müdahil olduk hepimizi birden görünce şaşırdı,ama KafKaf dedesini görünce hiçbirimiz yoktuk artık..
Bütün arkadaşlarına benim kafkaf dedem bu,benim kafkam dedem geldi diye hepsine tek tek söyledi,
Keyfi görülmeye değerdi.Dedesi doğumgünü şerefine yemek ısmarladı bize,ilginç bir diyalog yaşandı ilerde okuyabilsin diye yazıyorum.
Kafkaf dede;Şu pideden tatsam demir kızar mı acaba dedi?
Hepimiz koptuk mum etmiş hepimizi!!!
Mutluyum,Mutlusun,Mutlu
SENİ ÇOK SEVİYORUM OĞLUM
1 Mart 2012 Perşembe
3'e 2 kala!
Benim ballı lokma tatlım 3 yaşına girecek pazar günü,yıllar çok çabuk geçiyor ve yakalayamamaktan korkuyorum çoğu zaman.
Doğumgünümüz için planlarım bir ay öncesinden başladı sessiz sedasız,bu sefer dillendirmedim çünkü geçen senede aynı özenerek hazırlandığım partiye annemin kalp krizi gölge düşürmüştü.
Parti temamız Dinazor Treninin Yıldızı.. Buddy : Meraklı , Komik ve Zeki bir Trex...
Bende keyifle izliyorum ve Demir'le de benzetiyorum bu karakteri.
Oğlumla karşılıklı görüşmelerimiz sonucu:)) Buddy mi Çufçuflar mı diye ikileme düşsekte Buddy de karar kıldık.
Önce davetiyelerimizi bastırdık.
Sonra Kemeraltı'ndan parti süslemelerimizi aldık.Pinyatada alacaktım eğlenceli olsun diye,ama hazır satılanların içindeki şekerlemelerin adı sanını duyan yok,boş olanlar ise pahalı,internetten uzun araştırmalarım sonucu kendim yapmaya karar verdim,içini bilumum lolipop,çikolata,sürpriz yumurta ile doldurdum.Çok zahmetli bir iş birdaha yapmayacağım ama çok güzel oldu çok içime sindi,eğleneceklerinden eminim Diğer arkadaşları için gülenyüzlü ışıklı rozet aldım,ve yine kendi ellerimle hepsinin adının simli boyalarla yazılı olduğu süslemeler yaptım duvarlarına assınlar diye..
Pastasını da bu sene şeker hamurlu yaptırmayacağım,ilk yaşımızda öyleydi görüntü süperdi ama kimse yemedi,zararıda tartışılır diye,normal pasta tercih ettik siparişimizi verdik.işte pastamız;
Pazar günü sadece benim eşimin ve kuzumun olduğu birgün geçirme planlarımız var.Doyasıya birgün geçireceğiz allah kısmet ederse........
Pazartesi ise okulunda arkadaşları ile kutlayacağız..
Güzel günler geçirmeyi diliyorum..
Sağlıcakla Kalın,
Doğumgünümüz için planlarım bir ay öncesinden başladı sessiz sedasız,bu sefer dillendirmedim çünkü geçen senede aynı özenerek hazırlandığım partiye annemin kalp krizi gölge düşürmüştü.
Parti temamız Dinazor Treninin Yıldızı.. Buddy : Meraklı , Komik ve Zeki bir Trex...
Bende keyifle izliyorum ve Demir'le de benzetiyorum bu karakteri.
Oğlumla karşılıklı görüşmelerimiz sonucu:)) Buddy mi Çufçuflar mı diye ikileme düşsekte Buddy de karar kıldık.
Önce davetiyelerimizi bastırdık.
Sonra Kemeraltı'ndan parti süslemelerimizi aldık.Pinyatada alacaktım eğlenceli olsun diye,ama hazır satılanların içindeki şekerlemelerin adı sanını duyan yok,boş olanlar ise pahalı,internetten uzun araştırmalarım sonucu kendim yapmaya karar verdim,içini bilumum lolipop,çikolata,sürpriz yumurta ile doldurdum.Çok zahmetli bir iş birdaha yapmayacağım ama çok güzel oldu çok içime sindi,eğleneceklerinden eminim Diğer arkadaşları için gülenyüzlü ışıklı rozet aldım,ve yine kendi ellerimle hepsinin adının simli boyalarla yazılı olduğu süslemeler yaptım duvarlarına assınlar diye..
Pastasını da bu sene şeker hamurlu yaptırmayacağım,ilk yaşımızda öyleydi görüntü süperdi ama kimse yemedi,zararıda tartışılır diye,normal pasta tercih ettik siparişimizi verdik.işte pastamız;
Pazar günü sadece benim eşimin ve kuzumun olduğu birgün geçirme planlarımız var.Doyasıya birgün geçireceğiz allah kısmet ederse........
Pazartesi ise okulunda arkadaşları ile kutlayacağız..
Güzel günler geçirmeyi diliyorum..
Sağlıcakla Kalın,
denetim
işyeri olarak denetimimiz var bugün,
iki dirhem bir çekirdek elbisem ve ayağımda bir kadına yakışan ama bana yakışmayan bilmem kaç pont ayakkabılarım var.
Demir'in okulu yokuş olduğundan ve ben yüreyemediğimden Mert'e sen bırak okula dedim.
Demir; Anne neden babam götürüyoo beniiii
Meltem; Ayakkabılarımdan dolayı düşerim diye korkuyorum
Demir;Pekiii
Arkasına bakıp el sallaya sallaya giden oğlum
Babasına;
Annem çok komik yürüyemiyooo demiş...
Pis dedikoducuuuuu!!!
iki dirhem bir çekirdek elbisem ve ayağımda bir kadına yakışan ama bana yakışmayan bilmem kaç pont ayakkabılarım var.
Demir'in okulu yokuş olduğundan ve ben yüreyemediğimden Mert'e sen bırak okula dedim.
Demir; Anne neden babam götürüyoo beniiii
Meltem; Ayakkabılarımdan dolayı düşerim diye korkuyorum
Demir;Pekiii
Arkasına bakıp el sallaya sallaya giden oğlum
Babasına;
Annem çok komik yürüyemiyooo demiş...
Pis dedikoducuuuuu!!!
28 Şubat 2012 Salı
28.02.2012
İyi ki doğdun kızılötesiiiii....
Ablam hamileyken eniştem tedavi oluyordu ve genelde bütün dr kontrollerine birlikte gidiyorduk.
Ablam,ben ve enişteminde olduğu dr kontrolünde Cemre'nin suratını ultrasona yapıştırması anında dr bu teyzesinin kopyası olacak yüzü itibarıyla demesinin akabininde ablam ve eniştemin yorumu muhteşemdi,hayırrrrrrrrrr
sen kalk yıllarca beni piggy'e benzet, lakabımı piggy tak,sonra çocuğun burnu bana benzeyecekmişte istemezlermiş hahayyyy...Doğumu dün gibi..
Bir sabah ablam kalk Melo ben doğuruyorum dedi.Apar topar valizini de alarak dr un muayenesine gittik.İkimizdik ve kimsenin haberi yoktu,herkes eniştemin yanındaydı , ablam doğurana kadar kimseye söylemeyelim dedi.peki dedik.
Dr.ablamı kontrol ettikten sonra,bekleyelim demiş,Ablam koridora oturdu hayır dedi bugün doğuracağım.
29 Şubat olsun istemiyorum üç yılda bir kutlayamam dedi.Dr ne kadar olmaz dediyse de ablam 5 yaşında çocuk kıvamında banane banane bugün doğurcam dedi.Dr da peki diyerek bizi hastaneye yolladı,odamıza geçtik suni sancı vermeye başladılar,birkaç saat sonra açılma kontrolü yapılmak üzere gittiğinde bende kapıda bekliyordum.kucağıma bir bebek verdiler nasıl güzel pespembe sarı saçlı kaymaktan daha kaymak.Meğer bizim ki doğurmuş Cansu'da da aynısı olmuştu 10 dk sonra vermişlerdi kucağımıza,Cemre'de 6 dk'da süper güzel doğurur benim ablam.
Sonra herkese haber verdik,epey kızdılar haber vermedik diye.Cansunun ismini ben koymuştum,Cemre olmasını da çok istedim,Eniştem çok severdi beni ismide beğendi kırmadı beni nur içinde yatsın,
Cemre çok güzel bir bebekti ve tombul,piknik tüpü gibiydi oturunca yusyuvarlak oluyordu.Kınalı kuzu kızıl lüleleriyle acayip tatlı bir bebekti.
Dün'de 8 yaşını doldurdu yıllar ne çabuk geçiyor,O kadar çılgın bir kız ki,huyları da bana benziyor,tipi de fiziği de herşeyiyle ben,zaten çoğu zaman kızım olduğunu sanıyorlar ve hatta Demir'den daha çok çocuğum gibiymiş..
Teyzem lokumum,kızıl bombam iyi ki doğmuşsun iyi ki doğurmuş annen seni, Seni çok seviyorum Cemrem,
Ablam hamileyken eniştem tedavi oluyordu ve genelde bütün dr kontrollerine birlikte gidiyorduk.
Ablam,ben ve enişteminde olduğu dr kontrolünde Cemre'nin suratını ultrasona yapıştırması anında dr bu teyzesinin kopyası olacak yüzü itibarıyla demesinin akabininde ablam ve eniştemin yorumu muhteşemdi,hayırrrrrrrrrr
sen kalk yıllarca beni piggy'e benzet, lakabımı piggy tak,sonra çocuğun burnu bana benzeyecekmişte istemezlermiş hahayyyy...Doğumu dün gibi..
Bir sabah ablam kalk Melo ben doğuruyorum dedi.Apar topar valizini de alarak dr un muayenesine gittik.İkimizdik ve kimsenin haberi yoktu,herkes eniştemin yanındaydı , ablam doğurana kadar kimseye söylemeyelim dedi.peki dedik.
Dr.ablamı kontrol ettikten sonra,bekleyelim demiş,Ablam koridora oturdu hayır dedi bugün doğuracağım.
29 Şubat olsun istemiyorum üç yılda bir kutlayamam dedi.Dr ne kadar olmaz dediyse de ablam 5 yaşında çocuk kıvamında banane banane bugün doğurcam dedi.Dr da peki diyerek bizi hastaneye yolladı,odamıza geçtik suni sancı vermeye başladılar,birkaç saat sonra açılma kontrolü yapılmak üzere gittiğinde bende kapıda bekliyordum.kucağıma bir bebek verdiler nasıl güzel pespembe sarı saçlı kaymaktan daha kaymak.Meğer bizim ki doğurmuş Cansu'da da aynısı olmuştu 10 dk sonra vermişlerdi kucağımıza,Cemre'de 6 dk'da süper güzel doğurur benim ablam.
Sonra herkese haber verdik,epey kızdılar haber vermedik diye.Cansunun ismini ben koymuştum,Cemre olmasını da çok istedim,Eniştem çok severdi beni ismide beğendi kırmadı beni nur içinde yatsın,
Cemre çok güzel bir bebekti ve tombul,piknik tüpü gibiydi oturunca yusyuvarlak oluyordu.Kınalı kuzu kızıl lüleleriyle acayip tatlı bir bebekti.
Dün'de 8 yaşını doldurdu yıllar ne çabuk geçiyor,O kadar çılgın bir kız ki,huyları da bana benziyor,tipi de fiziği de herşeyiyle ben,zaten çoğu zaman kızım olduğunu sanıyorlar ve hatta Demir'den daha çok çocuğum gibiymiş..
Teyzem lokumum,kızıl bombam iyi ki doğmuşsun iyi ki doğurmuş annen seni, Seni çok seviyorum Cemrem,
22 Şubat 2012 Çarşamba
kitaplar..
Sadece Zaman'ı almak için gitmiştim,çocuğum bugünlerde saate ilgi duyuyor ve sürekli saati soruyor?
Demir;Anne saat 2 mi?
Meltem; Değil annecim
Demir; 4 mü 5 mi?
Oğlum kendisine kitap okunmasından hiç hoşlanmıyor,sanırım sıkıcı geliyor,ikinci cümleden sonra ben okurum diye elimden alıyor.Sonra resimlerden hikaye yaratıyor,bana okuyor.Rollerimiz yer değiştiriyor kitap anlamında.Zaten bende efektli anlatamıyorum,inişli çıkışlı cümleler kuramıyorum
Yani Demir haklı ,belkide bundan hoşlanmıyor ,benim bile kendi kitap okumama tahammülüm yok iken!
Neyse,
Kitapsan'ı dakikalarca kurcaladıktan sonra Sinirlerine Hakim Ol isimli kitap, gözüme çarptı içine bir açtım ki,,,,,
aaaaaaaaaaaaa Demir'in burada ne işi var dedim,o kadar cezboldum yani...
0-10 arasını çok güzel bilmekle birlikte 15-20 arası rakamları şaşırsada 20 ye kadar sayıyor artık.
0 dahil ingilizcesini de öğrenmiş.
Birde ingilizce harfleri de öğrenmişler şarkı olarak.
İşte bu yüzden matematikten anlamadığım için ,eksikliğini hissetmesemde oğlumun matematiğinin iyi olmasını istiyorum.Saymayı sevmesi ,saati öğrenmeye çalışma çabası olumlu yönde gittiğini gösteriyor,bu konuda babasına çekmiş,babamızın benim aksime matematikte arası iyi.Saymaya Başlamak adlı kitabı almamda bu yüzdendir.
1001 minik hayvanı Bulun adlı kitabımızı alma sebebim ise şunu bul bakalım sorusunu çok seviyor olması?
Her ne olursa olsun bulmayı seven bir oğlum var,misal itinayla çoraplarının diğer eşini bulur,oyuncaklarını iğne deliğine girse bulur,pepe dergisinde yapmıştık epeyde sevmişti herşeye uyguluyoruz şimdi.
Kültürlü Kurt ve Gölde kitabını ise Çarşamba günü okulda kitap günü orada okumaları için aldım.İnşallah beğenirler ben okudum çok beğendim:))
Bu gece uzun olacak besbelli biliyorummmmmmmmmmmm:)
Hoşçakalın,
20 Şubat 2012 Pazartesi
ayaklarım benden hesap sorarmısın?
Ne güzel başlık oldu ama,cidden bu ayaklarımın cumartesi pazar benden çektiğini kendi bilir.
Ananemin anjiyo-stent olmasından mütevellit teyzemin evinde kalıyor olması dolayısıyla,sabah 7 de kalkan bir oğlum olması dolayısıyla saat 9 da evi terkediyoruz,terkediyoruz terketmesine ama arabayı bir türlü çalıştıramıyoruz bizim emektar artık emekliye ayrılsa çok iyi olacak yoksa ateşe vericem birgün kendisini,araba çalışmayınca bir türlü babamı çağırdım hemen aküyü boşaltmışım,babamın arabasından bizim arabaya birşey bağladık birşey adını bilmiyorum sonra çalıştı Lanettttttttt..
Ananeme gittik Demir kuzenimin ufak kızını sonrada büyük kızını patakladı.Ortamda kendisinden başka kimseyle ilgilenilmeyecek haşaa hemen mobing.Uyuttuk sıpaları Özkanlar pazarı bizi bekler,her zaman olmasada bu sefer epey güzel ucuzdu.Zara'nın bluzlarını 5-6 liraya aldım.Demir'e yine Zara'nın pantolonlarını 7,5 Tl ye aldım.İşyerime yakın olması sebebiyle Zarayı epey ziyaret ediyorum.Birebir aynısı güle güle giyelim.
Büyük teyzemlerden çıkıp,küçük teyzemlere yemeğe geçtik,Demir kızları pataklayınca süremiz doldu dedik:)
Babamızı metrodan almaya gittik,Demir'e bak merdivenlerden kim iniyor diyorum.KafKaf dedem diyor.İyi bak dedim hımmm Mert o gelmesin Kafkaf dedem gelsin.Hay senin...............
Neyse yemekler afiyetle mideye indirildikten sonra haydi evimizee zira özledim.
Pazar sabahı Cumartesi ben evde olmayınca dolapta bomboş market yolları,malum çarşı pazar bütün alışverişi bizzat kendim yaparım.Cüce;
Baba nereye gidiyosun,
Bakkala
Ben de
Hemen gelicem çok soğuk.
Seni istimiyom ben
Kimi istiyon
dedemi...
Al dedim oğlunuda kahvaltınızıda dedenizde yapın size iyi günler!
Sen gelmiyormusun falan demesine fırsat bırakmadım,
Özledi çocuk dedesini,bizim hesaplar ayrı,çocuğumun dünyası bembeyaz ne benim,ne bir aile üyesinin,ne de herhangi bir kişinin grileştirmesine izin vermem.Çocuğum bir yana dünya bir yana.
Giderken sevgiliye;
Çocuğuma laf söyleyeni,inciteni üzerim dedim gönderdim.
İyi ki göndermişim okadar mutlu döndü kü eve,
Bana sarıldı beniz özlemiş öyle dedi,sonra bütün yaptıklarını büyük bir heyecanla anlattı,
Dedemle kahvaltı yaptık,dişlerimizi fırçaladık,tırnaklarımı kesti,efe oynadık,babamın işine gittik,dedem araba almış beyaz kocaman anne!!! ama sonra dedem kayboldu nereye gitti bilmiyorum,bizde eve geldik dedi süt istiyorum uyucam dedi sütünü bitirmeden uyudu kaldı..
Uyanınca sözleştiğimiz üzere İlknurlarla Seyirtepe'ye gittik çok beğendim,manzara nefis,çocuklar için oyun salonu var hemen yanına oturduk zaten.Orada Demir'den yaşça büyük çocuklara tembihledim,
ben şu masada oturuyorum,kapıyı kapatıyorum,lütfen açık bırakmayın,
eğer sizi üzerse haber verin,ona öğretmenlik yapın o sizin kardeşiniz dedim..
O kadar tatlılardı ki büyük bir görev almışcasına ilgilendiler Demir'le,
Ortam nefis ,manzara muhteşem,etleri enfes ama porsiyonlar biraz küçük,garsonlar berbat fiyatlar orta karar.tavsiye ederim,yazın daha güzel olduğuna eminim.
Ordan İkea'ya geçtik,acil Demir'e yatak ihtiyacımız var karyolasına sığmıyor artık,çok ta deli yatıyor zaten,
O kadar inceyki tahtaları zıplasa kırılacak gibi almadık.Şu araba yataklardan alsak ne kadarda hoşuna gider,onlarada bakacağım muhtemelen onlardan alacağım,öneriniz ve alıpta memnun kaldığınız bir marka model varsa lütfen yazın..
Sağlıcakla Kalın
Ananemin anjiyo-stent olmasından mütevellit teyzemin evinde kalıyor olması dolayısıyla,sabah 7 de kalkan bir oğlum olması dolayısıyla saat 9 da evi terkediyoruz,terkediyoruz terketmesine ama arabayı bir türlü çalıştıramıyoruz bizim emektar artık emekliye ayrılsa çok iyi olacak yoksa ateşe vericem birgün kendisini,araba çalışmayınca bir türlü babamı çağırdım hemen aküyü boşaltmışım,babamın arabasından bizim arabaya birşey bağladık birşey adını bilmiyorum sonra çalıştı Lanettttttttt..
Ananeme gittik Demir kuzenimin ufak kızını sonrada büyük kızını patakladı.Ortamda kendisinden başka kimseyle ilgilenilmeyecek haşaa hemen mobing.Uyuttuk sıpaları Özkanlar pazarı bizi bekler,her zaman olmasada bu sefer epey güzel ucuzdu.Zara'nın bluzlarını 5-6 liraya aldım.Demir'e yine Zara'nın pantolonlarını 7,5 Tl ye aldım.İşyerime yakın olması sebebiyle Zarayı epey ziyaret ediyorum.Birebir aynısı güle güle giyelim.
Büyük teyzemlerden çıkıp,küçük teyzemlere yemeğe geçtik,Demir kızları pataklayınca süremiz doldu dedik:)
Babamızı metrodan almaya gittik,Demir'e bak merdivenlerden kim iniyor diyorum.KafKaf dedem diyor.İyi bak dedim hımmm Mert o gelmesin Kafkaf dedem gelsin.Hay senin...............
Neyse yemekler afiyetle mideye indirildikten sonra haydi evimizee zira özledim.
Pazar sabahı Cumartesi ben evde olmayınca dolapta bomboş market yolları,malum çarşı pazar bütün alışverişi bizzat kendim yaparım.Cüce;
Baba nereye gidiyosun,
Bakkala
Ben de
Hemen gelicem çok soğuk.
Seni istimiyom ben
Kimi istiyon
dedemi...
Al dedim oğlunuda kahvaltınızıda dedenizde yapın size iyi günler!
Sen gelmiyormusun falan demesine fırsat bırakmadım,
Özledi çocuk dedesini,bizim hesaplar ayrı,çocuğumun dünyası bembeyaz ne benim,ne bir aile üyesinin,ne de herhangi bir kişinin grileştirmesine izin vermem.Çocuğum bir yana dünya bir yana.
Giderken sevgiliye;
Çocuğuma laf söyleyeni,inciteni üzerim dedim gönderdim.
İyi ki göndermişim okadar mutlu döndü kü eve,
Bana sarıldı beniz özlemiş öyle dedi,sonra bütün yaptıklarını büyük bir heyecanla anlattı,
Dedemle kahvaltı yaptık,dişlerimizi fırçaladık,tırnaklarımı kesti,efe oynadık,babamın işine gittik,dedem araba almış beyaz kocaman anne!!! ama sonra dedem kayboldu nereye gitti bilmiyorum,bizde eve geldik dedi süt istiyorum uyucam dedi sütünü bitirmeden uyudu kaldı..
Uyanınca sözleştiğimiz üzere İlknurlarla Seyirtepe'ye gittik çok beğendim,manzara nefis,çocuklar için oyun salonu var hemen yanına oturduk zaten.Orada Demir'den yaşça büyük çocuklara tembihledim,
ben şu masada oturuyorum,kapıyı kapatıyorum,lütfen açık bırakmayın,
eğer sizi üzerse haber verin,ona öğretmenlik yapın o sizin kardeşiniz dedim..
O kadar tatlılardı ki büyük bir görev almışcasına ilgilendiler Demir'le,
Ortam nefis ,manzara muhteşem,etleri enfes ama porsiyonlar biraz küçük,garsonlar berbat fiyatlar orta karar.tavsiye ederim,yazın daha güzel olduğuna eminim.
Ordan İkea'ya geçtik,acil Demir'e yatak ihtiyacımız var karyolasına sığmıyor artık,çok ta deli yatıyor zaten,
O kadar inceyki tahtaları zıplasa kırılacak gibi almadık.Şu araba yataklardan alsak ne kadarda hoşuna gider,onlarada bakacağım muhtemelen onlardan alacağım,öneriniz ve alıpta memnun kaldığınız bir marka model varsa lütfen yazın..
Sağlıcakla Kalın
16 Şubat 2012 Perşembe
16.02.2012
Canım mısın,hayatım mısın,aşkım mısın?yoksa hepsi birden sen misin?
Bugün doğumgünün çok sağlıklı mutlu huzurlu yılların olsun diliyorum..
Ağırbaşlılığını sevdim,
efendi halini sevdim,
saygılı olmanı sevdim,
mantıklı olmanı sevdim,
akılcı olmanı sevdim,
art niyetsiz olmanı sevdim,
Dürüst olmanı sevdim,
İyi bir eş olmanı sevdim,
İyi bir baba olmanı sevdim,
İnadınından hoşlanmadım birtek o kadar kusur olur dedim onu bile sevdim,
SENİ SEVİYORUM...
Mutlu Yıllar Sevgilim..
Bugün doğumgünün çok sağlıklı mutlu huzurlu yılların olsun diliyorum..
Ağırbaşlılığını sevdim,
efendi halini sevdim,
saygılı olmanı sevdim,
mantıklı olmanı sevdim,
akılcı olmanı sevdim,
art niyetsiz olmanı sevdim,
Dürüst olmanı sevdim,
İyi bir eş olmanı sevdim,
İyi bir baba olmanı sevdim,
İnadınından hoşlanmadım birtek o kadar kusur olur dedim onu bile sevdim,
SENİ SEVİYORUM...
Mutlu Yıllar Sevgilim..
15 Şubat 2012 Çarşamba
herşeyimsinizzz
Annem olmasaydı eğer,yarım bile değildim hiç yoktum,
Ölümü göze alarak çocuğumu aldıramam deyipte yaşım kadar Kalp hastası olan ,bana canından can veren,ben iki günlükken kalp krizi geçirip ölüp tekrar dirilen annem,
komik kelimelerinle bizi güldürmekten yıkan,sonrada kızgın bir edayla ben elma demesini de bilirim alma demesini de diyen canım annem,
Demir'e bağırdığımda 30 yaşıma aylar kala bana terlik fırlatan,evden kovan canım annem,
Benim evimin ütüsünü ve temizliğini dert edinip ,pazara geçiyordum da uğradım diye dağ gibi ütüyü yapan annem,
Demir'in doğumgününe birgün kala kalp krizi geçirip,o halinle bile hastanede bak sakın erteleme özendin okadar diyen canım annem,
Yoğun bakımda can havliyle kızıma bir el sallayım o çok evhamlıdır diye bütün doktorlara dize getiren canım annem,
Trafikte ben araba kullanırken sürekli dur ,yavaş,aman diye söylenen canım annem,
İki haftada bir kardeş krizi tutan,beni Selmaya götür hem şöyle böyle yaparız diye kanıma giren canım annem,
Hayatını SADECE VE SADECE eşine çocuklarına torunlarına adayan canım annem,
Torunlarına laf söylenince Panter olan canım annem,
Bakışımdan,ses tonumdan ne kadar mutsuz olduğumu anlayan ve asla kanmayan canım annem,
Asla yalan söyle-ye-me-diğim canım annem,
sana olan sevgimi nasıl anlatayım ki ben hangi kelimelere sığdırabilirim ki annem..........
Babam olmasaydı eğer,yarım bile değildim hiç yoktum,
Ya babam,ya babam hayatımın ilk erkeği,
Eve ne alınırsa alınsın önce siz sonra ben diyen canım babam,
Gençliğimde en markalısından giydiriirken, üstüne bir gömlek alırken yüz kere düşünen canım babam,
Okumam için elinden geleni yapan canım babam,
60 yaşında hala çalışan emektar babam,
Torunlarınla şekilden şekile giren canım babam,
Şeker hastası olduğumu öğrenince hastaneden haber bile vermeden giden babam,
annem ameliyat olurken hüngür hüngür kimseye aldırmadan ağlayan babam,
Doğumhaneden çıktığımda bana sıkıca sarılıp,ağlamamak için kendini tutan babam,
Demir uyusun diye her sabah bize gelip,giydirip okula götüren,ordanda işe giden babam,
Demire bakarken ki sevgiyi taa içimde hissediyorum bu resimde...
hakkınızı ödeyemeyeceğim gibi iyiki sizin gibi muhteşem bir ailem var.
Annemsiz de babamsız da olmam olamam..Allah sağlıklı uzun ömürler versin inşallah.
Hiçbir zaman bırakmadınız hep tuttunuz elimizden,ömrüm yettiğince başımın üstündesiniz.

Yahu bir de benim ablam var..,
Daha ilk eve geldiğim gün kapıyı kapatıp gözlerimi oymaya çalışırken yakalanan ablam,
Ben zayıfken kotlarıma sulanan daha ben giymemişken giyen,vermeyince balkondan aşağı atan ablam,
Gençliği boyunca ispiyon ederim diye ki yapardım hiçbiryere götürmeyen,
ben büyüyüncede sayemde dışarı çıkmaya izin alabilen ve beni her yere götüren ablam,
Evini dağıtıyorum diye beni kovan sonrada beni puma ayakkabıyla kandırıp geri döndüren ablam,
Bir tane lokum,bir tane asil yiğenimin anası ablam,
Eşinin ölümüyle yıkılan üç yıl birlikte kaldığım,çocukları paylaşıp büyüttüğümüz ablam,
Varlığın dert yokluğun yara...
senide çok çok seviyorum..
Not:yukarıdaki resim ablam ve ben,mert beni oyuncak ayı sanmış daha önce söylemişmiydim?
Bu post hypo'dan özentidir.
13 Şubat 2012 Pazartesi
huysuzzzz
Bütün haftasonu Gamze ile yatıp onunla kalktık.Uygun ilik bulunacağına eminim hemde çok.Annelerin gücüne hayran kalmamak imkansız anne olunca dayanışmada en üst düzeyde oluyor.Biz Türk Milleti çok duyarlıyız bu konularda.Blog tutmak ne güzel ,sesini duyurması,yardım istemesi,birtek Gamze değil,sayesinde kimbilir ne kadar çok kişi hayata tutunacak.
Cumartesi akşamı Okan Bayülgen'i izledik.Gamze aradığında hıçkırıklarla izledim.Bir baktım Mert'te ağlıyor hiç böyle görmemiştim onu,daha da yüreğim acıdı,bana dediki babasızda annesizde olmaz meltem,ama annesiz hiç olmaz haklıydı.Gamzede ayrılmayacak Atakan'dan eminim buna.
-Demir ile o kadar zor bir haftasonu geçirdikki,siyah beyaz,beyaz siyah olmadı hiç.o kadar gergindiki,sürekli huysuz bağıran,giyinmek istemeyen,yemek istemeyen bir hal vardı üstünde.
Doğumgünü hediyesini erken verdik sırf o yüzünün alacağı hali merak ettiğimiz için.
O kadar güzel güldü ki dünyalara bedeldi gördüğü andaki bakışı gülümsemesi,daha büyük mutluluk yok anne baba için evladının gülen gözleri,gülen yüzü paha biçilemez bir duygu.
Seni istiyorum,beni okuldan sen al diyor ama bu mümkün değil,servis dörtte ananesine bırakıyor,ben alırsam ancak yedide evde olabiliyorum,o saate kadarda okulda kalmasını istemiyorum..
Derdi benim anlıyorum ben yoksam hiçbirşey yapmak istemiyor,babası arabasınla gezmeye götürdü?Kapıdan çıkarken demediyse on kere,
Sende geliyormusun?
Evde bizimi bekleyeceksin?
İşe mi gideceksin?
Balkondan bak seni göreyim,anlaştıkmı?
-Dün KafKaf dede krizi de geldi kriz kriz üstüne,ara ara ara sesini duyunca deliriyor hadi gidelim diye,
tamam ben seni giydireyim sen babanla git olurmu?
Sende gelllllllllll
Ben gelmek istemiyorum ama sen babanla gidebilirsin
Gell anne,babasına dönüyor
Annem gelmiyoo beni götürürmüsün,
Hazırlıyorum çantasına kadar,tam kapıdan çıkacaklar,
annem gelmiyo baba bende gitmiyim,dedeme kızmış annem
kızdınmı anne?
evet kızdım ama sen dedene gidebilirsin.
Ben de kızdım gitmiyoyum anne..
Peki evladım gitme ..
-Bıcı bıcı istiyom anne?
Tamam baban yıkandı su bitti,biraz ısınsın yıkarım.
-Soğuk su severim ben
Olmaz hasta olursun
-Sen benim üstümü çıkar
Daha değil
-Ben çıkarırım
-Arkadaşım geldi,dmr de yeni uyutmuştum yaklaşık üç saat sohbet muhabbet uyandı sonra,
sen kimsin?
Ben annenin arkadaşıyım İpek
-Git
Cumartesi akşamı Okan Bayülgen'i izledik.Gamze aradığında hıçkırıklarla izledim.Bir baktım Mert'te ağlıyor hiç böyle görmemiştim onu,daha da yüreğim acıdı,bana dediki babasızda annesizde olmaz meltem,ama annesiz hiç olmaz haklıydı.Gamzede ayrılmayacak Atakan'dan eminim buna.
-Demir ile o kadar zor bir haftasonu geçirdikki,siyah beyaz,beyaz siyah olmadı hiç.o kadar gergindiki,sürekli huysuz bağıran,giyinmek istemeyen,yemek istemeyen bir hal vardı üstünde.
Doğumgünü hediyesini erken verdik sırf o yüzünün alacağı hali merak ettiğimiz için.
O kadar güzel güldü ki dünyalara bedeldi gördüğü andaki bakışı gülümsemesi,daha büyük mutluluk yok anne baba için evladının gülen gözleri,gülen yüzü paha biçilemez bir duygu.
Seni istiyorum,beni okuldan sen al diyor ama bu mümkün değil,servis dörtte ananesine bırakıyor,ben alırsam ancak yedide evde olabiliyorum,o saate kadarda okulda kalmasını istemiyorum..
Derdi benim anlıyorum ben yoksam hiçbirşey yapmak istemiyor,babası arabasınla gezmeye götürdü?Kapıdan çıkarken demediyse on kere,
Sende geliyormusun?
Evde bizimi bekleyeceksin?
İşe mi gideceksin?
Balkondan bak seni göreyim,anlaştıkmı?
-Dün KafKaf dede krizi de geldi kriz kriz üstüne,ara ara ara sesini duyunca deliriyor hadi gidelim diye,
tamam ben seni giydireyim sen babanla git olurmu?
Sende gelllllllllll
Ben gelmek istemiyorum ama sen babanla gidebilirsin
Gell anne,babasına dönüyor
Annem gelmiyoo beni götürürmüsün,
Hazırlıyorum çantasına kadar,tam kapıdan çıkacaklar,
annem gelmiyo baba bende gitmiyim,dedeme kızmış annem
kızdınmı anne?
evet kızdım ama sen dedene gidebilirsin.
Ben de kızdım gitmiyoyum anne..
Peki evladım gitme ..
-Bıcı bıcı istiyom anne?
Tamam baban yıkandı su bitti,biraz ısınsın yıkarım.
-Soğuk su severim ben
Olmaz hasta olursun
-Sen benim üstümü çıkar
Daha değil
-Ben çıkarırım
-Arkadaşım geldi,dmr de yeni uyutmuştum yaklaşık üç saat sohbet muhabbet uyandı sonra,
sen kimsin?
Ben annenin arkadaşıyım İpek
-Git
9 Şubat 2012 Perşembe
NASIL BİR GÜN.
Mertin yakın arkadaşının kuzeni sezeryanla doğum yapıyor.bebeği birkaç defa emzirdikten sonra karnım çok ağrıyor diyor ve normal deyip geçiştiriyorlar.bir saat kadar sonra kalbi duruyor ve başka bir hastaneye sevk ediyorlar 25 dk sonra kalp çalışmaya başlıyor .sezeryan esanasında dr ana bir damarı kesiyor ve kız iç kanamadan duruyor kalbi.bitkisel hayata giriyor.cumartesi bütün gece 0 pozitif kan aradık kendi çevremizde bulundu kan verildi.4 gündür yoğun bakımdaydı dün gece 2 de vefat etti.0 aylık bir bebek,3 yaşında ve 6 yaşında iki çocuk,ölen 25 yaşında anne.
şimdi bu doktor nasıl bir vebal aldı,o çocuklar annesizliğe nasıl alışacak ve hayata nasıl yenik başladılar değilmi?
kelimeler boğazımda düğümleniyor,düğümlenmese ne olacakki vay gidene...nur içinde yatsın..
http://atakan310309.wordpress.com/2012/02/03/seyahate-giden-anne-gibiyim/ başka kötü haber de gamze'den kendini tanımasamda bloğuna hiç rastlamamış olsamda umuyorum allah oğluna bağışlar ve uygun ilik en kısa zamanda bulunur.İzmirliler daha çok yardımcı olabilir.Dokuz Eylül Üniversite hastanesindeymiş şuan.Uygun Donör lazımmış bir el atsak,annenin elini atıpta oldurmadığı varmıdır?
şimdi bu doktor nasıl bir vebal aldı,o çocuklar annesizliğe nasıl alışacak ve hayata nasıl yenik başladılar değilmi?
kelimeler boğazımda düğümleniyor,düğümlenmese ne olacakki vay gidene...nur içinde yatsın..
http://atakan310309.wordpress.com/2012/02/03/seyahate-giden-anne-gibiyim/ başka kötü haber de gamze'den kendini tanımasamda bloğuna hiç rastlamamış olsamda umuyorum allah oğluna bağışlar ve uygun ilik en kısa zamanda bulunur.İzmirliler daha çok yardımcı olabilir.Dokuz Eylül Üniversite hastanesindeymiş şuan.Uygun Donör lazımmış bir el atsak,annenin elini atıpta oldurmadığı varmıdır?
6 Şubat 2012 Pazartesi
hasta mı oldum kuzum sen
kuzu hasta giriş gelişme ve sonuç olarak ilerledik.
cumartesi sadece kusma, pazar ishal ,gecesi ateş,bugün hala ateş..
sabah ananesine bıraktık bakım evine,annem kesin iyileştirir onu,hatta şu sıralar aramalıydı ve şöyle demeliydi.
At gibi at neresi hasta bunun?
Evet keyfi yerinde hasta oluyor benim oğlum napabilirim?
Dün balçova civarında kaka tahlili yapılacak biryer bulamadım,dokuz eylül de illa çocuğunda gelmesini istiyor.
Hıh oldu gelelim de binbir çeşit mikropla geri dönelim..Kaş yapalım derken göz çıkarmaya hiç niyetim yok.
Göztepedeki İlgi Polikliniğini Şifa Hastaneler grubu almış çok iyi olmuş,Ama havanın güzelliğinden mütevellit herkes sokakta nasıl tarafik birde üçkuyular pazarı olunca .Balçova Göztepe arasını 45 dk sürdü.Sürsün sürmesine de o yeşillikle karışık antibiyotikli kaka kokusu,bir ara ölüyorum sandım ölmemişim.Sonuç temiz ee nesi var çocuğun,
Cuma gecesi zencefille,çubuk tarçın koymuştum ıhlamuruna o mu yaptı diye içimden hayıflanıyorum,dışımdan ne mümkün kocam diker kulakları her bulduğun otu dayıyorsun çocuğa diye en iyisimibok yeme sus dedim kendi kendime,ateşte gelince muhteşem karışımlarımdan olmadığı anlaşıldı.
Virüs almış bu çocuk,doktoru aradım ama tedaviye çoktan başlamıştım,Dr'da onayladı ve dediki doğru yoldasınız..Teşekkürler,
Günün sonuna doğru dr a gidebiliriz ateşi geçmezse,hatta gitmişken park polikliniğinde bir daha kaka tahlili yaptırmak lazım (yaparsa) lakin diğerlerine pek güvenemiyorum.
İnşallah kısa ömürlü bir virüstür.
Sağlıcakla Kalın,
cumartesi sadece kusma, pazar ishal ,gecesi ateş,bugün hala ateş..
sabah ananesine bıraktık bakım evine,annem kesin iyileştirir onu,hatta şu sıralar aramalıydı ve şöyle demeliydi.
At gibi at neresi hasta bunun?
Evet keyfi yerinde hasta oluyor benim oğlum napabilirim?
Dün balçova civarında kaka tahlili yapılacak biryer bulamadım,dokuz eylül de illa çocuğunda gelmesini istiyor.
Hıh oldu gelelim de binbir çeşit mikropla geri dönelim..Kaş yapalım derken göz çıkarmaya hiç niyetim yok.
Göztepedeki İlgi Polikliniğini Şifa Hastaneler grubu almış çok iyi olmuş,Ama havanın güzelliğinden mütevellit herkes sokakta nasıl tarafik birde üçkuyular pazarı olunca .Balçova Göztepe arasını 45 dk sürdü.Sürsün sürmesine de o yeşillikle karışık antibiyotikli kaka kokusu,bir ara ölüyorum sandım ölmemişim.Sonuç temiz ee nesi var çocuğun,
Cuma gecesi zencefille,çubuk tarçın koymuştum ıhlamuruna o mu yaptı diye içimden hayıflanıyorum,dışımdan ne mümkün kocam diker kulakları her bulduğun otu dayıyorsun çocuğa diye en iyisimi
Virüs almış bu çocuk,doktoru aradım ama tedaviye çoktan başlamıştım,Dr'da onayladı ve dediki doğru yoldasınız..Teşekkürler,
Günün sonuna doğru dr a gidebiliriz ateşi geçmezse,hatta gitmişken park polikliniğinde bir daha kaka tahlili yaptırmak lazım (yaparsa) lakin diğerlerine pek güvenemiyorum.
İnşallah kısa ömürlü bir virüstür.
Sağlıcakla Kalın,
1 Şubat 2012 Çarşamba
görmemişin kar'ı
evet evet sabah evden çıktık kar yağıyooo ama tutan birşey yok tabiki umarım olur.
Benim şaşkın oğlum karı görünce ilk tepkisi bu ne yaa dedi.Kardan yoksun bir haber yaşıyoruz.Kardan adam olmasa çocukların vay haline..
İlk karla tanışmam 92 yılındaydı ilkokula gidiyordum gece 21:00 sularına kadar babam izin vermişti sokakta kalmamıza neyse..
Sonra Manisa Turgutlu'da okurken sürekli art arda o zaman görmüştüm.2000 yılında.Acayip bir soğuğu vardır oranın.Nitekim hayatında grip olmamış benim bademciklerime mal olmuştu o soğuk neyse..
Daha sonra Bozdağ'a gitmiştik..2006 yılında Hah birde orda görmüştüm.
Gördüğüm görmüşüm bu kadar bir de bugün güzel gün bugün ya.
Mert'e dedim işyerinde değil daha önce indir beni,yürümek istiyorum.
Sırıtarak yürüyen bir ben değilmişim yürürken anladım.
İzmirliler ne kadar hasretiz kar'a,çocuk gibi şen olduk sabah sabah.
Sokaklarda temizlensin,mikroplarda ölsün,kar tutsun nolurrrrrrrr...
Yarın karda oynama postu yazayım lütfen..
Karlı Günler....
Benim şaşkın oğlum karı görünce ilk tepkisi bu ne yaa dedi.Kardan yoksun bir haber yaşıyoruz.Kardan adam olmasa çocukların vay haline..
İlk karla tanışmam 92 yılındaydı ilkokula gidiyordum gece 21:00 sularına kadar babam izin vermişti sokakta kalmamıza neyse..
Sonra Manisa Turgutlu'da okurken sürekli art arda o zaman görmüştüm.2000 yılında.Acayip bir soğuğu vardır oranın.Nitekim hayatında grip olmamış benim bademciklerime mal olmuştu o soğuk neyse..
Daha sonra Bozdağ'a gitmiştik..2006 yılında Hah birde orda görmüştüm.
Gördüğüm görmüşüm bu kadar bir de bugün güzel gün bugün ya.
Mert'e dedim işyerinde değil daha önce indir beni,yürümek istiyorum.
Sırıtarak yürüyen bir ben değilmişim yürürken anladım.
İzmirliler ne kadar hasretiz kar'a,çocuk gibi şen olduk sabah sabah.
Sokaklarda temizlensin,mikroplarda ölsün,kar tutsun nolurrrrrrrr...
Yarın karda oynama postu yazayım lütfen..
Karlı Günler....
Rakıyı içen kadın ; gülüyorsa ...
O gülüşün ardında ; en az dokuz roman , on dör...t tane de , film repliği yatar ...
Büyük gülerler , büyük susarlar …
Rakı içen kadın ; rakıyı çok sık içmez ...
Ama rakıyı içtiği an ...
... Bil ki ; içme zamanı gelmiştir ve konuştuklarında , net konuşurlar …
O kadınlar ...
Keyfine doyum olmayan bir akşamüstü sonrasında ...
Bir kıyıda köşede ; gece sefası gibi açarlar ...
O kadınlar ; afet-i devrandır ... Ve .... rakı içen kadının elleri güzeldir ...
O kadınlar ; senden başkasını severlerken bile , seni incitmezler ...
Rakı içen kadın ...
Herkesle rakı içmez ve seninle rakı içiyorsa ...
Senin için kalbinde ; en az , yüz elli metrekare daha yer vardır ...
Ve sen ; bunu bildiğin için ...
O kadına ; kalbinin tüm kapılarını , beklentisizce açmış ...
Cebindeki tüm anahtarlarıysa ; hiç bulmamak üzere , yutmuşsundur ...
Rakı içen kadın ...
Cihanda sulhtur , ağdalı değil , nağmeli sever ... !
O gülüşün ardında ; en az dokuz roman , on dör...t tane de , film repliği yatar ...
Büyük gülerler , büyük susarlar …
Rakı içen kadın ; rakıyı çok sık içmez ...
Ama rakıyı içtiği an ...
... Bil ki ; içme zamanı gelmiştir ve konuştuklarında , net konuşurlar …
O kadınlar ...
Keyfine doyum olmayan bir akşamüstü sonrasında ...
Bir kıyıda köşede ; gece sefası gibi açarlar ...
O kadınlar ; afet-i devrandır ... Ve .... rakı içen kadının elleri güzeldir ...
O kadınlar ; senden başkasını severlerken bile , seni incitmezler ...
Rakı içen kadın ...
Herkesle rakı içmez ve seninle rakı içiyorsa ...
Senin için kalbinde ; en az , yüz elli metrekare daha yer vardır ...
Ve sen ; bunu bildiğin için ...
O kadına ; kalbinin tüm kapılarını , beklentisizce açmış ...
Cebindeki tüm anahtarlarıysa ; hiç bulmamak üzere , yutmuşsundur ...
Rakı içen kadın ...
Cihanda sulhtur , ağdalı değil , nağmeli sever ... !
alıntıdır.
30 Ocak 2012 Pazartesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)











.jpg)















