12 Temmuz 2011 Salı



3 gün kemiklerimizin bile dinlediği kısacık tatil çok iyi geldi.zira işe gelemeyecek durumdaydım artık.yıllık izinlerimi de annemin ameliyatı,dmr'in kreşi derken kullanıp bitirdim.Sabah 11 de uyanma,beşe kadar yaylanma sonrada deniz,sahil,kum,güneş sadece bunu yaptık üç gün boyunca.Dmr sıpası denize gider gitmez Mert'i ıslatmaya başlıyor hatta aştı kendini adama çamur banyosu bile yaptırdı.Arkadaş buldu denizde çok güzel oynadılar birbirlerinin oyuncaklarıyla oynadılar paylaşım vardı paylaşım uzun zamandan sonra...




Özgürlüğün doruklarındaydı anane bir yandan,dede öbür yandan şımarttıkça şımarttılar tutabilene aşkolsun.Dedesiyle ortak birşeyler yapmaya bayılıyor.tamir yaptılar,



bahçeden sebze topladılar,
















Dillendikçe tatlı oluyor bu kuzu,bir de hapşurma efekti yapıyor ki gülmekten kırılıyoruz,kendi de gülüyor sonra ballı kaymaklı dondurmam benim birde beni annem diye çağırması yokmu!içimin eridiğini hissediyorum.

wc geyikleri..

Dmr ile kaka üzerine;

**Anne du geliyo ıhhhh geldi.
bitti mi annecim?
yokkk başka geliyoooo!!

**Anne anne eee var!!
Koş hemen tuvalete,
Oraya değil bahçeeee!

6 Temmuz 2011 Çarşamba



Cep telefonundan çekildiği için epey kötü bir video...

Bütün gece babasının gitarını elinden bırakmadı DMR,bizi hayretlere düşürdü.o parmak hareketleri görülmeye değerdi,sevgili çoşunca bize çalar ama DMR pek oralı olmazdı.Büyüyor ve algıları değişiyor olacak.Bir yandan parmaklar gitar üzerinde gidip gelirken diğer yandan da şarkı söylüyor.babasına çekmiş olacak,benim hiç öyle becerilerim yoktur.Dansla da arası çok iyi,özellikle Zeybek en favorisi diyebiliriz.Şu sıralar Pepee çizgifilmindede sürekli yöresel oyunlar gösteriliyor bu yüzden daha biri ilgisini çekiyor farkediyorum.Hele bi Po Poptur Ceyn Popirap.......... diyeyim.kafa sallanıyor ayaklar öne arkaya.bayılıyorr.Bu durumu farketmişken yönlendirme yapmalıyım,en kısa zamanda ilgili yerlere başvuracağım.Benim hiç yok dedim ya,olsun isterdim.Belki ailem yönlendirmedi belkide içimde yoktu bilemiyorum çöp adamım bile güzel olmaz,bir kayıt esnasında sesimi duyduğumda onun ben olduğuna bile inanamıştım ama Dmr'deki bu azmi ve zevki görüyorum.Sıkılınca amacını aşsada Bknz.video!!

Geçen hafta okula gitmek istemedi,hatta kendini yerlere çarptı okula girmemek için,nedeni yok.2 yaş sendromunu köküne kadar yaşıyoruz.Bütün sakinliğimize rağmen sırtımda 5 cm.uzunluğunda tırnağınla yaptığı bir çizik,alnımda dün arabasıyla vurduğu birde mor'um var.Bunun yanlış olduğunu,biraz ayrı odalarda takılmamız gerektiğini,canım yandığı için onunla ilgilenemeyeceğimi söylüyorum.iki dakika sonra boynumu,kollarımı öpüyor,bir yere kadar yüzvermiyorum sonra bu yılışıklığına kanıyorum ama çok tatlı oluyor.Hem döverim hem severim misali oynuyor benimle!

Bu hafta okula gitmelerde sorunumuz yok,Dmr'le yok daha doğrusu babamız daha sorunlu bu hafta,çocuğu okula bırakırken gitme baba dediği için günü bombok geçiyormuş.Birazda ben bırakmalıymışım ki ne kadar zor oluyormuş görmeliymişim.Tripcan'ın babası Kaprisgül!

Haftasonunu iple çekiyorum annem&babam beni bekler,deniz bekler,kum bekler,bahçe bekler,mis gibi hava bekler,balıklar bekler az kaldı çok az...

4 Temmuz 2011 Pazartesi

doyumgü-mü!

Ta Taaa!29 yaşı dolu dolu doldurmuş bulunmaktayım.Doğumgünümün ilk saatlerini evi temizleyerek ve dağ gibi olmuş olan ütüleri yaparak güne başladım.Oğlumla güzel bir kahvaltı yaptıktan sonra.Azıcık Funda&Ekin'i misafir edip koştuk AVM'lere bir sandalet bulamadım DMR'e içime sinen!Deıchmann,Yalı Spor,Adidas,Nike sonra .... bebe (hatırlamıyorum) ,Flo, Özdilek yok yok yokk.Yani alt tarafı krem yada beyaz önü açık yanları kapalı bir ayakkabı istiyorum.Allahım her çıkardıkları çizgifilm kahramanını yapıştırmışlar.Caiilou,Ben 10, Süperman vb.bir sürüsüü..Tamam bunlar çocuk böyle şeyleride severler ama sadesinide yapın be kardeşim,düğün var,takım elbise giydireceğim.Bunun yanında ayakkabıları zorla denettirdiğim hatta DENETTİREMEDİĞİM bir de oğlum var.Ayakkabısı ayağına yapışmış sanki.Alamadan döndük tabiki.Biz dönene kadar baba eve gelmiş.Aşağıya indi hemen.Şımarıklık hat safhada olan ben,nereye diye yeni gelin edalarıyla soru sorunca yemeğe götürüyorum sizi dedi,Peki zaten bekliyorduk.Yemeğimizi yedik eve döndük.Kıyafetlerimi çıkarıp içeri bir geldim oğlumla,sevgili pasta ellerinde beni bekliyorlar.Annenin doyumgümü derken ne tatlıydı.Ne güzel bir tablo ,iki tanede hediye almış,biri oğlum adına,biri kendi adına.Oğlumun hediyesi bir pantolondu.Anne giy giy dedi.Giydim.Tek dileğim vardı.Benim ve ailemin sağlıklı olmasıydı gerisinin teferruat olduğunu çoktan öğrenmiştim.

27 Haziran 2011 Pazartesi

komik

güzel bir okadarda kaka dolu haftasonu geçti gitti ellerimin ucundan...yahu yazın çalışmak hiç bana göre değil,kendimi işe adapte edemiyorum yaz aylarında.ben kış çalışanıyım bırakın yazın yatayım olmazmı?annemlerin yazlığına gittik cumadan.daha yola çıkar çıkmaz meymet dedem diye başladı bizim oğlan ,yön olayını iyi kapmış olacak gittiğimiz yoldan nereye gideceğimizi anlıyor sıpa.Nasıl dinlenmeli bir haftasonuydu sürekli uyuduk ..vay anammm bir hafta bıraktı bizi ölmüşüz uykusuzluktan Dmr'de dahil,kah havasından,kah suyundan vedalaşamadık yataklarla.Dede Dmr'i hiç bırakmadı bize zaten ohhhh dört dönüm bostan yan gel şahin!!Hiç bez bağlamadık bu haftasonu epey yol katettik.

Çiş; Genellikle bahçeye doğru fışkırtılarak menzili 50 cm. olarak gönderildi.Kazasızdı.Gece Bağlandı ama gecede kalkıp anne çiş dedi.Peki ben naptım ''İşe altında bezin var'' Çok pişmanım üşendim...:(

Kaka; Kaza +10 henüz kakaya alışamadı.Kakasınla iz bırakan oğlumu tuvalete yıkamaya götürürken elimde bir sıcaklık!Aman yarebbi bir avuç kakam var ne mutluyum,itiraf ediyorum midem kalktı:((içeriği epey değişti çünkü nerde o bebekken olan masum kakalar!

DMR uyuttuk yuppiii,haydi denize, Sevgiliyle ellerimiz buruşuncaya kadar denizde kaldık,İlk defa DMR olmadan denize girebildik 2.5 yıl aradan sonra,ilk başlarda keyif aldık bu durumdan ama yarım saat sonra sadece DMR'den konuşurken bulduk kendimizi, aaa baktık eve dönüyoruz,hadi hadi diyor sevgili yanacaksın şimdi ağlıcaksın akşama yandım diye...tamam.....


Bu arada 6-7 ay önce alışveriş merkezindeyken arkamızdan gelen japon (yada çin,yadaaa neyse) lara kahkalarla gülen oğlum,aylar sonra gene aynı tepkiyle gülmekten yıkıldı.Bizde tabi, gözlerinin çekikliği mi ilgisini çekiyor anlamadım baktıkça güldü,o güldükçe biz güldük.çok tatlıydı..
                                                                                                               


Tipe bakarmısınız Tripcan!

24 Haziran 2011 Cuma

hipp

Sevgili Hipp

Projemizi bitirdik, 6 adet ayak izimiz ve 1 adet özgün çalışmamız var,size ulaşması için kargoya verdik,içine de güzel kısa bir mektup yazdık,yazarkende duygulanıp ağladık.Çünkü anne olunca kendi yavrunu değil, hepsini benimsiyorsun hepsinin annesi oluyorsun.Amacına ulaşmasıı temennimiz ,yeni projelerle tekrar görüşmek üzere.

23 Haziran 2011 Perşembe

havada aşk kokusu var!!!

Evet aynen öyle.DMR sınıf arkadaşı Duru'yu her gece yarım yamalak anlatmaktan bıkmaz usanmaz,kendi kendine ona hıııııııı du bakayım'' da der üstelik yaban gülü!Öğrendim ki Duru'larda da aynı durum söz konusuymuş.Dmr okula gelmediği zaman annesine yok gelmedi bugün diyormuş.Hemde üzgün bir ifadeyle.Aman yarabbi!!Bugün Öğretmenimizi aradım nasıl benim asabi diye,şuan yemek yediriyorlar Duru'yla birbirine demezmi?heheee çok tatlılar ya...Birbirlerine hitapları da şöyleymiş;
Duru Demir'e :Apaçi diyormuş (naptıysa kıza)
Demir'de Duru'ya : Cadı diyormuş.( Geçen Hafta ısırmıştı da oğlumu)

Hep birbirinin çifti oluyorlar gösteride de öyleydi, hep birlikte oynuyorlarmış okulda , çok iyi anlaşıyorlar.Bende bu arkadaşlığa hayranım ve içim bir hoş oluyor çok duygulanıyorum.

Okadar da tatlı ki Duru bir içim su yani,lokum gibi, beğenmesinde ne yapsın benim sıpa!

20 Haziran 2011 Pazartesi

BABAM

Küçükken sorarlardı ya hep kiminle evlencen diye ''Babamla derdim hep'',büyüdüm gençlik dönemlerimde ''bırak babanı artık verelim seni'' derlerdi sinir olurdum.Babama da ver bu kızı artık diyenlere
''turşusunu kurcam vermem onu derdi!!

Herkesin babası farklıdır ya hani, benim ki çok çok farklı ...
O gülüşüyle sağ yanağında beliren gamzesini görmek dünyalara bedel ....
Dünyanın en fedakar babasına seni çok seviyorum,iyi ki senin kızınım,babalar günün kutlu olsun ...























Oğlumda dedesine hasta tıpkı anası gibi...

Yaz geldi!!!!!!!!!



DMR'in 3. deniz sezonu açıldı.İlk denize girdiğinde 6 aylık civarındaydı,geçen sene 15 aylık civarları şimdi de 28 aylık civarlarında zaman ne çabuk geçiyor ve bu sıpa her sene daha bir yaramaz oluyor,
Mayosunu giymek istemedi mesela donuyla girecekmiş:))giymedi,
bebekken aldığımız şapkasını takacakmış 2 beden küçük kafasına çeke çeke sığdırdı,inadınla uğraşmak mümkün değil gibi artık,cidden sinirlerim geriliyor,sakinliğimi koruyamıyorum bazen kendimi çığırırken buluyorum..Cuma günü okula balkonda giymesi için aldığım uyduruk terlikle veeee altında kırmızı şort üstünde kavuniçi tişörtle gitmiş.Okul ahalisi ne gülüyordur ne eğleniyorlardır kimbilir..

Sürekli hınzır modunda,sürekli yaramazlık peşinde denize giriyoruz sevgliyle birden atılanlardan değiliz,kendimizi yavaş yavaş suya bırakanlardanız ama bırakamadık bu sefer ta kii DMR bizi ıslatana kadar!en sevmediğim sulu şaka.... ne biliyorsun,nerden biliyorsun ıslatmayı sezon yeni açıldı nerden gördün_?

Neyse sakin huzur dolu günler diliyorum sizlere ve bizlere:))

15 Haziran 2011 Çarşamba

gösteri-2 yaş



Dün gösterimiz vardı acayip heyecan yaptım.Birde işe giz katmaları daha çok cezbetti ne yapacaklarından bir haberdik.Saat tam altıda yerimizi aldık.dedeler,ananesi,babanesi,öğretmen halası,halası ve kuzeni ve ana-babası!Şirinler olmuş oğlum,malum daha küçük iki zıplıyor bir seyircilere bakıyor duruyor tekrar oynuyor,tekrar duruyor,yapısından kaynaklı çok ta fazla uyacağını sanmıyordum ama ilk bölüm iyi geçti.Saat 19:30 du ilk gösteride.İkinci gösteriyi bekliyoruz merakla ama saat 21:00 hala olan birşey yoktu.DMR'in uyku saati geldi ve beni bir telaş aldı emindim,şuan huzursuzdur muhtemelen uykusu geldiği için mızmızdır hatta ağlıyor olabilir diye.Öğretmenlerinden ikisini aradım tel.cevap vermedi çok geçe kaldıklarını söyleyecektim 2 yaş için ulaşamadım.tam yerime geçmek üzereyken,DMR ve arkadaşları gösteri yapmak üzere sahneye çıktı DMR'le gözgöze geldik,durur mu artık hiç,uykuda gelmiş,Anne Anne diye tutturdu tabi sahnenin önüne doğru geldim,el çırptım falan ama nafileeeee.İstedim öğretmeninden aldık ve gösterinin bitmesini beklemeden eve dööndük.

Yani emeklerine sağlık güzel bir organizasyon hazırlamışlar ama bizim yaş için uygun değilmiş bunu anladım,yada farklı bir saat olsaydı daha iyi olabilirdi diye düşünüyorum.Yinede oğlum takım elbise ve şirinler kıyafetiyle çok yakışıklıydı.

12 Haziran 2011 Pazar

yas!

 yastayız....

 oğlumun geleceğinden endişeli bir o kadarda üzgünüm.

-        




7 Haziran 2011 Salı


Bizde haberler iyi oğlum bütün dertlerini yarım yamalakta olsa anlatıyor.Çok güzel konuşuyor yada o BENİM ya bana öyle geliyor.Acayip hınzır ve zeki,Merte dedimki suyumuz bitmiş tel edermisin getirsinler?tamam dedi aradı.beş dk. sonra zil çaldı.Gayet konudan uzak Pepee'den gözlerini ayıramayan oğlum,damacanayı alıp kapıya gitti.Yani ne diyeceğimizi bilemedik öyle birbirimize baktık Mert'le..Bir de meşhur sen büyüyünce ne olacaksın sorusu vardır ya?Demir'in beyaz atletle olduğu bir an annem,doktor olursun inşallah beyaz bu çocuğa çok yakışıyor demesinin akabinin de Annem ne olcan sen büyüyünce dediğim oğlum bana Doktar diye cevap verdi,şaşırdık demekki sürekli kayıtta ona göre hareket etmeli artık.

Okuldan yazı geldi.07.06.2011 saat 07:30 da gösteri biletleri okulda satışa sunulacaktır diye.tuhaf geldi gün içerisinde alırız değil mi sonuçta öğretmenimizi arayıp durumu sordum meğer yer seçimi için her sene böyle bir uygulama varmış.Mert'le dalga geçtiğimiz bu konu önümüzdeki 50 kişiyi görünce son buldu.Bu nasıl birşey ya banka kuyruğu yada elektrik su kuyruğu şaka gibi.İlk gösterimiz malum bekledik işe geç kaldım falan falan.Öğretmeniyle ayaküstü bir sohbet ettik.Sinevizyon gösterisi çekimlerinde kameradan hiç hoşlanmamış,ağlamış kameraları sevmiyor dedi öğretmeni.İnşallah bunca beklediğim sıraya değer ve güzel bir gösteri olur.Gösteri hala gizemini koruyor,Kıyafetler takım elbise ve şirin kostümü oda henüz ulaşmadı elimize çok heyecanlıyım kesin ağlarım...

Bu arada tuvalet yapmayada eğimliyiz kaçaklar olsa da,iki tane alıştırma külodu aldım hiç giymek istemiyor giymiyorda nitekim,Öğretmen birkaç ayımız daha var dedi .Kakayı hala gizli saklı kuytu köşelerde yapsada çişi söylüyor,çişi tuvalete dökmek ''bay bay çiş'' demek pek hoşuna gitti.ısrarcı olmuyorum,çiş varmı diye soruyorum o bana söylüyor yada bazen halıya yapıyor hiç umursamıyorum,kurtulmak istiyor anlıyorum,yatarkende bağlıyorum ,genelde yapmış oluyor epeyce hemde,çok sıvı tüketen bir çocuk olduğu için sanıyorum.Fazla sıkmadan,sıkılmadan,kendi istediği gibi zamana yayıyorum bu işi.Bunun bir okulu yok,canı istediği zaman yapsın düşüncesini savunanlardanım.

30 Mayıs 2011 Pazartesi

sezon açıldı!

 


Cumartesi malum sınavım vardı hani şu hiç çalışmadan iyi notlar aldığım,Allah'ım fazla böbürlenmemden kaynaklı olacakki sorular acayip zordu.Ama öncesi var.Sınava giderken yolda Demir uyusun nolur uyusun diye gözünün içine baktım sessim duyuldu yoksa katiyyen bırakmazdı beni.SınavA İletişim Fakültesinde girecekmişim bir de içeri girsem,Cep telefonu ve Fot. Makinası var diye geri püskürtüldüm.Kapıda bir polis var onun arabasına emanet bırakıyorlar dedi ama sorumluluk almıyormuş,ben nasıl alıcam ki 200 kişi rahat koymuştur arabaya.Yanıma yaklaşan bir kız tel.almıyorlarmı diye bana sorunca hoppp orada arkadaş olduk.Bir de erkek arkadaş geldi aynı soruyu oda sordu onuda aldık aramıza biz muhteşem üçlü telefonuyla ortada kalanlar olaraktan.Başladık etrafta nur yüzlü teyze aramaya,ne güldüler bana,Teyzeyi bulduk hiç yanılmam kızını bekliyormuş benim makyaj çantama doldurduk telefon,kamera,fot.makinası bıraktık teyzeye.Sına sınıfına oturdum ama acayip homurdanıyorum nasıl sinirliyim,saçmalığa bak diye diye,yahu arkadaş bir dolap ayarlasana madem kilitli olanlardan tel.almayacaksan,zaten sınav heyecanı var (hahhah) dumur olarak girdim sınava,zaten sinirliydim yaaa kazzzzzık gibi sorularda üstüne geldi.Sınav bitti Çandarlı'ya yola koyulduk.İyikide gitmişiz oğlum çok eğlendi zaten dedesine aşık, dedesi de her dediğini yapınca değme keyfine...çok ağladı dedesinden ayrılırken dedesi çok güzel ilgilendi,gezdirdi,yedirdi,bırakmak kolay mı?

Dönüş yolunda dondurma aldık.Demir'e max aldım,en son aldığımda soğuk diye yememişti,dondurma kabını tamemen çıkarmadım yarıya kadar çıkarıp katladım vayy efendim senmisin çıkarmayan o toto kesin yırtılmıştır bağırırken,annecim pis olur akar dediysemde dinletemedim bana nasıl sinirlendiyse dondurmayı iki ucundan tutup kağıt büzer gibi ııvvvvvvvvvvvv diye böğürerek parçalayıp yere attı,yani arabanın içine.Şaşırma şok olma güdülerim aynı anda atağa geçmişken ne yapacağıma karar veremedim bu sinir karşısında ,bu arada çığlıkla ağlamaya devam, dondurmanın bir tarafı açık olduğu için sıkınca elinde kalan dondurma elini dondurmuşta rahatsız olmuş.Dedesinden ayrıldı ya sinirleri bozuk diye görmemeye,duymamaya çalıştım.Sonrasında gelene kadar uyudu.

Annemi teyzeme bırakmıştık onu aldık,annem başladı Demir'e sormaya gebertiyoruz ya çocuğu hergün aynı şey!
Ananem eğlendin mi dedenin orada,yemek yedin mi?d
eden seninle oynadı mı?
annen sana kızdı mı?
*****eğetttttt
baban?
*****eğettt
dede dede kıjdııııııı.............
Dedesini anneme şikayet ediyor,acayip politik velet ,şimdi yırtıyordun dedenden ayrıldın diye kendini.
Neyse Benim asab-ı  DEMİR,cemuşla cansuyu görünce yumuşadı,sinirleri geçti.Epey kudurdular.

Cansu'nun doğumgününü babamın aldığı süper süper pastayla kutladık.Asil kızım benim,Nice mutlu yılların olsun.Seni çokk ama çok seviyorum ilk göz ağrım benim.

 


Sonuç yattığımız yeri o kadar beğendi ki hiç işe gelmek istemedik.Yaz moduna girdik ailecek.
Sağlıcakla Kalın,



24 Mayıs 2011 Salı

 Meymet Dedesi Demir'e oyuncak kürek,çapa birde naylon çizme almış tam çiftçi işi! bahçeden gelmedi bayıldı kaz kaz bi hal oldu.Bamya ekti,domatesleri çapaladı.Cemre'den kalma bir de arabası var ki o da traktör görevi  üstlendi çok serbestti ve bu işe bayıldı.En son suyunu çıkararak kürekle üstümüze toprak atmaya başladı.Semiz otu canavarı UçUç böceğinden acayip haz aldı.Annen sana terlik pabuç alacak-cak-cak diye şarkımızın sonundaki cak-cak ları söyleme hiddeti görülmeye değerdi,amaç bir an önce uçması ya bağırdıkça hemen uçacak diye düşündü herhalde.Öksürüyordu gittiğimizde öksürüğü kesildi.Dedesinin köyünün maskotu oldu.Herkesin evine gidiyor bir dolaşıp geliyor,gözüm üstünde ama hiç engellemedim araba geçmiyor en önemlisi o ve tehlikeli bir durum yok.Hava çok güzeldi en sevdiğimden ılık,geceye doğru hafif ürperten cinsten.O kadar kalmak istedim ki hiç gelmek istemedim.Meditasyon gibi geliyor bana oranın sakinliği,dinginliği...

Oğlumda dedesini-annesini (anane) çok özlemiş,benim anneme anne diyor.Demir en son köye 1 yaş civarlarında gitti.Ozaman konuşamıyordu.Köy yoluna girer girmez Meymet Dedeye geldik dedi.Hayatımın şokunu o an yaşadım.Nasıl kazındıysa beynine.


Sadece bir hafta Demir'i göremeyen anane biz dönecekken bende gelicem diye atılır,Demir'i acayip özlemiş,doyamadım nasılsa gelirim diye babamı bıraktı orada döndük iyi de oldu bende özlemiştim annemi,Alalh sağlık sıhhat versin benim canım aileme...

Bir de arkadaş edindik ismi Berre, Demir'den sekiz ay kadar büyük,cemre gibi kızıl acayip beyaz bir ten,masmavi gözlü bir kız.Resmini koyamıyorum hayal gücünüze bırakıyorum acayip güzel.Berre bizim oğlanın traktörü istiyor verir mi Demir hayatta!! kız ağlıyo fışfış,Benim sıpa iniyor ama eli direksiyonda bin bin bin diyor,kız tam binecek oturuveriyor herkesten kahkahalar,Berre dumur ama patlıyoruz gülmekten.Beş-on kere kıza devam eden bu özendirme sonrada vermeme işkencesi bitiyor,ananesi Berre'ye dürbün veriyor,bu sefer roller değişiyor Demir dürbünü istiyor.Bin Bin diyor kız gelirken dürbünü göstererek ver ver diyor.Yani ver öyle bindiririm diye ne kurnaz çocuk daha küçük değilmi bu hesapları yapmak için.Bazen cidden inanamıyorum pazarlık yapıyor resmen.Mertte bende paylaşım konusunda inanılmaz açığızdır bu çocuk kime çekti yahu??

Bahar şenliği!

                                                                 


                                        

Bahar mı ben hiç görmedim şahsen,yaz birden iniverdi bütün sıcaklığınla,benim mevsimim ilkbahar ılık bir meltem gibiii tüm inceliğinle :))))

Epey koşuşturmalı bir haftaya başladık efendim.Malum ayak başparmağımda aylardır ağrı var.Ertelete erteleye sonunda dr'a gidebildim.Halvuss Galvuss yada ona benzer bi rahatszılıkmış üç ay uykuda birşey takıcam ayağıma,eğer geçmezse ki düşünmek istemiyorum,kemiği törpülüyorlarmış yada kırıyorlarmış,Dr tipik türk kadınının sol ayak parmağı dedi ne demek oluyorsa heeee dedim.Ama ağrısından epey yoruldum belime vuruyor çünkü.Neyse neyse gelelim esas oğlana!

Kuzumun dün bahar şenliği vardı okulda.Bana okulu gezdirdi ve tek tek anlattı.
Anne gel gel bak at!bak kus (kuş),bak keçi,bak tavss (tavşan)
gel gel eğik..(erik),bak (çileği gösteriyor ama söyleyemiyor)

dün okul seçiminde ne kadar doğru bir karar verdiğimizi tekrar anladım,Öğretmenimiz Şermin en büyük şansımız olmakla birlikte öğrendikleri,uyguladıkları,okulun düzeni herşey çok güzel her türlü meyve ve sebze bulunuyor,erikler bizim cücelerin boyu yetişecek kadar küçük boy ve dallar uzanıp koparabilecekleri uzunlukta koparıp yiyorlar Demir'de beni oraya götürdü erik ziyafeti verdik oğlumla.Hiç oturmadık Demir benim,ananesinin,teyzesinin,cemresinin gelmesiyle daha bir heyecanlandı farklılaştı.Müzik Amcaları hepsine birer davul yaptırmış boylarına uygun,annelerde çaldı çocuklarla birlikte!çocuk olduk hepbirlikte güzeldi....


Demir dün öğretmen engeline takıldıkça annemi iştiyom,ben annemi iştiyommm dedi.Çok komikti yaa oğlum büyüyor ve beni anne yapan bu muhteşem varlıkla bana yaşattıklarıyla onu çok seviyorum ve aklıyla gurur duyuyorum.
Kaf kaf dedemiz Demir'i özlemiş bayağı oldu görüşmeyeli,yaz sezonunda genelde böyle oluyor,yazlık çıkıyor mertlik bozuluyor :)yemeğe gittik.Çırak veriyorum kebapçıya bu yaz epey yardımcı oldu orada garsonlara masada hiç oturmadı,ama kapanışı fena yaptık kafasını kötü vurdu masaya,sonra bidaha yerinden kalkmadı.Eve geldik dedesine ne tripler,ne cilveler resmen mest ediyor insanı.oynadılar epey sonra bayıldı kaldı yorgunluktan,şenlikte de epey yorulmuştu.Anne olmak güzel hemde çok...



16 Mayıs 2011 Pazartesi

pazar!

Dün yaşadığım sinir harbinden sonra yeni güne merhaba diyerek 7 sularında uyandık!Bugün sinirlenmek yok herşey güzel olacak diyorum kendi kendime bir kısım öylede oluyor.Bugüne kadar yaşadığım 2 yaş sendromu değilmiş.En babasını şu sıra yaşıyorum çünkü,ve sinirleniyorum nedense!aslında kendimi süper gaza getirmiştim asla inatlaşmayacaktım ,restleşmeyecektim.Bir yapsam bir yapamıyorum çıldıracağım.Artık gel anlatayım ,anlatırken öpüp koklamalarda işe yaramıyor.
-Kıyafet giydiremiyorum.
-Ayakkabı haşaa,babasının ayakkabılarını giyecekmiş,
-Uyuduğu zaman yatağına götürmek hayal,hemen bağırmaya başlıyor.
-Banyo o istediği zaman..soyunarak istediğini haber veriyor zaar!
-Sokağa çıkarken en az 3 en fazla 5 arabasını yanımıza alıyoruz.
-Bebek arabasında en fazla 5 dk.durabilir.
-Kaka yaptıktan sonra anne eeeeee demek var,altını almaya gelince olay olay olay!pis saatlerce öyle gezebilir!
-Traş olmaya gittik berberi görünce canavara benzetmiş olacak çığlık çığlığa hemen uzaklaştık ordan!
-Bu aralar bir de vurma peydahlandı.Bilgisayarı açayım tokat,mertle muhabbet edeyim tokat,Tv izleyim tokat onunla alakasız her yaptığım ,başka şeyle ilgilendiğim her zaman dayak yiyorum.
Okuldaki öğretmenle ve Psikologla konuşuyorum herhangi bir problem yok.Gayet uyumlu,gayet sakin,arkadaşlarıyla herhangi bir problemi yok,giyinirken,uyurken yerken hiçbir sorun yok.Yalnız fazla lider ruhlu!EEEEEEEE benle mi sıpanın derdi yani!Evet benimleymiş!ve çok normalmiş.Bir dahaki dayağıma kadar rahatlıyorum.
Dün yemekten sonra güzel bir yürüyüş yaptık,yürüyüşün sonunda güzel bir park vardı,Demir atladı tabi!Kaydıraktan kayarken içim gidiyor,ya gözümde büyütemiyorum,yada fazla korkusuz ,Rahat ol diyen Mert bir baktım Demir'in arkasından kaydırağa çıkmış.Sıpa oynuyor bizle resmen!

      




Yüreğimiz ağzımızda bir park eğlencesinden sonra eve dönmek üzere iken yolumuza çıkan otobüs Demir'i cezbediyor.Otobüsleri çok seviyor,evde epey otobüsü var.Canlısına bakarken bile telaşlanıyor.Anne anne bak,baba baba bak1Eve kadar binelim dedik.İlk otobüs macerasını yaşasın.Okadar heyecanlandı mutlu oldu ki anlatamam nereye bakacağını şaşırdı, otobüse binen herkesi tek tek inceledi,bundan sonra heryere otobüsle gideceğiz hahaaa:))

 

Sağlıcakla Kalın,
 

Arkadaştanda öte canımız,kardeşimiz Serkan'a kız istemeye gittik Cumartesi,gitmez olaydık  hatırladıkça sinirleniyorum.Bu resimden belliymiş az sonra yapacakları!Ev küçüktü ve çok kalabalıktı.Demir böyle kalabalığa girince bir haller oluyor ,kız evinin telefonlarını çarpmak,evin süpürgesiyle süpürge yapmak,tam kız istenirken olan sessizlikte bağırmalar yaptıklarının Sadece birkaç tanesi..Tuhaf bakışlara daha fazla dayanamayarak izin isteyip çıkıyoruz,fazla söze ne hacet nasıl bir ruh haliyle çıktıysam ayakkabımı orada bırakmışım.
Serkan'a mutluluklar diliyorum.

resimdeki 7 farkı bulunuz!

 

Copy Paste!!

cemrem!

Cemre'nin yıl sonu gösterisine gittik maaile ordaydık Demir'de dahil,neden Demir'de dahil sessiz durmasını beklemek imkansız da o yüzden.nitekim sonlara doğru sessizliğini bozdu.Cansu'nun kucağında uslu uslu sıkılmış vaziyette otururken,Cemre'yi görünce ABA ABA! diye bağırması ve auladaki karanlıkta bize bakan onlarca çift göz!!ne süper değil mi?

Demir bir kenarda dur -MaYA- koysun,Cemrem müthişti lokum gibi,Hawai Kızı olmuş bir ülke bir çocuğa ancak bu kadar yakışırdı Afroditim benim tam yemelikti.Daha fazla söze gerek yok.Buyrun...
Eniştem de görse bugünleri ne kadar mutlu olurdu kimbilir.Nur içinde yat,biz hep birlikteyiz.

9 Mayıs 2011 Pazartesi

GÜZEL GÜN!

Cumartesi günü imam'a ohooo günaydın yeni mi uyanıyorsun?dedikten sonra güne hızlı başladık.Hiçbir plana dahil olmamayı istedim.Funda ile birlikte Pınarbaşı'na anneler kıpraşmasına gidecektim ama çok uzaktı ,bugün yayılmak,hiçbirşey yapmamak istedim ki bu hafta çok yorulmuştum hem bedenen,hem psikolojik!Dmr'le kendimi arındırdım.O da iyileşti çok şükür!Sevgili Dr'umuz 3 ay kullanmak suretiyle Broncho Vaksom adlı ilacı verdi koruma amaçlı inşallah hasta olmayız birdaha!
Bu kışı hasta bakmakla geçirdim resmen Dmr bitti,Mrt başladı,Mrt başladı,Dmr iyileşti.Yeterrrr diyesim var!
Neyse esas oğlanımla temizliğe başladık.Birlikte çamaşır astık,bulaşık makinası boşalttık,süpürgeye tuttuk.Daha güzel anneler günü hediyesi olurmu yahuu!

Pazar sabahı genelde uyanır ve ben yanındaysam kendine çeker beni öptürür,sabahki tatlığı anlatılamaz.Annii Annii gel gel diye dudaklarını uzatır öpeyim diyeee yavrummmmm yerim yerim..Canım çekti valla!

Ben Dmr'i öpücük yağmuruna tutarken,baba ben bir ekmek alıp geleyim diye hazırlanmış bile.Tekmelesen gitmez,yalvartmadan!hemen anladım tabi.Kahvaltı hazırlıcam diyorum,biz hazırlarız sen otur diyorlar haha süper!Kahvaltıya mutfağa çağırıyorlar beni..ne göreyim ikisinin elinde de kıpkırmızı güller,bana uzatıyor oğlum annii bak,anni bak diye heyecanını anlatamam iyi birşey olduğunun farkında bebeğim benim.hemen öptüm sarıldım ikisine de,iyi ki annenim!Mrt seni daha çok seviyorum Demir'e  baktıkça...


Not:Şu sadece kafası olan  resim ne kadar hareket çekmiş gözüksede amaç fotoğraf makinası almaktı!

5 Mayıs 2011 Perşembe

anne demek!

Yengeç'im duygularımla hareket ederim,mantığım yok denecek kadar azdır genelde,anne olmak,eş olmak,sahiplenmek için yaratılmışım ben.Hamileliğimle birlikte hormonlarımdan kaynaklı var olan duygular          X 2...oldu resmen.Anneler günü yaklaştı.Kuzuma birkaç satır yazayım dedim.

Seni Çok seviyorum hayatımın bambaşka bir rengisin sen,senden daha güzel,senden daha üstün bir sevgi yok,seni ucağı bucağı olmayan bir aşkla seviyorum.Her sabah işe gelirken sen uyuyor oluyorsun ve ben senin kokunu çekebildiğim kadar çekiyorum içime gün boyu içimde kalsın diye, böyle güzel bir koku yok.
Gülüşünün gamzenin hastasıyım.
9 ay+2 yaş+2 ay'dır seninle yaşamak,seninle ilgilenmek,seni öğrenmek,beni öğretmek,birlikte hayatı keşfetmek,bilgi dağarcığına katkıda bulunmak çok güzel,
ben anne olunca;
-günlerce uykusuz kalsamda seninle oynayabilecek enerjimin hep var olduğunu,
-Kırk akıl otuz iki fikirin ne anlama geldiğini,
-annemin benim için ne demek olduğunu,
-değişik paranoya ve korkular edinmeyi,
-Yaramaz olduğunu bile bile, başkası söyleyince aslan kesildiğimi,
-Sabır küpüne dönmeyi,
-Sen hastayken,ben hasta olsaydım diye söylenmeyi,
-bütün işlerimi senin düzenine göre ayarlamayı,
-sorumluluğun adının ''sen'' olduğunu,
senin sayende anladım.
Bana yaşadığım ve yaşattığın bütün duygular için teşekkür ediyorum.Yüreğimdeki sana teşekkür ediyorum.
Seni Seviyorum.

hıdrellez !!

Dün hıdrellezdi hep çocukluğumu hatırlarım bugünde,hıdrellez deyince aklıma annemin ablamı ve beni ''İS kokarız'' diye sokağa çıkarmamasıydı hala aynı hiç değişmedi.Dün işten DMR almaya döndüğümde bugün hıdrellez anne DMR'i dışarı çıkarıcam eğlenelim biraz dedim.Aman Meltem ''is kokarsınız'' demezmi?
Hiç değişmemiş hiç, öldüm gülmekten:))))

Kerim başlamadan (Fatmagülün Suçu Ne?hastayız Kerim'e) çıkmamız lazım ama Havanın kararmasını bekledik malum daha güzel olur ozaman ..Babamızda hasta onu evde bırakıp Demir'le attık kendimizi sokağa ateş bulduğumuz yerde koğuşlanacaktım.Hemen aşağıda çocuklar yakmış ateş Demir nasıl mutlu bağıra bağıra bi hal oldu korkusuzda sıpa, bıraksam girecek ateşin içine!Adettendir 3 kere onu atlattım ,3 kere ben atladım.Tabi bu üç atlamadan sonra 3333333 daha atlamışızdır.Karga tulumba derler ya aynen öyle söküp aldım.Çerez alalımmı sana dedim hı hı!dedi.biraz yürüyüş yaptık döndük evimize.Çookk iyi geldi !

Dileklerimi yazdım bir kağıda,sevgiliye de yaz dedim oflaya puflaya iki satır birşey yazdı bakmadım!!Kapının önündeki Gül ağacının arasına sıkıştırıverdim.Sabahta onu ordan aldım.Yani biri bulmasın diye nasıl arasına teptiysem dikenler battı elime!Sabahta 2.Kordon'dan denize attım.Bu arada balkonada mandallardandan istediğim birkaç şekil yaptım (söylemeyeceğim.),annem yaptığı zamanlarda oluyor gerçekten de!
Müslüman KİM?
İnanan--- yani ben!!

4 Mayıs 2011 Çarşamba

Levrek, hamsi, kalkan... Kader anı Haziran!

Levrek, hamsi, kalkan... Kader anı Haziran!: "“Seninki kaç santim?” kampanyasının sonucu belli oluyor. Tarım Bakanlığı balıkların ve denizlerin geleceğine Haziran’da karar veriyor. İş işten geçmeden, balıklar tükenmeden, daha fazla ertelemeden, hemen şimdi eyleme katıl."
Sonunda Demir oğlanında süküturu (scooter) var,çok mutlu oldu çokkkk.Uyku başına vurdu,bir gözü kapalıyken bile bincem diye uğraşıyordu.en sonunda yattı yanınada süküturu yatırdı öyle uyudu.

Seni çok seviyorum kuzuuuu....

3 Mayıs 2011 Salı

İnatçı olmayan ateş bizi sürüm sürüm süründürdü:) Çarşamba'dan beri 38-39 derece,inmek düşmek bilmeyen inat çocuğun inatçı ateşi.
Kuzum benim bu hastalık zarfında bana da bir düştü ki sormayın gitsin,Uykusunda ıhh'larken ateşten Annemi iştiyom,anneeeeeeeeeeeeeee diye sayıklıyor.Diyelim su istiyor.Babası suyu getiriyor  ''annemmm''  yani ben vericem illa yoksa içmiyor.Pazara kadar bu böyle devam etti,Haftaiçi hem iş hem hastalık epey yoruldum.Cumartesi sabah uyandık ağzının acıdığını söylüyor,bir baktım kırmızı-beyaz bir sürü yara on yaş yaşlandım.Allah beterinden korusun.Hemen Karşıyaka'ya dr umuza gittik.Bademciği ve kulakları bembeyazmış ağzının içi gibi.Çarşamba dr'a götürdüğümüzde sadece ateş vardı dolayısıyla antibiyotik başlamamıştık.Antibiyotik bitiminde deposilin iğne yapmamızın uygun olacağını ,kreşe giden çocuklarda hastalıkların sık olduğunu  bununda koruyucu olarak 21 günde bir üç kere yapılmasını önerdi Reha Bey,
5 günün verdiği uykusuzluk neticesinde duran dimağım,annemin 28 senedir her ay yediği bu iğneyi algılayamadı hımm dedim çıktım.Penisilin alerjimde olduğu için dönüş yolunda yazmaya başladım.
---Alerji için yapılan testte bile canım ne kadar yanmıştı.
---Kolum kıpkırmızıydı şişti.
---Ya DMR'in de alerjisi varsa,
bu soru işaretlerine kırkını daha eklemeden polikliniği aradım.Test yaptıklarını ama yinede %100 sonuç olmadığını söyleyince kaldım.Dr'unda okula en azından bir yıl daha göndermeme durumunuz söz konusu olurmu demesi üzerine?kendimi çok çaresiz,yalnız hissettim.
-İşi bırakabilirim
-Bakıcı bulabilirim.
-Herşeyi göze alarak iğneyi yaptırabilirim.
Sıralama böyle gelişti.Birinci şıkkı kışa kadar erteledim yazın hasta olma olaslığı daha az.,ikinci şık hayatta olmaz evde fenalık basar oturamaz duramaz ,üçüncü şık Reha Bey'i aradım ben bu iğneyi yaptırmayacağım size çok güveniyorum ama sizde beni tanıdınız pimpirik,evhamlı,kuşkucu bir anneyim ben,(ayakta yüz felaket senaryosu yazabilirim)dedim.Tamam dedi başka birşey yapıcaz ama Çarşamba bir göreyim dedi.İçime su serpti bayılıyorum Reha Bey'in bir çıkar yol değilde ,birkaç halde düşünmesine..
Neyse kuzumunda pazar günü ateşi hiç çıkmadı diyebiliriz.Biraz hava aldırdıktan sonra.Füsun'un Demir'e aldığı kitabın diğer serilerini almak üzere Agoraya kitapçıya girdik.Aynı kitabı okuyoruz aylardır.Babası Caillounun birkaç serisini almış ama elimize bile aldırtmıyor.Hangi kitabı gösterdiysek ittirdi,attı,istemedi falan falan...Oğlum bak ne güzel alalımmı ıhhh ıhh!!!
Tam çıkarken birde baktık ne göreyim FADİŞ (Nam'ı Değer Gülenmutfak) daha doğrusu blogta kendini çok lanse etmediğinden tanıyamadım o bizi tanıdı.Kırk yıldır tanışıyor gibiydik çok sıcakkanlı,sevecen bir aile.Az sonra buluşup kahve içmek üzere sözleştik.Onlar Deniz'e puzzle,Biz Demir'e araba aldıktan sonra kavuşabilecektik ancak!Kısa da olsa keyifli biraz zaman geçirdikten sonra.Deniz muhabbete su koyuverdi.(çişşşşşşşşşşşş) Birdaha görüşmek üzere sözleştik çok güzel bir yerde oturuyorlar en kısa zamanda gideceğiz.Bize yeşil de biz ordayız zaten!

Haftabaşı itibarıyla okula gitti Demir,çok özlemiş ,akşam sürekli birşeyler anlattı ama anlayamadım,bazen çok üzülüyorum bu duruma kimbilir neler anlatıyor,ne yorum yapmam lazımken;ben evet annecim,
ee sonraa,tamam annecim diyorum oysa ne yorumlar bekliyor kimbilir.Epey derdini anlatıyor ama okulda farklı,keyifli şeyler oluyor belli!

Yarın akşama kadar iyileşmiş olsun please!

29 Nisan 2011 Cuma

demirim mi?

Demirim 3 gündür ateşli ama inatçı değil,ibufen verince düşen cinstten,Bizim muhteşem Dr.umuz kolay kolay antibiyotik vermez,3 gün bekler vücudun yenmesini virüsle tanışmasını hala geçmediyse antibiyotiye başlarız,dolayısıyla bugün son günümüz akşam karar vericez ne yapacağımıza...Çok mızmız,huysuz sürekli anne anneee ben yanındaysam baba baaaabaaa,ııııhh ıhhhh diye sürekli homurdanma çok üzülüyorum ama dudaklarının kıpkırmızı, yanaklarının kıpkırmızı olması ayrı bir çekicilik verdi,bir de ateşten dolayı atletle geziyor ya bembeyaz kaymak gibi öpmelere doyamadık günlerdir.Ne psiko bi aileyiz yarab!

Üç gündür okula gitmiyor acayip sıkıldı ,anneme sürekli atta atta diyormuş,yazık annem onu nasıl gezdirsin daha kendini toplayamadı bile.Aslında şu sıra ona bakması bile iyi değil ama bizim bir yedeğimiz yok annemden başka,o olmasa ne yapardık bilmiyorum.

Birkaç gün önce acayip şaşkınlık verici bir durum geldi başıma!Teyze,hala,dayı,amca -anne baba- yarısıdır,Gerçek anne ve babaya bir şey olduğu zaman onlara emanet edilir çocuklar.Bizde yiğenlere tapılır,evlattan ayırt edilmez can verilir CAN...
Öteki tarafta on paralık oyuncak saklanamaz el çocuğundan bile.Adı üstünde çocuktur yine alınır,Sadece maddi değeri olan herşey yerine getirilebilir,ama bu yapılan manevi olarak hoş olmayan,basit,sığ insanların hareketidir, kınamaktan başka elimden birşey gelmiyor malesef ona bile değmez aslında.

------------------------------------------------------------------------------------------------------------
DMR'in öğretmeni Şermin aradı.Hal hatır sorduktan sonra Demirim nasıl?...IHNKKKKK.
(Kalakalma efekti)
Hayır  olamaz o benim Demirim diyemedim tabiki.Nasılda benimsemiş kuzumu,şaka bir yana çok hoşuma gitti öğretmenimizi çok seviyoruz!**En büyük rakibim**
Demir okula gitmeyince,bizde haber vermeyi unutunca çok meraklanmış.Sağolsun,
Şermin ve ben rakibiz ya!Demir'e öpmüceksin öptürmüceksin Şermin'i diyorum,giiiiiiiittttttt diyor bana sıpa!
Öpmüceksin dedim o kadar diyorum bu sefer elinle ittiriyor beni gittt gittt diye!e
ee çok erken oldu itilmek için henüz erken daha alışmış değilim!bana bak cüce seni sadece ben öperim diyorum yumuluyorum dört köşe oluyor zevkten.en favori oyunumuz bu!



Sağlıcakla Kalın,unutmayın paylaşıldıkça büyür herşey!

28 Nisan 2011 Perşembe

Levrek, hamsi, kalkan... Kader anı Haziran!

Levrek, hamsi, kalkan... Kader anı Haziran!: "“Seninki kaç santim?” kampanyasının sonucu belli oluyor. Tarım Bakanlığı balıkların ve denizlerin geleceğine Haziran’da karar veriyor. İş işten geçmeden, balıklar tükenmeden, daha fazla ertelemeden, hemen şimdi eyleme katıl."

25 Nisan 2011 Pazartesi

sessizlik!!!

Birgün bu cümleyi kuracağım aklıma gelmezdi.Ama kabus gibi bir haftasonu geçirdim diyebilirim.Cumartesi güne 06:30 da başladık süperrrrr değilmi?o kalkış 730 gündür 07:31 olmamıştır hiç.Anne gel diye atar kendini yataktan ''Anne gel'' önce duymamazlıktan gelirim olur ya belki döner yanıma kıvrılır uyur Asla Olmaz da hayal işte!!

Kalk Meltem kalk anca kalkarsın.Saç,baş dağılmış evin bütün odalarında savaş olmuş,geriye toplanılası koca yığınlar ve her biri bi tarafa atılmış onca oyuncak ühüüüüüüüü ağlamak istiyorum,Hamileyken ağlamışlığımda vardır bu yüzden ne yalan söyleyim Mert hala unutmaz!Azizim hem anne,hem iş kadını (süper havalı oldu ya),hem eş,hem evlat,hem kardeş,hem teyze,hem gelin,hem şöför,hem organizatör hemide evet en önemlisi bu hizmetçi,temizlikçi,ütücü ve ortalık toplayısıcı olmak çok zor....ya da ben yaşladım artık.

Dmr'e birkaç kalem ikide boyama kitabı verince çoğu görevimi yerine getirdim çok mutluyum,artık gezebiliriz.Funda&Ekin-birlikte patlıcana gittik,hava süper,biz güzeliz.En önden yerde bulduk.Keyfimize diyecek yok,Dmr ve Ekin koştu parka bizimde gözümüz üzerlerinde arası 15-20 mt.var.Herşey yolunda Funda kova kürek almış ikisine de!oynamaya başladılar!bizde sohbet ediyoruz ama birbirimizin yüzüne bakmadan nasıl oluyorsa,göz göze gelmek yasak,bu kadarken Önce Ekin kayboldu gözden,girişten çıktı geldi ne zaman yahu hangi kaş göz arası!!Sonra Demir başladı diğer çocukların oyuncaklarını almaya,çocuklar çığlık çığlığa...Annesi şöyle diyor birtanesinin daha yeni aldık ta ondan vermiyor yoksa verir.HAHA kesin verir diyorum içimden bu yaş grubu paylaşmıyor sen onu başkasına anlat diyorum içimden.Sonra belki veriyordur diyorum ,öff banane yaa!!Benim küçük pisko bütün çocukları en az 2,en fazla 5 kere çığırtmıştır.En son koca kızın scooterına taktı.Kız çareyi bulamamış alamamışta Dmr'den yanıma geldi,
kız; Süküturumu alabilirmiyim?
ben; tabi ki alabilirsin,Sana ait olduğunu ve alacağını söyle o anlar,anlamamazlıktan gelebilir,o benim de al yine de..
10 dk.geçer kız epey dil döktükten sonra,Dmr galip gelir,kız yanıma gelir!
kız; Vermiyor vermiyoooooorrr..
ben; Tüm bencilliğimi giyinmiş homurdana homurdana gidiyorum Dmr'in yanına sonra muhteşem bir ses geliyor arkadan kızın Annesi,
Diğer anne; Kızım binsin kardeş,geldiğinden beri biniyorsun.Tamamm..
Sorun çözüldü diyemeyeceğim,bir diğer çocuğun kamyonuna taktı bu kez,kalk Funda dedim nolur gidelim dayanamıycam ,sağolsun kalktık bize geldik.Funda kargosunu almaya gitti ben iki zıpırla kaldım.Makarna yapayımmı size dedim!Makarna kaç dk da hazır oluyor diyelim 20 dk.sürekli bağırdılar
''sevinç ve hadi nidaları''Funda yetişti imdadıma çok şükür.Caillouyu açtık yine!Aksakallı hocada çıkarmış olsa izleticezzzzz o an:))
Tembel değil bıkkınız yahu olamazmı :)))sessizliğin sesini dinlemek istiyoruz belki'!

-Ekin gider ufak çaplı kriz yaşanır ama tez zamanda biter!İlke'nin doğumgünü hazırlıkları başlar.Daha baba yok piyasada yoldaymış allahtan...Giyinirken gömlek gimicem giimiiicem krizi başlar.Bir yanda anlatarak bir yandanda elini kolunu sokmaya çalışan ben galip gelirim.Güya önce ben gidicektim arkadaşıma İlke'm prenses gibi olmuş kendi güzel,eee kıyafeti ve ayakkabılarıda seçen ben olunca peri gibi olmuş.İlknurun arkadaşının kelebek kanadı almasıyla da kanıtlandı prensesliği.Çok güzel bir doğumgünü oldu.Arkadaşlara özeldi,genelde herkes birbirini tanıyordu,tanımadıklarımda vardı ama çok sıcak bir ortamdı çok eğlendik.Dmr bebelerin hepsinden büyüktü hiçbirinle değil oynamak bakmadı bile,hatta bebelerin olduğu ortamda değil,erkeklerin maç izlediği odada babasıyla takılmayı tercih etti.İlknurla evimize kadar olan 3 dk.lık mesafede arabaya biner binmez uyudu.

-Sabah ezanla birlikte kalktık imama rakip olduk.Kafkaf dedene gidelimmi diyen babasına ayakkabımı giy giy.Bir an önce götür dedesine özlemiş dedik.İyi hadi napalım Dr' a da uğrayalım gitmişken malum bahar,malum uçuşan polenler,ailece burnu tıkalı geziyoruz bi baksın bize,
Dedeye göz süzmeler ,Dedi Dedi diye peşinde koşma,dedeyi göz hapsinden çıkarmama var.Ne düşkün dedesine bulsa adamı tuvalete göndermicek.Hele başka birşeyle ilgilensin mazallah eline geçeni fırlatır dedi ye!
Dede bizi Doğal Yaşam Parkına götürdü.Dmr bir yaşlarındayken gitmiştik,Tropik Merkezi görememiştik bir türlü gidemedik birdahada nasip bugüneymiş ordan başladık,Dmr'i ya dedesi sürcek ya ben,hayatta en sevdiği iki kişi.ben sürersem arabasını,arabasından dedesiyle el ele tutuşarak gidiyorlar komedi.Yılanları unutamayacağım.Hele o pitonmuydu neydi korkunç iğrençti,hele birtanesinin derisi bildiğimiz çanta deseniydi.Her gece belgesel izliyoruz ama bu kadar yakından ilk defa gördüm.Dmr'de papağanlara bayıldı,kafasını sallıyor onlar gibi.Kamlumbağada kocamandı onuda sevdi bir de bebek fil anne gelioooo geliiooo dedi durdu kuzum benim.Baş ağrım ense köküme kadar inince ve Dmr beline kadar zıçınca eve dönmek zorunda kaldık.Ordan Dr'umuza gittik herşey yolunda problem yok dedi Reha Bey,çok sevindim balgamlı öksürüğü epey korkutmuştu beni.Yazarken yoruldum haftasonu yaşadıklarımdan!kadına ekstra dinlenme hakkı verilsin...

Sağlıcakla Kalın...

22 Nisan 2011 Cuma

bloğum seni sonunda görebiliyorum..

Bloğumuzu sonunda  google reader da görüntüle demeden direk görebiliyorum çok mesudum yarebbi!!
Neler oldu nelerrrrrrr!!
Demir koca çocuk oldu hhahahaaa!!Erdi erecek.
Cidden feci hareketli,saniye oturduğunu gören yoktur.Kreş hala artılarıyla devam ediyor.Artık dede,baba,teyze,anane okula götürürken baybayy deyip çantasını alıp gidiyormuş güzel güzel.Ama bu durum benim için geçerli değil tabiki eee en çok beni seviyor,benden ayrılmak istemiyor.Ben götürdüğüm zaman öğretmenine annemiii iştiyom diyormuş.Mert eve benden önce gelirse,kapıda Dmr'i o karşılarsa yüzüne bakıp Annemi İştiyom diyormuş,yani Merti gördüğüne memnun olmuyor,Mert'in nasıl bozulduğunu,bunu bana anlatırken ne kadar sinir olduğunu anlıyorum..içten içe gülüyorum ne yalan söyleyim,darısı başına şekerim!!

Cumartesi Funda&Ekin'le inciraltında çok keyifli saatler geçirdik.Sonrasında bize geldik.Oyun oynadılar, sonrasında Dmr'e hiç ilgilenmediği,bir kere bile eline almadığı oyuncaklar cazip geldi Ekin'e vermemek için sahte gözyaşlarına boğuldu paylaşmayı sevmeyen bir tipti o gün!Bizde gün boyunca peşlerinden koşa koşa yorulduğumuz için(günah çıkarıyorum) açtım caillou'yu ohhh kahvelerimizi rahat rahat içtik.Tembel değiliz yorgunuz:))

Demirin odasının yanından geçerken bakmamaya özen gösteriyorum,hırsız girmişte iğne aramış gibi,oyuncak çöplüğü gibi bir hal aldı ,hergün bu işkenceden bıktım saldım bıraktım kendi haline ister toplasın,ister kalsın!!
işte bu da kanıtı!kendine ancak masanın üstünde yer bulmuş!

Bugün kreşte 23 nisan kutlamaları var,öğretmeni en çok onun oynadığını söyledi.Bunun yanında kendi yaşıtlarına bebi dediğini,yemeğe,bahçeye,hayvanların yanına giderken en önde gittiğini biri önüne geçerse ittirdiğini ön safları kimseye bırakmadığını,herşeyini kendi yapmak istediğini de belirtti.Bi de çok mutlu olduğunu da iletti.Kuzum benim doğdu doğalı öyle,allah hep mutlu etsin.
Sevimli çocuğum benim.
Bu hafta 23 nisan etkinliğine katılacağız Funda&Ekin'le birlikte,gece İlke'nin doğumgünü var.Pazar günü çarşı pazar iki gün yetmiyor artık napsak acaba!!

14 Nisan 2011 Perşembe

yorgun yorgunummmm

Her ne kadar sevmesemde İbo'nun yorgunum şarkısı tam bugünlerdeki ruh halime uyuyor.İçimden hiçbirşey yapmak gelmiyor.Depresyondayım galiba...
Annemin operasyonu zorlu şartlarda gerçekleşti çok şükür şimdi iyi.Ama stent operasyonunda bütün gece yoğun bakımda kalması ailece bizi epey gerdi.Gerildiğim bir diğer şey ise biz yoğun bakım önünde annemi beklerken hastaneye LİBYA dan gelen 1-3-5 aylık 2-4-6 yaşlarında ameliyat önlüğüne sardıkları bütün bebeler gözümün önünden geçtikçe ağlama krizine girdim.bu annelik ne menem birşeydir.Burnuma Demirimn kokusu geldi taaaaaa içimden,çok sızladı heryerim çokkkk..Allahım yardım etsin hepsine....
Annem kriz geçirdiğinden beri epey dağıldık Mert&DMR ve ben birtürlü toparlanamıyoruz.Bu bir aylık süreç hem fiziksel olarak hemde kimyamı bozmuş durumda..Demirin okula gitmesine hem seviniyorum hemde küçük olduğu için kıyamıyorum.Seviniyorum yeme içime uyuma oynama konuşmasının hızlanması hoşuma gidiyor ama öte yandan bu hafta hasta oldu mesela antibiyotik kullanmak zorunda kaldık ikinci defa.Dr'umuz içimi  rahatlattı gerçi bu sene değil 2 sene sonra versen o mikroplarla yine tanışacak dedi.Babam her sabah bize gelip Dmr'in uyanmasını bekliyor,uyanınca giydirip kendi evlerine götürüyor,kahvaltı yaptıktan sonra okula bırakıyor,o yazlığa gidince bu işi ablam devralıyor falan falan.bunları yazarken bilee offffffff diye bağırasım geliyor..
Öbür yanımda yazın gelmesiyle kıpır kıpır.Merte havada aşk kokusu var demi dedim haftasonu?Şaşırdı!
Şaşkın seviyorum seni çok!
Konudan konuya geçiyorum dedim ya iyi değilim pek bu sıralar Sağlıcakla Kalın,

1 Nisan 2011 Cuma

üff kokoyoo (üf kokuyo)

ayaklarını yerim çocuk senin.
ayaklarını koklayıp üfff kokuyo diyoruz çok hoşuna gidiyor gülmekten kırılıyor,birdaha koklatıyo,
bir daha..... bir daha.........
baktı sıkılmaya başlıyoruz kendi kendine koklayıp üff kokoyoo diyor.
Babanın parmak arası terlik giyen erkeklere gıcık olma huyuna inat,bizim oğlana parmak arası terlik aldım yazın deniz kenarında giysin diye!
ama benim oğlum naptı;
piiiss pisss diye giymedi önce (ne alaka),
sonra çoraplarıyla giymek istedi.(hönkk)
babasına bak oğlunu al!