5 Mart 2012 Pazartesi

iyikin doğdun!

hah tam böyle söylüyor iyikin doğdum,ben 3 yaşındayım...............

Ne kadar zor bir yoldu hamileliğim,çekmediğim dertle çile kalmadı diye arabeskin dibine vurmayacağım ama epey badireli yollarla kavuştuk birbirimize,doğduğu an bile öptürmeden götürdüler,doğru dürüst göremedim bile hemşire sadece oğlunu görünce çok şaşıracaksın sürpriz deyince aşağı inene kadar aklımdan ne senaryolar yazdım mesela ikiz mi ? kız mı?  düşündümde düşündüm.Hadi hemen indirin beni dedim,Odaya girdim baktım pamuk gibi bembeyaz,, kocaman kıpkırmızı dudaklar,,ee dedim nesi var bildiğin bebe şapkasını çıkardı tataaaaaa allahım o ne saç; örsen örülür,toplasan toplanır meğer sürpriz buymuş,ne kadar saçmalamışım:))küçük adam bu, bebek vasıflarından sıyrıldı bu saçlar bir anda:))
üç gün uyumamıştım gözümü alamıyordum,sürekli izliyordum,kimse kucağına almasın,dokunmasın o benim modunda gezdim bir süre,görmemişinn çocuğu oldu ya neyse...
Hayatımın en güzel rengi ,bir dönüm noktası, canından can vermek ,bir insan ne kadar aşık olur işte bu kadar böyle bir aşk yok,sevgisi başka hangi sevgi bu kadar fedakarlık,hoşgörü,sabır ister..

Allah'a her gece dua ediyorum oğlumu bana verdiği için ve sağlıklı mutlu bir ömür geçirmesi için,herşeyi gönlünce yaşayabileceği bir hayat diliyorum,pek tabi her zaman yanında olacağım..
3. yaş gününde daha keyifli oldu herşey,okulda olmasına rağmen epey kalabalıktık..Kıyafetlerini giymek istemedi gün onun diye zorlamadık.arkadaşlarıyla kesti pastasını bizde daha sonra müdahil olduk hepimizi birden görünce şaşırdı,ama KafKaf dedesini görünce hiçbirimiz yoktuk artık..
Bütün arkadaşlarına benim kafkaf dedem bu,benim kafkam dedem geldi diye hepsine tek tek söyledi,
Keyfi görülmeye değerdi.Dedesi doğumgünü şerefine yemek ısmarladı bize,ilginç bir diyalog yaşandı ilerde okuyabilsin diye yazıyorum.
Kafkaf dede;Şu pideden tatsam demir kızar mı acaba dedi?
Hepimiz koptuk mum etmiş hepimizi!!!

Mutluyum,Mutlusun,Mutlu
SENİ ÇOK SEVİYORUM OĞLUM








1 Mart 2012 Perşembe

3'e 2 kala!

Benim ballı lokma tatlım 3 yaşına girecek pazar günü,yıllar çok çabuk geçiyor ve yakalayamamaktan korkuyorum çoğu zaman.
Doğumgünümüz için planlarım bir ay öncesinden başladı sessiz sedasız,bu sefer dillendirmedim çünkü geçen senede aynı özenerek hazırlandığım partiye annemin kalp krizi gölge düşürmüştü.
Parti temamız Dinazor Treninin Yıldızı.. Buddy : Meraklı , Komik ve Zeki bir Trex...
Bende keyifle izliyorum ve Demir'le de benzetiyorum bu karakteri.
Oğlumla karşılıklı görüşmelerimiz sonucu:)) Buddy mi Çufçuflar mı diye ikileme düşsekte Buddy de karar kıldık.
Önce davetiyelerimizi bastırdık.

Sonra Kemeraltı'ndan parti süslemelerimizi aldık.Pinyatada alacaktım eğlenceli olsun diye,ama hazır satılanların içindeki şekerlemelerin adı sanını duyan yok,boş olanlar ise pahalı,internetten uzun araştırmalarım sonucu kendim yapmaya karar verdim,içini bilumum lolipop,çikolata,sürpriz yumurta ile doldurdum.Çok zahmetli bir iş birdaha yapmayacağım ama çok güzel oldu çok içime sindi,eğleneceklerinden eminim Diğer arkadaşları için gülenyüzlü ışıklı rozet aldım,ve yine kendi ellerimle hepsinin adının simli boyalarla yazılı olduğu süslemeler yaptım duvarlarına assınlar diye..
Pastasını da bu sene şeker hamurlu yaptırmayacağım,ilk yaşımızda öyleydi görüntü süperdi ama kimse yemedi,zararıda tartışılır diye,normal pasta tercih ettik siparişimizi verdik.işte pastamız;

Pazar günü sadece benim eşimin ve kuzumun olduğu birgün geçirme planlarımız var.Doyasıya birgün geçireceğiz allah kısmet ederse........
Pazartesi ise okulunda arkadaşları ile kutlayacağız..
Güzel günler geçirmeyi diliyorum..

Sağlıcakla Kalın,

denetim

işyeri olarak denetimimiz var bugün,
iki dirhem bir çekirdek elbisem ve ayağımda bir kadına yakışan ama bana yakışmayan bilmem kaç pont ayakkabılarım var.
Demir'in okulu yokuş olduğundan ve ben yüreyemediğimden Mert'e sen bırak okula dedim.
Demir; Anne neden babam götürüyoo beniiii
Meltem; Ayakkabılarımdan dolayı düşerim diye korkuyorum
Demir;Pekiii
Arkasına bakıp el sallaya sallaya giden oğlum
Babasına;
Annem çok komik yürüyemiyooo demiş...
Pis dedikoducuuuuu!!!

28 Şubat 2012 Salı

28.02.2012

İyi ki doğdun kızılötesiiiii....

Ablam hamileyken eniştem tedavi oluyordu ve genelde bütün dr kontrollerine birlikte gidiyorduk.
Ablam,ben ve enişteminde olduğu dr kontrolünde Cemre'nin suratını ultrasona yapıştırması anında dr bu teyzesinin kopyası olacak yüzü itibarıyla demesinin akabininde ablam ve eniştemin yorumu muhteşemdi,hayırrrrrrrrrr
sen kalk yıllarca beni piggy'e benzet, lakabımı piggy tak,sonra çocuğun burnu bana benzeyecekmişte istemezlermiş hahayyyy...Doğumu dün gibi..

Bir sabah ablam kalk Melo ben doğuruyorum dedi.Apar topar valizini de alarak dr un muayenesine gittik.İkimizdik ve kimsenin haberi yoktu,herkes eniştemin yanındaydı , ablam doğurana kadar kimseye söylemeyelim dedi.peki dedik.

Dr.ablamı kontrol ettikten sonra,bekleyelim demiş,Ablam koridora oturdu hayır dedi bugün doğuracağım.
29 Şubat olsun istemiyorum üç yılda bir kutlayamam dedi.Dr ne kadar olmaz dediyse de ablam 5 yaşında çocuk kıvamında banane banane bugün doğurcam dedi.Dr da peki diyerek bizi hastaneye yolladı,odamıza geçtik suni sancı vermeye başladılar,birkaç saat sonra açılma kontrolü yapılmak üzere gittiğinde bende kapıda bekliyordum.kucağıma bir bebek verdiler nasıl güzel pespembe sarı saçlı kaymaktan daha kaymak.Meğer bizim ki doğurmuş Cansu'da da aynısı olmuştu 10 dk sonra vermişlerdi kucağımıza,Cemre'de 6 dk'da süper güzel doğurur benim ablam.

Sonra herkese haber verdik,epey kızdılar haber vermedik diye.Cansunun ismini ben koymuştum,Cemre olmasını da çok istedim,Eniştem çok severdi beni ismide beğendi kırmadı beni nur içinde yatsın,

Cemre çok güzel bir bebekti ve tombul,piknik tüpü gibiydi oturunca yusyuvarlak oluyordu.Kınalı kuzu kızıl lüleleriyle acayip tatlı bir bebekti.

Dün'de 8 yaşını doldurdu yıllar ne çabuk geçiyor,O kadar çılgın bir kız ki,huyları da bana benziyor,tipi de fiziği de herşeyiyle ben,zaten çoğu zaman kızım olduğunu sanıyorlar ve hatta Demir'den daha çok çocuğum gibiymiş..

Teyzem lokumum,kızıl bombam iyi ki doğmuşsun iyi ki doğurmuş annen seni, Seni çok seviyorum Cemrem,

22 Şubat 2012 Çarşamba

kitaplar..



Sadece Zaman'ı almak için gitmiştim,çocuğum bugünlerde saate ilgi duyuyor ve sürekli saati soruyor?

Demir;Anne saat 2 mi?
Meltem; Değil annecim
Demir; 4 mü  5 mi?

Oğlum kendisine kitap okunmasından hiç hoşlanmıyor,sanırım sıkıcı geliyor,ikinci cümleden sonra ben okurum diye elimden alıyor.Sonra resimlerden hikaye yaratıyor,bana okuyor.Rollerimiz yer değiştiriyor kitap anlamında.Zaten bende efektli anlatamıyorum,inişli çıkışlı cümleler kuramıyorum hödükmüyüm neyim?
Yani Demir haklı ,belkide bundan hoşlanmıyor ,benim bile kendi kitap okumama tahammülüm yok iken!
Neyse,
Kitapsan'ı dakikalarca kurcaladıktan sonra Sinirlerine Hakim Ol isimli kitap, gözüme çarptı içine bir açtım ki,,,,,
aaaaaaaaaaaaa Demir'in burada ne işi var dedim,o kadar cezboldum yani...

0-10 arasını çok güzel bilmekle birlikte 15-20 arası rakamları şaşırsada 20 ye kadar sayıyor artık.
0 dahil ingilizcesini de öğrenmiş.
Birde ingilizce harfleri de öğrenmişler şarkı olarak.
İşte bu yüzden matematikten anlamadığım için ,eksikliğini hissetmesemde oğlumun matematiğinin iyi olmasını istiyorum.Saymayı sevmesi ,saati öğrenmeye çalışma çabası olumlu yönde gittiğini gösteriyor,bu konuda babasına çekmiş,babamızın benim aksime matematikte arası iyi.Saymaya Başlamak adlı kitabı almamda bu yüzdendir.

1001 minik hayvanı Bulun adlı kitabımızı alma sebebim ise şunu bul bakalım sorusunu çok seviyor olması?
Her ne olursa olsun bulmayı seven bir oğlum var,misal itinayla çoraplarının diğer eşini bulur,oyuncaklarını iğne deliğine girse bulur,pepe dergisinde yapmıştık epeyde sevmişti herşeye uyguluyoruz şimdi.

Kültürlü Kurt ve Gölde kitabını ise Çarşamba günü okulda kitap günü orada okumaları için aldım.İnşallah beğenirler ben okudum çok beğendim:))

Bu gece uzun olacak besbelli biliyorummmmmmmmmmmm:)
Hoşçakalın,

20 Şubat 2012 Pazartesi

ayaklarım benden hesap sorarmısın?

Ne güzel başlık oldu ama,cidden bu ayaklarımın cumartesi pazar benden çektiğini kendi bilir.
Ananemin anjiyo-stent olmasından mütevellit teyzemin evinde kalıyor olması dolayısıyla,sabah 7 de kalkan bir oğlum olması dolayısıyla saat 9 da evi terkediyoruz,terkediyoruz terketmesine ama arabayı bir türlü çalıştıramıyoruz bizim emektar artık emekliye ayrılsa çok iyi olacak yoksa ateşe vericem birgün kendisini,araba çalışmayınca bir türlü babamı çağırdım hemen aküyü boşaltmışım,babamın arabasından bizim arabaya birşey bağladık birşey adını bilmiyorum sonra çalıştı Lanettttttttt..
Ananeme gittik Demir kuzenimin ufak kızını sonrada büyük kızını patakladı.Ortamda kendisinden başka kimseyle ilgilenilmeyecek haşaa hemen mobing.Uyuttuk sıpaları Özkanlar pazarı bizi bekler,her zaman olmasada bu sefer epey güzel ucuzdu.Zara'nın bluzlarını 5-6 liraya aldım.Demir'e yine Zara'nın pantolonlarını 7,5 Tl ye aldım.İşyerime yakın olması sebebiyle Zarayı epey ziyaret ediyorum.Birebir aynısı güle güle giyelim.
Büyük teyzemlerden çıkıp,küçük teyzemlere yemeğe geçtik,Demir kızları pataklayınca süremiz doldu dedik:)

Babamızı metrodan almaya gittik,Demir'e bak merdivenlerden kim iniyor diyorum.KafKaf dedem diyor.İyi bak dedim hımmm Mert o gelmesin Kafkaf dedem gelsin.Hay senin...............
Neyse yemekler afiyetle mideye indirildikten sonra haydi evimizee zira özledim.

Pazar sabahı Cumartesi ben evde olmayınca dolapta bomboş market yolları,malum çarşı pazar bütün alışverişi bizzat kendim yaparım.Cüce;
Baba nereye gidiyosun,
Bakkala
Ben de
Hemen gelicem çok soğuk.
Seni istimiyom ben
Kimi istiyon
dedemi...
Al dedim oğlunuda kahvaltınızıda dedenizde yapın size iyi günler!
Sen gelmiyormusun falan demesine fırsat bırakmadım,
Özledi çocuk dedesini,bizim hesaplar ayrı,çocuğumun dünyası bembeyaz ne benim,ne bir aile üyesinin,ne de herhangi bir kişinin grileştirmesine izin vermem.Çocuğum bir yana dünya bir yana.
Giderken sevgiliye;
Çocuğuma laf söyleyeni,inciteni üzerim dedim gönderdim.
İyi ki göndermişim okadar mutlu döndü kü eve,
Bana sarıldı beniz özlemiş öyle dedi,sonra bütün yaptıklarını büyük bir heyecanla anlattı,
Dedemle kahvaltı yaptık,dişlerimizi fırçaladık,tırnaklarımı kesti,efe oynadık,babamın işine gittik,dedem araba almış beyaz kocaman anne!!! ama sonra dedem kayboldu nereye gitti bilmiyorum,bizde eve geldik dedi süt istiyorum uyucam dedi sütünü bitirmeden uyudu kaldı..
Uyanınca sözleştiğimiz üzere İlknurlarla Seyirtepe'ye gittik çok beğendim,manzara nefis,çocuklar için oyun salonu var hemen yanına oturduk zaten.Orada Demir'den yaşça büyük çocuklara tembihledim,
ben şu masada oturuyorum,kapıyı kapatıyorum,lütfen açık bırakmayın,
eğer sizi üzerse haber verin,ona öğretmenlik yapın o sizin kardeşiniz dedim..
O kadar tatlılardı ki büyük bir görev almışcasına ilgilendiler Demir'le,
Ortam nefis ,manzara muhteşem,etleri enfes ama porsiyonlar biraz küçük,garsonlar berbat fiyatlar orta karar.tavsiye ederim,yazın daha güzel olduğuna eminim.

Ordan İkea'ya geçtik,acil Demir'e yatak ihtiyacımız var karyolasına sığmıyor artık,çok ta deli yatıyor zaten,
O kadar inceyki tahtaları zıplasa kırılacak gibi almadık.Şu araba yataklardan alsak ne kadarda hoşuna gider,onlarada bakacağım muhtemelen onlardan alacağım,öneriniz ve alıpta memnun kaldığınız bir marka model varsa lütfen yazın..

Sağlıcakla Kalın

16 Şubat 2012 Perşembe

16.02.2012

Canım mısın,hayatım mısın,aşkım mısın?yoksa hepsi birden sen misin?
Bugün doğumgünün çok sağlıklı mutlu huzurlu yılların olsun diliyorum..
Ağırbaşlılığını sevdim,
efendi halini sevdim,
saygılı olmanı sevdim,
mantıklı olmanı sevdim,
akılcı olmanı sevdim,
art niyetsiz olmanı sevdim,
Dürüst olmanı sevdim,
İyi bir eş olmanı sevdim,
İyi bir baba olmanı sevdim,
İnadınından hoşlanmadım birtek o kadar kusur olur dedim onu bile sevdim,
SENİ  SEVİYORUM...

Mutlu Yıllar Sevgilim..

15 Şubat 2012 Çarşamba

herşeyimsinizzz




Annem olmasaydı eğer,yarım bile değildim hiç yoktum,
Ölümü göze alarak çocuğumu aldıramam deyipte yaşım kadar Kalp hastası olan ,bana canından can veren,ben iki günlükken kalp krizi geçirip ölüp tekrar dirilen annem,
komik kelimelerinle bizi güldürmekten yıkan,sonrada kızgın bir edayla ben elma demesini de bilirim alma demesini de diyen canım annem,
Demir'e bağırdığımda 30 yaşıma aylar kala bana terlik fırlatan,evden kovan canım annem,
Benim evimin ütüsünü ve temizliğini dert edinip ,pazara geçiyordum da uğradım diye dağ gibi ütüyü yapan annem,
Demir'in doğumgününe birgün kala kalp krizi geçirip,o halinle bile hastanede bak sakın erteleme özendin okadar diyen canım annem,
Yoğun bakımda can havliyle kızıma bir el sallayım o çok evhamlıdır diye bütün doktorlara dize getiren canım annem,
Trafikte ben araba kullanırken sürekli dur ,yavaş,aman diye söylenen canım annem,
İki haftada bir kardeş krizi tutan,beni Selmaya götür hem şöyle böyle yaparız diye kanıma giren canım annem,
Hayatını SADECE VE SADECE eşine çocuklarına torunlarına adayan canım annem,
Torunlarına laf söylenince Panter olan canım annem,
Bakışımdan,ses tonumdan ne kadar mutsuz olduğumu anlayan ve asla kanmayan canım annem,
Asla yalan söyle-ye-me-diğim  canım annem,

sana olan sevgimi nasıl anlatayım ki ben hangi kelimelere sığdırabilirim ki annem..........


Babam olmasaydı eğer,yarım bile değildim hiç yoktum,

Ya babam,ya babam hayatımın ilk erkeği,
Eve ne alınırsa alınsın önce siz sonra ben diyen canım babam,
Gençliğimde en markalısından giydiriirken, üstüne bir gömlek alırken yüz kere düşünen canım babam,
Okumam için elinden geleni yapan canım babam,
60 yaşında hala çalışan emektar babam,
Torunlarınla şekilden şekile giren canım babam,
Şeker hastası olduğumu öğrenince hastaneden haber bile vermeden giden babam,
annem ameliyat olurken hüngür hüngür kimseye aldırmadan ağlayan babam,
Doğumhaneden çıktığımda bana sıkıca sarılıp,ağlamamak için kendini tutan babam,
Demir uyusun diye her sabah bize gelip,giydirip okula götüren,ordanda işe giden babam,

Demire bakarken ki sevgiyi taa içimde hissediyorum bu resimde...
hakkınızı ödeyemeyeceğim gibi iyiki sizin gibi muhteşem bir ailem var.
Annemsiz de babamsız da olmam olamam..Allah sağlıklı uzun ömürler versin inşallah.
Hiçbir zaman bırakmadınız hep tuttunuz elimizden,ömrüm yettiğince başımın üstündesiniz.


 


Yahu bir de benim ablam var..,
Daha ilk eve geldiğim gün kapıyı kapatıp gözlerimi oymaya çalışırken yakalanan ablam,
Ben zayıfken kotlarıma sulanan daha ben giymemişken giyen,vermeyince balkondan aşağı atan ablam,
Gençliği boyunca ispiyon ederim diye ki yapardım hiçbiryere götürmeyen,
ben büyüyüncede sayemde dışarı çıkmaya izin alabilen ve beni her yere götüren ablam,
Evini dağıtıyorum diye beni kovan sonrada beni puma ayakkabıyla kandırıp geri döndüren ablam,
Bir tane lokum,bir tane asil yiğenimin anası ablam,
Eşinin ölümüyle yıkılan üç yıl birlikte kaldığım,çocukları paylaşıp büyüttüğümüz ablam,
Varlığın dert yokluğun yara...
senide çok çok seviyorum..

Not:yukarıdaki resim ablam ve ben,mert beni oyuncak ayı sanmış daha önce söylemişmiydim?

Bu post hypo'dan özentidir.

13 Şubat 2012 Pazartesi

huysuzzzz

Bütün haftasonu Gamze ile yatıp onunla kalktık.Uygun ilik bulunacağına eminim hemde çok.Annelerin gücüne hayran kalmamak imkansız anne olunca dayanışmada en üst düzeyde oluyor.Biz Türk Milleti çok duyarlıyız bu konularda.Blog tutmak ne güzel ,sesini duyurması,yardım istemesi,birtek Gamze değil,sayesinde kimbilir ne kadar çok kişi hayata tutunacak.
Cumartesi akşamı Okan Bayülgen'i izledik.Gamze aradığında hıçkırıklarla izledim.Bir baktım Mert'te ağlıyor hiç böyle görmemiştim onu,daha da yüreğim acıdı,bana dediki babasızda annesizde olmaz meltem,ama annesiz hiç olmaz haklıydı.Gamzede ayrılmayacak Atakan'dan eminim buna.

-Demir ile o kadar zor bir haftasonu geçirdikki,siyah beyaz,beyaz siyah olmadı hiç.o kadar gergindiki,sürekli huysuz bağıran,giyinmek istemeyen,yemek istemeyen bir hal vardı üstünde.
Doğumgünü hediyesini erken verdik sırf o yüzünün alacağı hali merak ettiğimiz için.
O kadar güzel güldü ki dünyalara bedeldi gördüğü andaki bakışı gülümsemesi,daha büyük mutluluk yok anne baba için evladının gülen gözleri,gülen yüzü paha biçilemez bir duygu.
Seni istiyorum,beni okuldan sen al diyor ama bu mümkün değil,servis dörtte ananesine bırakıyor,ben alırsam ancak yedide evde olabiliyorum,o saate kadarda okulda kalmasını istemiyorum..
Derdi benim anlıyorum ben yoksam hiçbirşey yapmak istemiyor,babası arabasınla gezmeye götürdü?Kapıdan çıkarken demediyse on kere,
Sende geliyormusun?
Evde bizimi bekleyeceksin?
İşe mi gideceksin?
Balkondan bak seni göreyim,anlaştıkmı?

-Dün KafKaf dede krizi de geldi kriz kriz üstüne,ara ara ara sesini duyunca deliriyor hadi gidelim diye,
tamam ben seni giydireyim sen babanla git olurmu?
Sende gelllllllllll
Ben gelmek istemiyorum ama sen babanla gidebilirsin
Gell anne,babasına dönüyor
Annem gelmiyoo beni götürürmüsün,
Hazırlıyorum çantasına kadar,tam kapıdan çıkacaklar,
annem gelmiyo baba bende gitmiyim,dedeme kızmış annem
kızdınmı anne?
evet kızdım ama sen dedene gidebilirsin.
Ben de kızdım gitmiyoyum anne..
Peki evladım gitme ..

-Bıcı bıcı istiyom anne?
Tamam baban yıkandı su bitti,biraz ısınsın yıkarım.
-Soğuk su severim ben
Olmaz hasta olursun
-Sen benim üstümü çıkar
Daha değil
-Ben çıkarırım

-Arkadaşım geldi,dmr de yeni uyutmuştum yaklaşık üç saat sohbet muhabbet uyandı sonra,
sen kimsin?
Ben annenin arkadaşıyım İpek
-Git


9 Şubat 2012 Perşembe

NASIL BİR GÜN.

Mertin yakın arkadaşının kuzeni sezeryanla doğum yapıyor.bebeği birkaç defa emzirdikten sonra karnım çok ağrıyor diyor ve normal deyip geçiştiriyorlar.bir saat kadar sonra kalbi duruyor ve başka bir hastaneye sevk ediyorlar 25 dk sonra kalp çalışmaya başlıyor .sezeryan esanasında dr ana bir damarı kesiyor ve kız iç kanamadan duruyor kalbi.bitkisel hayata giriyor.cumartesi bütün gece 0 pozitif kan aradık kendi çevremizde bulundu kan verildi.4 gündür yoğun bakımdaydı dün gece 2 de vefat etti.0 aylık bir bebek,3 yaşında ve 6 yaşında iki çocuk,ölen 25 yaşında anne.
şimdi bu doktor nasıl bir vebal aldı,o çocuklar annesizliğe nasıl alışacak ve hayata nasıl yenik başladılar değilmi?
kelimeler boğazımda düğümleniyor,düğümlenmese ne olacakki vay gidene...nur içinde yatsın..

http://atakan310309.wordpress.com/2012/02/03/seyahate-giden-anne-gibiyim/ başka kötü haber de gamze'den kendini tanımasamda bloğuna hiç rastlamamış olsamda umuyorum allah oğluna bağışlar ve uygun ilik en kısa zamanda bulunur.İzmirliler daha çok yardımcı olabilir.Dokuz Eylül Üniversite hastanesindeymiş şuan.Uygun Donör lazımmış bir el atsak,annenin elini atıpta oldurmadığı varmıdır?

6 Şubat 2012 Pazartesi

hasta mı oldum kuzum sen

kuzu hasta giriş gelişme ve sonuç olarak ilerledik.
cumartesi sadece kusma, pazar ishal ,gecesi ateş,bugün hala ateş..
sabah ananesine bıraktık bakım evine,annem kesin iyileştirir onu,hatta şu sıralar aramalıydı ve şöyle demeliydi.
At gibi at neresi hasta bunun?
Evet keyfi yerinde hasta oluyor benim oğlum napabilirim?

Dün balçova civarında kaka tahlili yapılacak biryer bulamadım,dokuz eylül de illa çocuğunda gelmesini istiyor.
Hıh oldu gelelim de binbir çeşit mikropla geri dönelim..Kaş yapalım derken göz çıkarmaya hiç niyetim yok.
Göztepedeki İlgi Polikliniğini Şifa Hastaneler grubu almış çok iyi olmuş,Ama havanın güzelliğinden  mütevellit herkes sokakta nasıl tarafik birde üçkuyular pazarı olunca .Balçova Göztepe arasını 45 dk sürdü.Sürsün sürmesine de o yeşillikle karışık antibiyotikli kaka kokusu,bir ara ölüyorum sandım ölmemişim.Sonuç temiz ee nesi var çocuğun,
Cuma gecesi zencefille,çubuk tarçın koymuştum ıhlamuruna o mu yaptı diye içimden hayıflanıyorum,dışımdan ne mümkün kocam diker kulakları her bulduğun otu dayıyorsun çocuğa diye en iyisimi bok yeme sus dedim kendi kendime,ateşte gelince muhteşem karışımlarımdan olmadığı anlaşıldı.
Virüs almış bu çocuk,doktoru aradım ama tedaviye çoktan başlamıştım,Dr'da onayladı ve dediki doğru yoldasınız..Teşekkürler,
Günün sonuna doğru dr a gidebiliriz ateşi geçmezse,hatta gitmişken park polikliniğinde bir daha kaka tahlili yaptırmak lazım (yaparsa) lakin diğerlerine pek güvenemiyorum.

İnşallah kısa ömürlü bir virüstür.

Sağlıcakla Kalın,


1 Şubat 2012 Çarşamba

görmemişin kar'ı

evet evet sabah evden çıktık kar yağıyooo ama tutan birşey yok tabiki umarım olur.
Benim şaşkın oğlum karı görünce ilk tepkisi bu ne yaa dedi.Kardan yoksun bir haber yaşıyoruz.Kardan adam olmasa çocukların vay haline..
İlk karla tanışmam 92 yılındaydı ilkokula gidiyordum gece 21:00 sularına kadar babam izin vermişti sokakta kalmamıza neyse..
Sonra Manisa Turgutlu'da  okurken sürekli art arda o zaman görmüştüm.2000 yılında.Acayip bir soğuğu vardır oranın.Nitekim hayatında grip olmamış benim bademciklerime mal olmuştu o soğuk neyse..
Daha sonra Bozdağ'a gitmiştik..2006 yılında Hah birde orda görmüştüm.
Gördüğüm görmüşüm bu kadar bir de bugün güzel gün bugün ya.
Mert'e dedim işyerinde değil daha önce indir beni,yürümek istiyorum.
Sırıtarak yürüyen bir ben değilmişim yürürken anladım.
İzmirliler ne kadar hasretiz kar'a,çocuk gibi şen olduk sabah sabah.
Sokaklarda temizlensin,mikroplarda ölsün,kar tutsun nolurrrrrrrr...
Yarın karda oynama postu yazayım lütfen..

Karlı Günler....



Rakıyı içen kadın ; gülüyorsa ...
O gülüşün ardında ; en az dokuz roman , on dör...t tane de , film repliği yatar ...
Büyük gülerler , büyük susarlar …
Rakı içen kadın ; rakıyı çok sık içmez ...
Ama rakıyı içtiği an ...
... Bil ki ; içme zamanı gelmiştir ve konuştuklarında , net konuşurlar …
O kadınlar ...
Keyfine doyum olmayan bir akşamüstü sonrasında ...
Bir kıyıda köşede ; gece sefası gibi açarlar ...
O kadınlar ; afet-i devrandır ... Ve .... rakı içen kadının elleri güzeldir ...
O kadınlar ; senden başkasını severlerken bile , seni incitmezler ...
Rakı içen kadın ...
Herkesle rakı içmez ve seninle rakı içiyorsa ...
Senin için kalbinde ; en az , yüz elli metrekare daha yer vardır ...
Ve sen ; bunu bildiğin için ...
O kadına ; kalbinin tüm kapılarını , beklentisizce açmış ...
Cebindeki tüm anahtarlarıysa ; hiç bulmamak üzere , yutmuşsundur ...
Rakı içen kadın ...
Cihanda sulhtur , ağdalı değil , nağmeli sever ... !












alıntıdır.

30 Ocak 2012 Pazartesi

27 Ocak 2012 Cuma

7+

Neler oluyor böyle böyle Demir'in en sık kullandığı cümle çok komik çok tatlı...

Hah aynen böyle..
Geçelim Meltem Hanım silahla oynatmam şiddet içeriyor hikayelerini,sen almazsında o bulamaz mı?
Sağ taraftaki ucu yeşil olan kuzenimin kızı Ceylin'in,turuncu olan küçük kuzenim Yiğit'in..
Herşey onlara gitmemizle başladı.Silahlarda afilli ışığı ve sesi var acayip keşif be!
-Anne bu benim olsunmu dedi.Hayır Ceylinin o da vermek istemez dedim.Kuzenim arkadan bağırıyor onun olsunn ver çocuğa..hönkk..
-Teyzemlerde bir hafta sonrası bu da benim olsun mu dedi.Hayır Yiğit'in o,hem o hala oynuyor dedim.
Yiğit ben büyüdüm artık onun olsun oynamıyorum..2.hönkk
Demir'in bakışlarını tarif edemem mutluluk gözbebeklerinden dışarı fışkırıyordu resmen.
İşte o gündür bugündür elinde okula da götürüyor.
İşin en tuhafı sevgili eşimin de diğer tekini alarak savaş oynamaları,eşimin koltuklardan sığınak yapması,vurulma sahnesi,düşme sahnesi de dillere destan.benim diyen aktörlere taş çıkarır yeminle.
İstemiyordum hiç istemiyordum ama biraz nette araştırdım bu yaşlarda bu oyuncaklara merak olası birşeymiş.Aksi gibi dün Fatmagül'ü izlerken (Kerime hayranım) Kerim vurulmasınmı?Hayat olaylar üstüne zincirleme akarmı evet aynen öyle oluyor bazen.Bak ateşi (silaha ateş diyorda) gördünmü ne kadar zararlı,adamın canı nasıl yandı diye anlattım epeyce bir süre ,sonrada uyudu..
Sabah okula giderken (bknz resim) ateş ediyor baNA döndü ve;
Anne amcalara vurulmaz ağlarlar,ben kedileri vuruyorum şimdi..
Susmayı tercih ettim ne diyeceğimi bilemediğimden,hafızaları nasıl işliyor hayret verici..
Sonra Demir ve ben arabadan inip okula yürüken arkadan ateş açıldı diğeriyle kim ?Mert..
Demir kapının önündeki servisi sığınak yapıyor,ateş ediyor,benim büyük oğlum Mert ise arabadan ateş ediyor,en son öldü de kurtulduk :))
Babasını öldürdükten sonra servise ateş açan Demir,okuldan içeri girip öğretmenini görür görmez.
Servise ateş ettim çalışmaz artık demezmi?

NELER OLUYOR BÖYLE BÖYLE.....

Bu gündemi en kısa zamanda atlatmak dileğiyle
Sevgiyle Kalın,


24 Ocak 2012 Salı

Sabah okul yolunda,baba-anne ben rüya gördüm dedi.
Ne gördün peki dedik.
Yıldız gördüm dedi..
Acaba Lauranın Yıldızını mı gördün dedim?
Hayır Demir'in yıldızını gördüm dedi.
Elbette doğduğundan bu yana birçok rüya görmüştür ama ilk kez anlatması beni heyecanlandırdı.
Demekki bilinçaltında çizgifilmler var ,haftasonu günde iki kere birer saat,haftaiçi okul dönüşü yarım saat olarak sınırlandırmıştık.Tadı damağında kalıyor demekki..Haklı değil mi ama?Pepee,Lauranın Yıldızı,Keloğlan arka arkaya oynuyor ve üçünüde çok seviyor.Altta çıkan Az Sonra yazısından neyin başlayacağını anlıyor ve sümük çekiyor kıyamam.
Hadi bugün bendensin bu kıyağımı unutma üçünüde izleyebilirsin!!

23 Ocak 2012 Pazartesi

boşanma nedeni..

Cumartesi günü evlilik yıldönümümüzdü evliliğimizde 6.yılımızı,dostluğumuzda 12 yılımızı geri bıraktık.Seni seviyorum önce dostum sonra hayat arkadaşım olduğun için romantik bir geceydi Allah birlikte yaşlanmayı nasip etsin.

Mertle Demir'in meşhur güreş oyunu var saatlerce bıkmadan usanmadan güreşiyorlar.Hiç Haz etmemekle birlikte sinir bile oluyorum hatta.Her an bir tarafına bir şey olacak  gibi kasılıyorum,oo güreşirken ki sesler de hoşuma gitmiyor böğürüyorlar ıvvvvvvv,zıvv,dıvvv ,en güzeli git mutafağa elbet yapılacak bir iş vardır diye kaçmak.Yine bu güreş seansında Demir'in başı duvara çarpar,bana döner ve der ki;

Anne kafam duvara çarptı çok acıdı.
Ben babamı çok SEVMİYORUM.
BANA CİCİ BABA AL..

Bu ne demek?? şimdi kullandığım yada yakın çevremden birinin kullanmayacağı bir kelime..
Mert dumur surat düşük şok haliyle bana baktı.
Bende ona..

Gerçekten çok şaşırdım bende aramızı bozacak ufaklık hemde yıldömü ertesi,
Hayır yani diyemiyorsun ki oğlum bir kere evlenen bir daha evlenir mi hiç?
Deli olması lazım haha:))

19 Ocak 2012 Perşembe

19.01.2012

Demir bu sabah okula giderken bütün kıyafetlerini kendisi giydi.
Donundan,atletine,eşortman altından,sweatine,ayyakkabısından,şapkasına,atkısına kadar..
Kocaman Bir ALKIŞŞŞŞ...
Büyüyor mu Ne?

Yok resimi bulamıyorum,Hay ben Picasa programı icat edenin nerde bu resimmmmmmmmmmmm.......

16 Ocak 2012 Pazartesi

tarihe bir not..

sabah fotoğraf çekermisin anne çok güzel oldum ben dedi.
O dilini yerim yerimm..



Acayip komik kelimeler var lugatımızda çok eğlendiriyor bizi şu sıra maymun;

Anne gözünü kapakırmısın?kapak kapak çabuk kapak..
Baba gelermisin?
Baba verermisin?
Baba alarmısın?

nasıl dikkatli çalışıyor,kaşlar çatık,dudak tavşan gibi...
Hele bir işi bitirdiğinde başardım anne deyip başarmanın verdiği sevinçle hindi gibi kabarması yokmu ?
Genetik genetik!!


Demir sen uyudun ya cuma gecesi..seni uyutunca biz kaçtık eğlendik..çok eğlendik,alkolün dibine vurduk.
nee kadar uzun zamandır hasret kalmışız gece hayatına pek özlemişiz.

bundan sonra sen mışıl mışıl dedenin koynunda uyurken biz gecelere akmaya devam edeceğiz.yuppppiiiiii.......... 

8 Ocak 2012 Pazar

bazen öyle kelimeler söylüyor ve  öyle cümleler kuruyor ki afallayıp kalıyoruz tabir'i caizse örnek;

**İşyerinden bir arkadaşım coca colanın ayı'sından getirmiş demire hani şu kucağında cola şişesi olan akşam verdim.
Demir; Bu ayı cola içiyoo istemem dedi.
Amma işlemişiz ki çocuklar cola içmez diye ayıyı bile reddetti.

**Sokak kapısından çıkarken ıyyy hava çok soğuk üşüdüm dedim.
Hava soğuk ama bak yağmur yağmıyor dedi.

**Araba muhabbeti yapan babasına;
Göster bunu mu istiyon?
Ben alcam sana:))

**Sınıf arkadaşı Bade'nin doğumgünü varmış,hediye alalım diye kipaya gittik park yeri bulmak nemümkün bütün İzmir kipada,Özdileğe gidelim dedik,
Demir;
Herkes burda mı,biz park yapamıyormuyuz baba?
Evlerine gitsinler gece oldu:)) (cüceye bak kimi kandırıyorsa..)

**Oyun hamuruna ilgimiz çok demiştim ya şu sıra sarı ve kırmızı vardı elinde;
Kımısı ve sarı karışınca tuyuncu olur anne dedi!
Şok olduk.
Oğlumun zekasına hayran kalmakla birlikte çok mutlu oluyorum.

**Babamızın işi dolayısıyla karşıyakaya gittik haftasonu iş makinalarına hayran gözleri kocaman oluyor bindiğinde neyse hepsine sırayla bindikten sonra,karşıyakanın sadece ve tek sevdiğim yeri olan Carrefoursa ya gittik..Oyuncaklara binmeden dönülürmü buz hokeyi oynadık önce nasıl hırslı,her sayıda bana ultimatom veriyor;
3 kaldı,2 kaldı dikkat et bak gol olcak..  (şaşkın)

birde asker arabası var ateş ediyosun düşmanlara,ona bindi,napıyosun diyen babasına,
savaş yapıyorum..
kısa ve net yani rahat bırak hahahah:))












3 Ocak 2012 Salı

isyan..

Sevgili Demir,

Bir aydır aynı kıyafeti giymenden mütevellit isyanlardayım oğlum,

İsim abimiz nam'ı değer büyük Demir'in küçük gelen sweatini küçük Demir'e vermesiyle başladı herşey..

Sweat yıkanınca sürekli kurumadı mı?demenden;
Kirli ve çıkarmak istiyorsam çok temiss bu demenden;
Giyinme seçimine karışmak istemememle birlikte hergün aynı kıyafeti giymek istemenden;
Islak halini gözüne soktuğum halde,olsun giyeyim demenden;
Her sabah okula giderken giyinme krizinden;

isyanlardayım...

Cidden çok sinir bozucu bir durum özenerek aldığım herşey son aylarda sadece rafları süslüyor.Bu sweatten öncesinde de 2 tane tişört bellemişti incecik sürekli onları giymek istiyordu artık onlarıda istemiyor sadece bunu sadece bunu....

Güzelce anlattım konuştum olmadı,
Araba temalı başka kıyafetler aldım,sevdiği halde olmadı,
Kızdım bağırdım olmadı,
Ağlamasına kulak asmadım,nasılsa susar dedim susmadı..
Uyurken çıkarayım çaktırmadan dedim ortalığı yıktı..

yok arkadaş kafayı yemek üzereyim,
İşte meşhur jiletle kazısalarda çıkmayacak sweatimiz..




2 Ocak 2012 Pazartesi

yeni yıl bizlere kutlu olsun..

Pazartesi günü yakın arkadaşım İlknur'un annesini kaybettik.2 yıldır sancılı bir süreç geçiriyordu çağın hastalığından ,eniştemden de şahidi olduğum bu çaresiz derdi allah kimseye vermesin.Yılın son haftasında destek olmak için canım arkadaşımın yanındaydım,yani yılbaşı bu sene pek uğramadı bize,teyzemler ve annemlerle bizim evde bol sohbetli,bol kalorili bir yılı geride bıraktık.2012 senden çok umutluyum beni şaşırtma sakın çok fena olur sonra!
Biletime amorti çıkararak biraz kızdıysam da sana,beterin beteri var diyerek en azından verdiğimi geri aldım diyerek kabullendim gerçeği,
benim canım mutlu bebeğim en keyifliside o idi.Ona geldi yeni yıl,birbirimizden habersiz 3 pasta almışız üflemelere doyamadı kaç kere yaktığımı ben bile sayamadım.


Herkese önce sağlık,sonra huzur,sonra mutluluk ve tabiki bol kazanç diliyorum.

Sağlıcakla Kalın,

Ölü aşk diyarlarına beni sen attın da
İçim paramparça
Viraneyim yalan oldum...
Sesin yankı olur boğar her adımda
İçim paramparça
Viraneyim duman oldum..

Haykırsam
Ellerimi açsam yalnız sana
Ağlasam çocuk gibi
Eskileri anlatsam
Derviş gibi abdal gibi tapar gibi..
Paramparça..
Haykırsam çocuk gibi..

Halil SEZAİ

Soğuk havanın ve uzun zamandır izlemek istediğim İncir Reçeli filmini izlemek isteğimin yoğunlaşması sebebiyle öğle tatilimi feda ettim.İyi ki yapmışım son yarım saattir ağlıyorum.Duygularım havalarda ühhühüh ühhühühü diye haykırdı tüm ofis,zaten şarkılarını seviyordum filmine de bayıldım.İzlemeyenler için tavsiye hemde en acil izlensin..

27 Aralık 2011 Salı

bir yılı daha bitirirken..

2011 yılını hiç sevmedim hiç.mutsuz bir yıldı git daha da gelme pis 2011!!

Önce annem kalp krizi geçirdi,
Babaannesi bakmazdı,
Demir'e kreş yolları göründü.
Kreş ilk günler dram üstüne dram,
Kreşe alıştı,sorunlu kreş.
Dede kreş parasını kesti zorunda değildi ya, eğitimini hep o karşılayacaktı öyle demişti olmadı.
Karı-koca şeker hastası olduğumuz belgelendi.

***Güzel şeylerde olmadı değil nankör Meltem,

Canım annemin kalpte iyileşme durumu sözkonusu (en önemlisi)
Demir yeni kreşinde çok çokkk mutlu..
Babamız güzel bir işe başladı.
Lanet koordinatörümüze sepet havası yaptılar.
Bedelli askerlik çıktı,Demir babasından ayrı kalmayacak.


Hoşgel 2012 güzel geçeceğini ümit ediyorum,çift sayıları her zaman sevmişimdir:))
Herkese İyi Yıllar,sağlık ve mutluluklar herkeseeee.....


21 Aralık 2011 Çarşamba

geçen sene bugün yokluğunun 7. si!
Her an dönecekmişsin gibi hiç sana yakıştı mı gitmek!


Bir kitapta senden olsun...

Bir kitapta senden olsun.

Eşim Erzurumlu,hemşehrileri bir ricada bulunmuş tesadüf okudum ozilii'nin bloğunda ne güzel de oldu aynen kopyalıyorum..

 "BİR, SIFIRDAN İYİDİR." Senin elindeki bir kitap, Erzurum'da yüz kitap olacak. Erzurum'da o yüz kitap yüz kere yüz gencin dünyasını aydınlatacak. Bu aydınlık yine senin yaşamını aydınlatacak. Senden giden "bir", sana yine geri dönecek "yüz kere yüz" katıyla. Bu ülkenin en büyük düşmanı CEHALET !

* Kendi kütüphanemizden sadece bir kitabımızı gönderebiliriz.
* Olabildiğince arkadaşımıza , "ses getirir mi? " diye düşünmeden duyurabiliriz.
* Yazıyı bloglarımızda paylaşabiliriz.
* Daha da fazlasını yapabilirim, yapmalıyım, yapmak benim görevim ve de borcumdur diyorsanız, bir kitap alarak, "gıcır gıcır bir kitap", onları mutlu edebiliriz.

Adres:  HINIS ANADOLU LİSESİ YİBO LOJMANLARI ARKASI ERZURUM / HINIS

20 Aralık 2011 Salı

Ne yazasım var, ne okuyasım..Kuzum hasta ya keyfim yok..
Balgam atmak istemesi atamaması durumunda kusması ,kusmadan kaynaklı boğazının tahriş olması+korkması boktan birkaç gün...

Dr'a götürdüm dün,boğazlar berbat durumdaymış,tahliller iyi.Yine dr umuzla deposilin muhabbetinden mağlup gelen ben!Durum karışık kafamda pek basmadığından ,penisilin alerjisi olmamdan ve çocuğada birşey yaparmı korkusuyla deposiline düşman oldum 2 yıldır,herşey bir yana zaten yarı baygın gezen,halsiz,huysuz,mıymıntı bir çocuk var önümde iğne gelse üstüne hiç düşünemiyorum.Uykusuzluktan ölüyorum ve bugün kuzuyu ananesine bırakarak işe geldim.İznim var ama Bir yedeğim yok ne acı!





12 Aralık 2011 Pazartesi

gezenti aile

Şenlikli kalabalık bir haftasonunu daha geride bıraktık.Temizliğe yardımcı bulamama sonrası biz yaparız hahayy modunda karı-koca giriştik temizliğe,elimize sağlık cidden erkek gücü ile başka oluyor bu işler sağolsun çok işime yaradı.
Cumartesi günü teyzemler,ablamlar,babamlar ve biz epeyce kalabalıktık ama çok eğlendik.Gecenin sonunda sevgili eşim ve enişte görülmeye değerdi,dayanamıycam yayınlayacağım:))
Pazar günü oğlumun bizi 7 de güne başlatmasıyla,saat 10 gibi sokaklarda buluyoruz kendimizi hava da nasıl güzel illaki açık alan tercih ediyoruz.Neresi neresi derken buca gölette sonrasındada Hancı diye biryere gidiyoruz.Birdaha gideceğim biryer değil ama günü kurtardı Demir çok eğlendi.Göletin sakinliği dinginliği mis gibi havası,Demir'in özgürlüğünün engellenmemesi acayip keyifliydi.Sandal,yada kayıkta olabilir tur attık ördekler eşliğinde ,ördeklere Ülker 9 kat verdi oğlum ekmeği nerden bulalım hem  bayram etmişlerdir değişiklik iyidir.
Hancı'da atların yanına gidiyoruz hemen,başkada güzel biryer yok açıkçası sevmedim.
Demir at'a birşey anlatıyor hızlı hızlı at'ta ağzını açıp yetişmeye çalışıyor kafasına ,iyi küfür yedi benden,yiyecek kuzumu benim.Tabi Mert dururmu alay konusu oldu at'a bile saldırıyordu az kalsın oğlunu yiyecekmiş zor tuttum diye herkese anlatmaya başladı.Aklıma geldikçe gülüyorum napayım Yengeç burcuyum ben sahiplenmede, korumada sınır tanımıyorum malesef...
İşte olay anından önceki diyalog...


Sonra bir alışveriş merkezine gittik,Şu sıra favorimiz oyun hamuru nereye gitsek hamur alıyoruz,bir ara sadece araba,bir ara boyama kitabı,bir ara tamir setleri büyüdükçe istekleri de farklılaşıyor.Neyse hamurunu önce alınca alışveriş daha kolaylaşıyor,yoksa sıkılıyor,kaçıyor bu sefer ki sihirli kelimem eğer durmazsan hamuru bırakırız,boya alırız.Hemen boya istemiyorum diyor bizde keyifle alışverişimize başlıyoruz.Son dakikalarda bu hale geliyor:))))bizde daha fazla üzmüyoruz hemen çıkıyoruz...

Tam 3 saat hiç durmadan hamur oynadık ilerde sende okuyacaksın bunları acayip sıkıldım annecim affet,birşeyi 40 kere tekrarlamasak hani nolur!
yarım saat değil-1 saat değil 3 saat yaaa bende insanım..
Kendi şekillerini beğenmeyince mızıklanan bir oğlum var benim.o yüzden o ismini söylüyor ben bütün yaratıcılığımla uyguluyorum şekilleri,
bu da ben ve oğlum,
hani ben diyen babasına,
d:''annemi seviyorum ben''yani sana yanımızda yer yok..:))

sağlıcakla kalın,

8 Aralık 2011 Perşembe

yeni başlangıçlar..

Ne kadar yazacak şey var gün sıralamasıyla gideyim bari.

9 Aydır gittiğimiz ve ayda bir mutlaka olaylı olduğumuz bir kreşimiz var ya..hani son bir şans daha vermiştim.İşte o şansı kullanamadılar beni tir tir titreten bir sinir harbinden sonra geçtiğimiz cuma gecesi oğlumu okuldan almaya karar verdim.Ama duygusallıkta sınır tanımayan ben daha çocuk yeni okulunu görmeden senaryolar üretmeye çoktan başlamıştım.Kendimle bile çelişiyorum karar verirken ne biçim bi huyum varsa!Neyse,İşyerimdende izin alarak bu haftaya oğluma ve yeni okuluna ayırmaya karar verdim.
Yeni okulumuz çok şeffaf ister istemez kıyaslıyor insan,ilk gün 4 saat kadar kaldı hiç ağlamadı,2.gün biraz daha fazla kaldı biraz mızırdandı,3.gün tam gün kaldı girerken ağladı.,4 gün girmek istemedi ağladı ben odada onu izlemeye geçinceye kadar çoktan susmuştu.Psikologla birlikte izledik 3 gün çocuğun gayet iyi durumda olduğunu,bağımlılıktan ve okul değişikliğinden kaynaklı bir problemi olmadığını,sorunun bende olduğunu söyledi,Doğru söylüyordu ilk defa okulun psikoloğunun bu kadar açık sözlü olması beni şaşırttı,evet ben kendime güvenemediğim için çocuğu okuldan alamadım ya alışamazsa,ya şöyle olursa böyle olursa diye, daha önce alınması gereken bir kararı ertelemekti yaptığım,şekilci oldum okul büyük güzel,gösterişli,oyuncaklar on numara evet ama içeride ne yaptığından çocuğumun bir gününü nasıl geçirdiğinden haberim yok.İyi diyorlar,herşey yolunda,keyifli o kadar,söyledikleriyle biliyorsun yalnızca. Önemli olan şu an artık,keşke daha önce böyle bir adım atsaymışımda gözüm hiç arkada kalmasaymış neyse zararın neresinden dönersek kar deyip geçmişe bir çizgi çekiyoruz.

Oyuncak müzesine gitmeye fırsat bulamadık bir türlü uzun zamandır da ,miniğimi götürmek istiyordum.Ben ve çekirdek ailem saat tam 13'de ordaydık.Demir ilk önce acayip çekimserdi sonra açıldı tutabilene aşkolsun,önce yüzünü boyattı Aslan olcamm benn dedi ablasına,sonra Poko ve Sessiz Adamla birlikte oyunlar oynadılar.Çok keyif aldı eğlendi ama bir ara müzedeki oyuncakları almak istedi ağladı ama sonra ikna oldu.Çıkışta kemeraltına indik.Eskiden pazar günleri tek bir dükkanın açık olmadığı yerde kapalı dükkan yoktu.Demekki epey kriz var ve teğet falan geçtiği yok.Oyuncakçılar sokağından Demir'e birkaç tane oyuncak ve kitap aldık,fiyatları cidden iyi hele avm'lerle karşılaştırınca sudan ucuz diyebiliriz.

Dönüş yolunda bayıldı kuzu epey gezdik çünkü,tam arabadan ineceğiz,
Baba parkka götürcektin beniiiiiiiiiiii,
Dötünde bile gözü var,nerden anladın be mübarek eve geldiğimizi daha arabayı bile kapatmamıştık,baba kıyarmı hemen oğlum diye rotamızı parka çevirdik ordada bir saat kadar eğlendikten zıpladıktan sonra evimize döndük Saat:20'de yemek bile yemeden uyudu.

Demir'i okula bırakıp birkaç saat izledikten sonra uykunun kollarına bırakıp eve döndüm temizlenecek bir evimiz var malum?ortalığı toparladıktan sonra oğlum geldi servisle ,servisimiz 16,15 te getiriyor.Bütün arabalarını masasının üstüne dizdim,çok hoşuna gitti
d: sen benim arabalarımı mı topladın anne?
d: çok temiz olmuş beğendim

herkes altına yatırım yapar,biz arabaya ama oyuncak arabaya.....

1 Aralık 2011 Perşembe

Balbay

Annelik güdülerimle çok üzgünüm.
Dün bir gazetede Balbayın eşiyle yapılan röportajı okuduğumdan beri boğazımda bir düğüm derin düşüncelere sürüklendim.
Bir insan bırakın ''bin'' günü ''bir'' gün bile nasıl kalır orda,tek başına yediğin,içtiğin,yattığın,işediğin,mıçtığın  yer aynı hergün aynı.Babası her hafta mektup yazıyormuş kızına tüylerim diken diken okudum.
Dışarıdaki ailesi için durum aynı vahimlikte,Şuan 4 yaşında küçük bir erkek çocuğu var babasını gördüğü görüş günlerinde koca bir ay'ı dakikalara sığdırması gereken o yaşta bir çocuğun psikolojisini düşünebiyormusunuz?Görüş bitince nasıl ayrılıyor peki babasından?Demir'i bir yere bırakmamız imkansız babasını ve beni asla bırakmaz.Kendini yerden yere atar bizimle kalmak için,o çocuğu düşünemiyorum.
Ya kız çocuğu ilkokula başladığı dönemlerde babasının yokluğu ile nasıl başarılı olacak öğretim hayatında 1-0 yenik başlıyor eğitimine çok acı.
Allah analı babalı büyütsün diyoruz ya gerçekten öyle olmalı,olmayınca herkes eksik..
Bir an önce tahliye olması dileğiyle...

28 Kasım 2011 Pazartesi

demir'in maceraları

Tadından yenmiyordu bu hafta bi tripler bi tripler...

uyandığında baktı babası var ,ben varım pazara gidiyoz mu?dedi evet dedik,kahvaltımızı yapıp gidene kadar bücürün öyle uykusu geldi,uyandığında gitmeye üşendik ve gitmedik peki demir kaç kere pazara gitmiyozmu?dedi sayısını hatırlamak güç bayıldık resmen,kanında var pazar sevgisi bende mertte bayılırız..Akşam yemeğinde bile pazar sayıklıyordu.

Kesinlikle tv izleyemiyoruz  yasak,sadece onunla ilgilenicez ilgi manyağıdır kendisi.
Planlara bak  zekaya bak!
Önce kumandanın pilleri çıkarılır,
Sonra tv kapanır,
Anne tv bozuldu,
Dedeni çağıralım o zaman o tamir yapsın,
Dedemin çok işi var gelemez o!

Alışverişe gittik her gittiğimizde ilk önceliğimiz araba reyonu olduğu için ve artık çareler tükendiği için en ucuzunu kakalamaya çalışıyorum,nasıl mı beğendiği birşeyin aynısından var ve pahalı ise bunu satmıyorlar diyorum,peki diyor amma velakin bu sefer iki tane alıyor.(hanım hanım sen kimle dansediyorsun)
az sonra çay bardağı bakıyorum ince bellilerden evde hiç yok,çay içen yok içilse de kupa tercih sebebi,neyse misafire diye düşünürken,
arabadan bi hışımla inen sıpa anneeeee onu satmıyolarr!
yorumsuz...

Birkaç fotoğrafını çekeyim dedim banyo sonrası,




saçlarını uzatıyoruz ya,resmen ahenkle dansediyordu saçları..Elimde makineyi görürde almazmı?hemen kaptı bir babasını bir beni çekiyor.Bir de çekmeden önce emirler yağdırıyor böyle gülün diye;


böyle gülmeyince asla çekmiyor.Çekerken bide dizinin birini yere koyuyor,nerden gördü öğrendi bilmiyorum ama bu küçük adam hareketleri benim çok hoşuma gidiyor.
09,30 gibi banyonunda verdiği rahatlıkla uykunun kollarına bırakıyor kendini,bizde ipinden kopmuşçasına ne yapacağımızı şaşırırıyoruz ,internette mi takılsak,tv mi izlesek,bizde mi uyusak?tv izliyoruz birkaç saat,yatarken sohbete koyuluyoruz ve mertin yaptığı bir espriyle kahkalarla gülüyoruz?
Bir fırça attı bize SUSUN,UYUYORUM diye ne diyeceğimizi bilemedik:)))daha çok güldük...

21 Kasım 2011 Pazartesi



Demir poz verirmisin bana!!




PSP oynarken ki parmak hareketleri ve arabayı çarptığında ki siniri gülmekten öldürdü bizi!Ha bir de arada parmakları çok yoruluyormuş dinleniyorum diyor:)


14 Kasım 2011 Pazartesi

sınır tanımıyoruz...

bütün bir haftasonu bağıran hatta böğüren bir anneydim ben
çünkü,
Bir kilo yoğurdu buzdolabından alıp halının üstünde yoğurtla resim yapan,
Mandalinaları anahtarlara sokup dizen,
Kalemle duvarları itina ile boyayan bir oğlum var....ne mutlu bize...


mandalina-nar ikilisini sıktıktan sonra çok ekşi olmuş mu diye bir yudum içtim,
içmez olaydım kıyamet koptu,baktım susacak gibi değil şaka yaptım dedim
Volume 150000000 --Şaka Yapma!!

Benzin alırken yandaki arabanın camını silen pompacıyı gören oğlum,
Anne bizimkini neden temiz yapmıyooo?
Unutmuş olabilir, hem bizimki temiz..
Temiz değil, unutmasın!!

Dün babamızın kuzeninin nişanı vardı-Allah tamamına erdirsin..

Demir'i götürmedik...doğduğundan beri ikinci defa çalışmadığımız zamanlarda anneme bırakmış olduk.Gidene kadar konumuz Demir'di,nişan töreninde de!Burda olsaydı şöyle yapardı,şöyle derdi..Demir yokken bir boka benzemiyor hayat!Fazla barınamadık son gaz geldik!2 saat yokluğumuzda öyle bir sarıldı ki beni görünce içimi eritti,o sarılış varya anneyle kuzusu işte paha biçilemez tek gerçek...

Şu sıra maaile yaşıyoruz kış geldi malum,sofralarımız pek şenlikli,pek gürültülü.Annem babam ablam cansu cemre aşk demir ve ben tabiki!!
Cansu, cemre ve demirle muhatap olmamakla birlikte ee artık bir genç kız,cemre ve demirin tadından yenmiyor..
Annemin sağlık durumunda epey gelişme var evde bayram havası daha ne isteriz ki,en ve en önemlisi sağlık,diğer herşey teferruat...
Benim şekerim normale döndü ilacın etkisi var ama diyet ve sporla da iyi gidiyor...

Sağlıcakla kalın,

Allah kimseyi adalet duygusundan mahrum etmesin...

4 Kasım 2011 Cuma

:((

Annemden miras kalan,Demir'e hamileliğimde kendini belli eden bir Şeker Hastasıyım artık.Çok üzgünüm,bekliyordum ama bu kadar erken değil,ilk hedefim 10 kg vermek ama bu gerçeği değiştirmeyecek tabikii.Çok ağladım çokk sabaha kadar,ben birşeye bağımlı olmaktan hiç hoşlanmam özellikle ilaçlara,saatli olan şeyler beni hep gıcık etmiştir.Ben hiç şekerimin bu kadar yüksek olduğunu anlamamıştım işin tuhafı,hani geçmişe dönük bir testi var ya ordada 3 aydır yüksek olduğu yazıyor.Bazen kollarım halsizleşiyordu ama hep yorgunum diye geçiştiriyordum,sık tuvalete gidiyordum birkaç zamandır meğer oda şekerden,asabiyet unutkanlık.... sinyal çoktan verilmişte ben almamışım...

Demir'de üzgün olduğumu hissetti akşam çok sessizdi,sürekli bana sarıldı,seni çok seviyorum dedi.Erkenden uyudu...

Sabahki diyaloğumuz beni bir nebze olsun rahatlattı.
Memesini buldu eski oyuncak torbasının içinden,
d: Bunu arıyodum
M: napçaksın ki sen onu emcekmisin yoksa?
d: emmmmcemm çok emcem..öjledim..