24 Mayıs 2011 Salı

Bahar şenliği!

                                                                 


                                        

Bahar mı ben hiç görmedim şahsen,yaz birden iniverdi bütün sıcaklığınla,benim mevsimim ilkbahar ılık bir meltem gibiii tüm inceliğinle :))))

Epey koşuşturmalı bir haftaya başladık efendim.Malum ayak başparmağımda aylardır ağrı var.Ertelete erteleye sonunda dr'a gidebildim.Halvuss Galvuss yada ona benzer bi rahatszılıkmış üç ay uykuda birşey takıcam ayağıma,eğer geçmezse ki düşünmek istemiyorum,kemiği törpülüyorlarmış yada kırıyorlarmış,Dr tipik türk kadınının sol ayak parmağı dedi ne demek oluyorsa heeee dedim.Ama ağrısından epey yoruldum belime vuruyor çünkü.Neyse neyse gelelim esas oğlana!

Kuzumun dün bahar şenliği vardı okulda.Bana okulu gezdirdi ve tek tek anlattı.
Anne gel gel bak at!bak kus (kuş),bak keçi,bak tavss (tavşan)
gel gel eğik..(erik),bak (çileği gösteriyor ama söyleyemiyor)

dün okul seçiminde ne kadar doğru bir karar verdiğimizi tekrar anladım,Öğretmenimiz Şermin en büyük şansımız olmakla birlikte öğrendikleri,uyguladıkları,okulun düzeni herşey çok güzel her türlü meyve ve sebze bulunuyor,erikler bizim cücelerin boyu yetişecek kadar küçük boy ve dallar uzanıp koparabilecekleri uzunlukta koparıp yiyorlar Demir'de beni oraya götürdü erik ziyafeti verdik oğlumla.Hiç oturmadık Demir benim,ananesinin,teyzesinin,cemresinin gelmesiyle daha bir heyecanlandı farklılaştı.Müzik Amcaları hepsine birer davul yaptırmış boylarına uygun,annelerde çaldı çocuklarla birlikte!çocuk olduk hepbirlikte güzeldi....


Demir dün öğretmen engeline takıldıkça annemi iştiyom,ben annemi iştiyommm dedi.Çok komikti yaa oğlum büyüyor ve beni anne yapan bu muhteşem varlıkla bana yaşattıklarıyla onu çok seviyorum ve aklıyla gurur duyuyorum.
Kaf kaf dedemiz Demir'i özlemiş bayağı oldu görüşmeyeli,yaz sezonunda genelde böyle oluyor,yazlık çıkıyor mertlik bozuluyor :)yemeğe gittik.Çırak veriyorum kebapçıya bu yaz epey yardımcı oldu orada garsonlara masada hiç oturmadı,ama kapanışı fena yaptık kafasını kötü vurdu masaya,sonra bidaha yerinden kalkmadı.Eve geldik dedesine ne tripler,ne cilveler resmen mest ediyor insanı.oynadılar epey sonra bayıldı kaldı yorgunluktan,şenlikte de epey yorulmuştu.Anne olmak güzel hemde çok...



16 Mayıs 2011 Pazartesi

pazar!

Dün yaşadığım sinir harbinden sonra yeni güne merhaba diyerek 7 sularında uyandık!Bugün sinirlenmek yok herşey güzel olacak diyorum kendi kendime bir kısım öylede oluyor.Bugüne kadar yaşadığım 2 yaş sendromu değilmiş.En babasını şu sıra yaşıyorum çünkü,ve sinirleniyorum nedense!aslında kendimi süper gaza getirmiştim asla inatlaşmayacaktım ,restleşmeyecektim.Bir yapsam bir yapamıyorum çıldıracağım.Artık gel anlatayım ,anlatırken öpüp koklamalarda işe yaramıyor.
-Kıyafet giydiremiyorum.
-Ayakkabı haşaa,babasının ayakkabılarını giyecekmiş,
-Uyuduğu zaman yatağına götürmek hayal,hemen bağırmaya başlıyor.
-Banyo o istediği zaman..soyunarak istediğini haber veriyor zaar!
-Sokağa çıkarken en az 3 en fazla 5 arabasını yanımıza alıyoruz.
-Bebek arabasında en fazla 5 dk.durabilir.
-Kaka yaptıktan sonra anne eeeeee demek var,altını almaya gelince olay olay olay!pis saatlerce öyle gezebilir!
-Traş olmaya gittik berberi görünce canavara benzetmiş olacak çığlık çığlığa hemen uzaklaştık ordan!
-Bu aralar bir de vurma peydahlandı.Bilgisayarı açayım tokat,mertle muhabbet edeyim tokat,Tv izleyim tokat onunla alakasız her yaptığım ,başka şeyle ilgilendiğim her zaman dayak yiyorum.
Okuldaki öğretmenle ve Psikologla konuşuyorum herhangi bir problem yok.Gayet uyumlu,gayet sakin,arkadaşlarıyla herhangi bir problemi yok,giyinirken,uyurken yerken hiçbir sorun yok.Yalnız fazla lider ruhlu!EEEEEEEE benle mi sıpanın derdi yani!Evet benimleymiş!ve çok normalmiş.Bir dahaki dayağıma kadar rahatlıyorum.
Dün yemekten sonra güzel bir yürüyüş yaptık,yürüyüşün sonunda güzel bir park vardı,Demir atladı tabi!Kaydıraktan kayarken içim gidiyor,ya gözümde büyütemiyorum,yada fazla korkusuz ,Rahat ol diyen Mert bir baktım Demir'in arkasından kaydırağa çıkmış.Sıpa oynuyor bizle resmen!

      




Yüreğimiz ağzımızda bir park eğlencesinden sonra eve dönmek üzere iken yolumuza çıkan otobüs Demir'i cezbediyor.Otobüsleri çok seviyor,evde epey otobüsü var.Canlısına bakarken bile telaşlanıyor.Anne anne bak,baba baba bak1Eve kadar binelim dedik.İlk otobüs macerasını yaşasın.Okadar heyecanlandı mutlu oldu ki anlatamam nereye bakacağını şaşırdı, otobüse binen herkesi tek tek inceledi,bundan sonra heryere otobüsle gideceğiz hahaaa:))

 

Sağlıcakla Kalın,
 

Arkadaştanda öte canımız,kardeşimiz Serkan'a kız istemeye gittik Cumartesi,gitmez olaydık  hatırladıkça sinirleniyorum.Bu resimden belliymiş az sonra yapacakları!Ev küçüktü ve çok kalabalıktı.Demir böyle kalabalığa girince bir haller oluyor ,kız evinin telefonlarını çarpmak,evin süpürgesiyle süpürge yapmak,tam kız istenirken olan sessizlikte bağırmalar yaptıklarının Sadece birkaç tanesi..Tuhaf bakışlara daha fazla dayanamayarak izin isteyip çıkıyoruz,fazla söze ne hacet nasıl bir ruh haliyle çıktıysam ayakkabımı orada bırakmışım.
Serkan'a mutluluklar diliyorum.

resimdeki 7 farkı bulunuz!

 

Copy Paste!!

cemrem!

Cemre'nin yıl sonu gösterisine gittik maaile ordaydık Demir'de dahil,neden Demir'de dahil sessiz durmasını beklemek imkansız da o yüzden.nitekim sonlara doğru sessizliğini bozdu.Cansu'nun kucağında uslu uslu sıkılmış vaziyette otururken,Cemre'yi görünce ABA ABA! diye bağırması ve auladaki karanlıkta bize bakan onlarca çift göz!!ne süper değil mi?

Demir bir kenarda dur -MaYA- koysun,Cemrem müthişti lokum gibi,Hawai Kızı olmuş bir ülke bir çocuğa ancak bu kadar yakışırdı Afroditim benim tam yemelikti.Daha fazla söze gerek yok.Buyrun...
Eniştem de görse bugünleri ne kadar mutlu olurdu kimbilir.Nur içinde yat,biz hep birlikteyiz.

9 Mayıs 2011 Pazartesi

GÜZEL GÜN!

Cumartesi günü imam'a ohooo günaydın yeni mi uyanıyorsun?dedikten sonra güne hızlı başladık.Hiçbir plana dahil olmamayı istedim.Funda ile birlikte Pınarbaşı'na anneler kıpraşmasına gidecektim ama çok uzaktı ,bugün yayılmak,hiçbirşey yapmamak istedim ki bu hafta çok yorulmuştum hem bedenen,hem psikolojik!Dmr'le kendimi arındırdım.O da iyileşti çok şükür!Sevgili Dr'umuz 3 ay kullanmak suretiyle Broncho Vaksom adlı ilacı verdi koruma amaçlı inşallah hasta olmayız birdaha!
Bu kışı hasta bakmakla geçirdim resmen Dmr bitti,Mrt başladı,Mrt başladı,Dmr iyileşti.Yeterrrr diyesim var!
Neyse esas oğlanımla temizliğe başladık.Birlikte çamaşır astık,bulaşık makinası boşalttık,süpürgeye tuttuk.Daha güzel anneler günü hediyesi olurmu yahuu!

Pazar sabahı genelde uyanır ve ben yanındaysam kendine çeker beni öptürür,sabahki tatlığı anlatılamaz.Annii Annii gel gel diye dudaklarını uzatır öpeyim diyeee yavrummmmm yerim yerim..Canım çekti valla!

Ben Dmr'i öpücük yağmuruna tutarken,baba ben bir ekmek alıp geleyim diye hazırlanmış bile.Tekmelesen gitmez,yalvartmadan!hemen anladım tabi.Kahvaltı hazırlıcam diyorum,biz hazırlarız sen otur diyorlar haha süper!Kahvaltıya mutfağa çağırıyorlar beni..ne göreyim ikisinin elinde de kıpkırmızı güller,bana uzatıyor oğlum annii bak,anni bak diye heyecanını anlatamam iyi birşey olduğunun farkında bebeğim benim.hemen öptüm sarıldım ikisine de,iyi ki annenim!Mrt seni daha çok seviyorum Demir'e  baktıkça...


Not:Şu sadece kafası olan  resim ne kadar hareket çekmiş gözüksede amaç fotoğraf makinası almaktı!

5 Mayıs 2011 Perşembe

anne demek!

Yengeç'im duygularımla hareket ederim,mantığım yok denecek kadar azdır genelde,anne olmak,eş olmak,sahiplenmek için yaratılmışım ben.Hamileliğimle birlikte hormonlarımdan kaynaklı var olan duygular          X 2...oldu resmen.Anneler günü yaklaştı.Kuzuma birkaç satır yazayım dedim.

Seni Çok seviyorum hayatımın bambaşka bir rengisin sen,senden daha güzel,senden daha üstün bir sevgi yok,seni ucağı bucağı olmayan bir aşkla seviyorum.Her sabah işe gelirken sen uyuyor oluyorsun ve ben senin kokunu çekebildiğim kadar çekiyorum içime gün boyu içimde kalsın diye, böyle güzel bir koku yok.
Gülüşünün gamzenin hastasıyım.
9 ay+2 yaş+2 ay'dır seninle yaşamak,seninle ilgilenmek,seni öğrenmek,beni öğretmek,birlikte hayatı keşfetmek,bilgi dağarcığına katkıda bulunmak çok güzel,
ben anne olunca;
-günlerce uykusuz kalsamda seninle oynayabilecek enerjimin hep var olduğunu,
-Kırk akıl otuz iki fikirin ne anlama geldiğini,
-annemin benim için ne demek olduğunu,
-değişik paranoya ve korkular edinmeyi,
-Yaramaz olduğunu bile bile, başkası söyleyince aslan kesildiğimi,
-Sabır küpüne dönmeyi,
-Sen hastayken,ben hasta olsaydım diye söylenmeyi,
-bütün işlerimi senin düzenine göre ayarlamayı,
-sorumluluğun adının ''sen'' olduğunu,
senin sayende anladım.
Bana yaşadığım ve yaşattığın bütün duygular için teşekkür ediyorum.Yüreğimdeki sana teşekkür ediyorum.
Seni Seviyorum.

hıdrellez !!

Dün hıdrellezdi hep çocukluğumu hatırlarım bugünde,hıdrellez deyince aklıma annemin ablamı ve beni ''İS kokarız'' diye sokağa çıkarmamasıydı hala aynı hiç değişmedi.Dün işten DMR almaya döndüğümde bugün hıdrellez anne DMR'i dışarı çıkarıcam eğlenelim biraz dedim.Aman Meltem ''is kokarsınız'' demezmi?
Hiç değişmemiş hiç, öldüm gülmekten:))))

Kerim başlamadan (Fatmagülün Suçu Ne?hastayız Kerim'e) çıkmamız lazım ama Havanın kararmasını bekledik malum daha güzel olur ozaman ..Babamızda hasta onu evde bırakıp Demir'le attık kendimizi sokağa ateş bulduğumuz yerde koğuşlanacaktım.Hemen aşağıda çocuklar yakmış ateş Demir nasıl mutlu bağıra bağıra bi hal oldu korkusuzda sıpa, bıraksam girecek ateşin içine!Adettendir 3 kere onu atlattım ,3 kere ben atladım.Tabi bu üç atlamadan sonra 3333333 daha atlamışızdır.Karga tulumba derler ya aynen öyle söküp aldım.Çerez alalımmı sana dedim hı hı!dedi.biraz yürüyüş yaptık döndük evimize.Çookk iyi geldi !

Dileklerimi yazdım bir kağıda,sevgiliye de yaz dedim oflaya puflaya iki satır birşey yazdı bakmadım!!Kapının önündeki Gül ağacının arasına sıkıştırıverdim.Sabahta onu ordan aldım.Yani biri bulmasın diye nasıl arasına teptiysem dikenler battı elime!Sabahta 2.Kordon'dan denize attım.Bu arada balkonada mandallardandan istediğim birkaç şekil yaptım (söylemeyeceğim.),annem yaptığı zamanlarda oluyor gerçekten de!
Müslüman KİM?
İnanan--- yani ben!!

4 Mayıs 2011 Çarşamba

Levrek, hamsi, kalkan... Kader anı Haziran!

Levrek, hamsi, kalkan... Kader anı Haziran!: "“Seninki kaç santim?” kampanyasının sonucu belli oluyor. Tarım Bakanlığı balıkların ve denizlerin geleceğine Haziran’da karar veriyor. İş işten geçmeden, balıklar tükenmeden, daha fazla ertelemeden, hemen şimdi eyleme katıl."
Sonunda Demir oğlanında süküturu (scooter) var,çok mutlu oldu çokkkk.Uyku başına vurdu,bir gözü kapalıyken bile bincem diye uğraşıyordu.en sonunda yattı yanınada süküturu yatırdı öyle uyudu.

Seni çok seviyorum kuzuuuu....

3 Mayıs 2011 Salı

İnatçı olmayan ateş bizi sürüm sürüm süründürdü:) Çarşamba'dan beri 38-39 derece,inmek düşmek bilmeyen inat çocuğun inatçı ateşi.
Kuzum benim bu hastalık zarfında bana da bir düştü ki sormayın gitsin,Uykusunda ıhh'larken ateşten Annemi iştiyom,anneeeeeeeeeeeeeee diye sayıklıyor.Diyelim su istiyor.Babası suyu getiriyor  ''annemmm''  yani ben vericem illa yoksa içmiyor.Pazara kadar bu böyle devam etti,Haftaiçi hem iş hem hastalık epey yoruldum.Cumartesi sabah uyandık ağzının acıdığını söylüyor,bir baktım kırmızı-beyaz bir sürü yara on yaş yaşlandım.Allah beterinden korusun.Hemen Karşıyaka'ya dr umuza gittik.Bademciği ve kulakları bembeyazmış ağzının içi gibi.Çarşamba dr'a götürdüğümüzde sadece ateş vardı dolayısıyla antibiyotik başlamamıştık.Antibiyotik bitiminde deposilin iğne yapmamızın uygun olacağını ,kreşe giden çocuklarda hastalıkların sık olduğunu  bununda koruyucu olarak 21 günde bir üç kere yapılmasını önerdi Reha Bey,
5 günün verdiği uykusuzluk neticesinde duran dimağım,annemin 28 senedir her ay yediği bu iğneyi algılayamadı hımm dedim çıktım.Penisilin alerjimde olduğu için dönüş yolunda yazmaya başladım.
---Alerji için yapılan testte bile canım ne kadar yanmıştı.
---Kolum kıpkırmızıydı şişti.
---Ya DMR'in de alerjisi varsa,
bu soru işaretlerine kırkını daha eklemeden polikliniği aradım.Test yaptıklarını ama yinede %100 sonuç olmadığını söyleyince kaldım.Dr'unda okula en azından bir yıl daha göndermeme durumunuz söz konusu olurmu demesi üzerine?kendimi çok çaresiz,yalnız hissettim.
-İşi bırakabilirim
-Bakıcı bulabilirim.
-Herşeyi göze alarak iğneyi yaptırabilirim.
Sıralama böyle gelişti.Birinci şıkkı kışa kadar erteledim yazın hasta olma olaslığı daha az.,ikinci şık hayatta olmaz evde fenalık basar oturamaz duramaz ,üçüncü şık Reha Bey'i aradım ben bu iğneyi yaptırmayacağım size çok güveniyorum ama sizde beni tanıdınız pimpirik,evhamlı,kuşkucu bir anneyim ben,(ayakta yüz felaket senaryosu yazabilirim)dedim.Tamam dedi başka birşey yapıcaz ama Çarşamba bir göreyim dedi.İçime su serpti bayılıyorum Reha Bey'in bir çıkar yol değilde ,birkaç halde düşünmesine..
Neyse kuzumunda pazar günü ateşi hiç çıkmadı diyebiliriz.Biraz hava aldırdıktan sonra.Füsun'un Demir'e aldığı kitabın diğer serilerini almak üzere Agoraya kitapçıya girdik.Aynı kitabı okuyoruz aylardır.Babası Caillounun birkaç serisini almış ama elimize bile aldırtmıyor.Hangi kitabı gösterdiysek ittirdi,attı,istemedi falan falan...Oğlum bak ne güzel alalımmı ıhhh ıhh!!!
Tam çıkarken birde baktık ne göreyim FADİŞ (Nam'ı Değer Gülenmutfak) daha doğrusu blogta kendini çok lanse etmediğinden tanıyamadım o bizi tanıdı.Kırk yıldır tanışıyor gibiydik çok sıcakkanlı,sevecen bir aile.Az sonra buluşup kahve içmek üzere sözleştik.Onlar Deniz'e puzzle,Biz Demir'e araba aldıktan sonra kavuşabilecektik ancak!Kısa da olsa keyifli biraz zaman geçirdikten sonra.Deniz muhabbete su koyuverdi.(çişşşşşşşşşşşş) Birdaha görüşmek üzere sözleştik çok güzel bir yerde oturuyorlar en kısa zamanda gideceğiz.Bize yeşil de biz ordayız zaten!

Haftabaşı itibarıyla okula gitti Demir,çok özlemiş ,akşam sürekli birşeyler anlattı ama anlayamadım,bazen çok üzülüyorum bu duruma kimbilir neler anlatıyor,ne yorum yapmam lazımken;ben evet annecim,
ee sonraa,tamam annecim diyorum oysa ne yorumlar bekliyor kimbilir.Epey derdini anlatıyor ama okulda farklı,keyifli şeyler oluyor belli!

Yarın akşama kadar iyileşmiş olsun please!

29 Nisan 2011 Cuma

demirim mi?

Demirim 3 gündür ateşli ama inatçı değil,ibufen verince düşen cinstten,Bizim muhteşem Dr.umuz kolay kolay antibiyotik vermez,3 gün bekler vücudun yenmesini virüsle tanışmasını hala geçmediyse antibiyotiye başlarız,dolayısıyla bugün son günümüz akşam karar vericez ne yapacağımıza...Çok mızmız,huysuz sürekli anne anneee ben yanındaysam baba baaaabaaa,ııııhh ıhhhh diye sürekli homurdanma çok üzülüyorum ama dudaklarının kıpkırmızı, yanaklarının kıpkırmızı olması ayrı bir çekicilik verdi,bir de ateşten dolayı atletle geziyor ya bembeyaz kaymak gibi öpmelere doyamadık günlerdir.Ne psiko bi aileyiz yarab!

Üç gündür okula gitmiyor acayip sıkıldı ,anneme sürekli atta atta diyormuş,yazık annem onu nasıl gezdirsin daha kendini toplayamadı bile.Aslında şu sıra ona bakması bile iyi değil ama bizim bir yedeğimiz yok annemden başka,o olmasa ne yapardık bilmiyorum.

Birkaç gün önce acayip şaşkınlık verici bir durum geldi başıma!Teyze,hala,dayı,amca -anne baba- yarısıdır,Gerçek anne ve babaya bir şey olduğu zaman onlara emanet edilir çocuklar.Bizde yiğenlere tapılır,evlattan ayırt edilmez can verilir CAN...
Öteki tarafta on paralık oyuncak saklanamaz el çocuğundan bile.Adı üstünde çocuktur yine alınır,Sadece maddi değeri olan herşey yerine getirilebilir,ama bu yapılan manevi olarak hoş olmayan,basit,sığ insanların hareketidir, kınamaktan başka elimden birşey gelmiyor malesef ona bile değmez aslında.

------------------------------------------------------------------------------------------------------------
DMR'in öğretmeni Şermin aradı.Hal hatır sorduktan sonra Demirim nasıl?...IHNKKKKK.
(Kalakalma efekti)
Hayır  olamaz o benim Demirim diyemedim tabiki.Nasılda benimsemiş kuzumu,şaka bir yana çok hoşuma gitti öğretmenimizi çok seviyoruz!**En büyük rakibim**
Demir okula gitmeyince,bizde haber vermeyi unutunca çok meraklanmış.Sağolsun,
Şermin ve ben rakibiz ya!Demir'e öpmüceksin öptürmüceksin Şermin'i diyorum,giiiiiiiittttttt diyor bana sıpa!
Öpmüceksin dedim o kadar diyorum bu sefer elinle ittiriyor beni gittt gittt diye!e
ee çok erken oldu itilmek için henüz erken daha alışmış değilim!bana bak cüce seni sadece ben öperim diyorum yumuluyorum dört köşe oluyor zevkten.en favori oyunumuz bu!



Sağlıcakla Kalın,unutmayın paylaşıldıkça büyür herşey!

28 Nisan 2011 Perşembe

Levrek, hamsi, kalkan... Kader anı Haziran!

Levrek, hamsi, kalkan... Kader anı Haziran!: "“Seninki kaç santim?” kampanyasının sonucu belli oluyor. Tarım Bakanlığı balıkların ve denizlerin geleceğine Haziran’da karar veriyor. İş işten geçmeden, balıklar tükenmeden, daha fazla ertelemeden, hemen şimdi eyleme katıl."

25 Nisan 2011 Pazartesi

sessizlik!!!

Birgün bu cümleyi kuracağım aklıma gelmezdi.Ama kabus gibi bir haftasonu geçirdim diyebilirim.Cumartesi güne 06:30 da başladık süperrrrr değilmi?o kalkış 730 gündür 07:31 olmamıştır hiç.Anne gel diye atar kendini yataktan ''Anne gel'' önce duymamazlıktan gelirim olur ya belki döner yanıma kıvrılır uyur Asla Olmaz da hayal işte!!

Kalk Meltem kalk anca kalkarsın.Saç,baş dağılmış evin bütün odalarında savaş olmuş,geriye toplanılası koca yığınlar ve her biri bi tarafa atılmış onca oyuncak ühüüüüüüüü ağlamak istiyorum,Hamileyken ağlamışlığımda vardır bu yüzden ne yalan söyleyim Mert hala unutmaz!Azizim hem anne,hem iş kadını (süper havalı oldu ya),hem eş,hem evlat,hem kardeş,hem teyze,hem gelin,hem şöför,hem organizatör hemide evet en önemlisi bu hizmetçi,temizlikçi,ütücü ve ortalık toplayısıcı olmak çok zor....ya da ben yaşladım artık.

Dmr'e birkaç kalem ikide boyama kitabı verince çoğu görevimi yerine getirdim çok mutluyum,artık gezebiliriz.Funda&Ekin-birlikte patlıcana gittik,hava süper,biz güzeliz.En önden yerde bulduk.Keyfimize diyecek yok,Dmr ve Ekin koştu parka bizimde gözümüz üzerlerinde arası 15-20 mt.var.Herşey yolunda Funda kova kürek almış ikisine de!oynamaya başladılar!bizde sohbet ediyoruz ama birbirimizin yüzüne bakmadan nasıl oluyorsa,göz göze gelmek yasak,bu kadarken Önce Ekin kayboldu gözden,girişten çıktı geldi ne zaman yahu hangi kaş göz arası!!Sonra Demir başladı diğer çocukların oyuncaklarını almaya,çocuklar çığlık çığlığa...Annesi şöyle diyor birtanesinin daha yeni aldık ta ondan vermiyor yoksa verir.HAHA kesin verir diyorum içimden bu yaş grubu paylaşmıyor sen onu başkasına anlat diyorum içimden.Sonra belki veriyordur diyorum ,öff banane yaa!!Benim küçük pisko bütün çocukları en az 2,en fazla 5 kere çığırtmıştır.En son koca kızın scooterına taktı.Kız çareyi bulamamış alamamışta Dmr'den yanıma geldi,
kız; Süküturumu alabilirmiyim?
ben; tabi ki alabilirsin,Sana ait olduğunu ve alacağını söyle o anlar,anlamamazlıktan gelebilir,o benim de al yine de..
10 dk.geçer kız epey dil döktükten sonra,Dmr galip gelir,kız yanıma gelir!
kız; Vermiyor vermiyoooooorrr..
ben; Tüm bencilliğimi giyinmiş homurdana homurdana gidiyorum Dmr'in yanına sonra muhteşem bir ses geliyor arkadan kızın Annesi,
Diğer anne; Kızım binsin kardeş,geldiğinden beri biniyorsun.Tamamm..
Sorun çözüldü diyemeyeceğim,bir diğer çocuğun kamyonuna taktı bu kez,kalk Funda dedim nolur gidelim dayanamıycam ,sağolsun kalktık bize geldik.Funda kargosunu almaya gitti ben iki zıpırla kaldım.Makarna yapayımmı size dedim!Makarna kaç dk da hazır oluyor diyelim 20 dk.sürekli bağırdılar
''sevinç ve hadi nidaları''Funda yetişti imdadıma çok şükür.Caillouyu açtık yine!Aksakallı hocada çıkarmış olsa izleticezzzzz o an:))
Tembel değil bıkkınız yahu olamazmı :)))sessizliğin sesini dinlemek istiyoruz belki'!

-Ekin gider ufak çaplı kriz yaşanır ama tez zamanda biter!İlke'nin doğumgünü hazırlıkları başlar.Daha baba yok piyasada yoldaymış allahtan...Giyinirken gömlek gimicem giimiiicem krizi başlar.Bir yanda anlatarak bir yandanda elini kolunu sokmaya çalışan ben galip gelirim.Güya önce ben gidicektim arkadaşıma İlke'm prenses gibi olmuş kendi güzel,eee kıyafeti ve ayakkabılarıda seçen ben olunca peri gibi olmuş.İlknurun arkadaşının kelebek kanadı almasıyla da kanıtlandı prensesliği.Çok güzel bir doğumgünü oldu.Arkadaşlara özeldi,genelde herkes birbirini tanıyordu,tanımadıklarımda vardı ama çok sıcak bir ortamdı çok eğlendik.Dmr bebelerin hepsinden büyüktü hiçbirinle değil oynamak bakmadı bile,hatta bebelerin olduğu ortamda değil,erkeklerin maç izlediği odada babasıyla takılmayı tercih etti.İlknurla evimize kadar olan 3 dk.lık mesafede arabaya biner binmez uyudu.

-Sabah ezanla birlikte kalktık imama rakip olduk.Kafkaf dedene gidelimmi diyen babasına ayakkabımı giy giy.Bir an önce götür dedesine özlemiş dedik.İyi hadi napalım Dr' a da uğrayalım gitmişken malum bahar,malum uçuşan polenler,ailece burnu tıkalı geziyoruz bi baksın bize,
Dedeye göz süzmeler ,Dedi Dedi diye peşinde koşma,dedeyi göz hapsinden çıkarmama var.Ne düşkün dedesine bulsa adamı tuvalete göndermicek.Hele başka birşeyle ilgilensin mazallah eline geçeni fırlatır dedi ye!
Dede bizi Doğal Yaşam Parkına götürdü.Dmr bir yaşlarındayken gitmiştik,Tropik Merkezi görememiştik bir türlü gidemedik birdahada nasip bugüneymiş ordan başladık,Dmr'i ya dedesi sürcek ya ben,hayatta en sevdiği iki kişi.ben sürersem arabasını,arabasından dedesiyle el ele tutuşarak gidiyorlar komedi.Yılanları unutamayacağım.Hele o pitonmuydu neydi korkunç iğrençti,hele birtanesinin derisi bildiğimiz çanta deseniydi.Her gece belgesel izliyoruz ama bu kadar yakından ilk defa gördüm.Dmr'de papağanlara bayıldı,kafasını sallıyor onlar gibi.Kamlumbağada kocamandı onuda sevdi bir de bebek fil anne gelioooo geliiooo dedi durdu kuzum benim.Baş ağrım ense köküme kadar inince ve Dmr beline kadar zıçınca eve dönmek zorunda kaldık.Ordan Dr'umuza gittik herşey yolunda problem yok dedi Reha Bey,çok sevindim balgamlı öksürüğü epey korkutmuştu beni.Yazarken yoruldum haftasonu yaşadıklarımdan!kadına ekstra dinlenme hakkı verilsin...

Sağlıcakla Kalın...

22 Nisan 2011 Cuma

bloğum seni sonunda görebiliyorum..

Bloğumuzu sonunda  google reader da görüntüle demeden direk görebiliyorum çok mesudum yarebbi!!
Neler oldu nelerrrrrrr!!
Demir koca çocuk oldu hhahahaaa!!Erdi erecek.
Cidden feci hareketli,saniye oturduğunu gören yoktur.Kreş hala artılarıyla devam ediyor.Artık dede,baba,teyze,anane okula götürürken baybayy deyip çantasını alıp gidiyormuş güzel güzel.Ama bu durum benim için geçerli değil tabiki eee en çok beni seviyor,benden ayrılmak istemiyor.Ben götürdüğüm zaman öğretmenine annemiii iştiyom diyormuş.Mert eve benden önce gelirse,kapıda Dmr'i o karşılarsa yüzüne bakıp Annemi İştiyom diyormuş,yani Merti gördüğüne memnun olmuyor,Mert'in nasıl bozulduğunu,bunu bana anlatırken ne kadar sinir olduğunu anlıyorum..içten içe gülüyorum ne yalan söyleyim,darısı başına şekerim!!

Cumartesi Funda&Ekin'le inciraltında çok keyifli saatler geçirdik.Sonrasında bize geldik.Oyun oynadılar, sonrasında Dmr'e hiç ilgilenmediği,bir kere bile eline almadığı oyuncaklar cazip geldi Ekin'e vermemek için sahte gözyaşlarına boğuldu paylaşmayı sevmeyen bir tipti o gün!Bizde gün boyunca peşlerinden koşa koşa yorulduğumuz için(günah çıkarıyorum) açtım caillou'yu ohhh kahvelerimizi rahat rahat içtik.Tembel değiliz yorgunuz:))

Demirin odasının yanından geçerken bakmamaya özen gösteriyorum,hırsız girmişte iğne aramış gibi,oyuncak çöplüğü gibi bir hal aldı ,hergün bu işkenceden bıktım saldım bıraktım kendi haline ister toplasın,ister kalsın!!
işte bu da kanıtı!kendine ancak masanın üstünde yer bulmuş!

Bugün kreşte 23 nisan kutlamaları var,öğretmeni en çok onun oynadığını söyledi.Bunun yanında kendi yaşıtlarına bebi dediğini,yemeğe,bahçeye,hayvanların yanına giderken en önde gittiğini biri önüne geçerse ittirdiğini ön safları kimseye bırakmadığını,herşeyini kendi yapmak istediğini de belirtti.Bi de çok mutlu olduğunu da iletti.Kuzum benim doğdu doğalı öyle,allah hep mutlu etsin.
Sevimli çocuğum benim.
Bu hafta 23 nisan etkinliğine katılacağız Funda&Ekin'le birlikte,gece İlke'nin doğumgünü var.Pazar günü çarşı pazar iki gün yetmiyor artık napsak acaba!!

14 Nisan 2011 Perşembe

yorgun yorgunummmm

Her ne kadar sevmesemde İbo'nun yorgunum şarkısı tam bugünlerdeki ruh halime uyuyor.İçimden hiçbirşey yapmak gelmiyor.Depresyondayım galiba...
Annemin operasyonu zorlu şartlarda gerçekleşti çok şükür şimdi iyi.Ama stent operasyonunda bütün gece yoğun bakımda kalması ailece bizi epey gerdi.Gerildiğim bir diğer şey ise biz yoğun bakım önünde annemi beklerken hastaneye LİBYA dan gelen 1-3-5 aylık 2-4-6 yaşlarında ameliyat önlüğüne sardıkları bütün bebeler gözümün önünden geçtikçe ağlama krizine girdim.bu annelik ne menem birşeydir.Burnuma Demirimn kokusu geldi taaaaaa içimden,çok sızladı heryerim çokkkk..Allahım yardım etsin hepsine....
Annem kriz geçirdiğinden beri epey dağıldık Mert&DMR ve ben birtürlü toparlanamıyoruz.Bu bir aylık süreç hem fiziksel olarak hemde kimyamı bozmuş durumda..Demirin okula gitmesine hem seviniyorum hemde küçük olduğu için kıyamıyorum.Seviniyorum yeme içime uyuma oynama konuşmasının hızlanması hoşuma gidiyor ama öte yandan bu hafta hasta oldu mesela antibiyotik kullanmak zorunda kaldık ikinci defa.Dr'umuz içimi  rahatlattı gerçi bu sene değil 2 sene sonra versen o mikroplarla yine tanışacak dedi.Babam her sabah bize gelip Dmr'in uyanmasını bekliyor,uyanınca giydirip kendi evlerine götürüyor,kahvaltı yaptıktan sonra okula bırakıyor,o yazlığa gidince bu işi ablam devralıyor falan falan.bunları yazarken bilee offffffff diye bağırasım geliyor..
Öbür yanımda yazın gelmesiyle kıpır kıpır.Merte havada aşk kokusu var demi dedim haftasonu?Şaşırdı!
Şaşkın seviyorum seni çok!
Konudan konuya geçiyorum dedim ya iyi değilim pek bu sıralar Sağlıcakla Kalın,

1 Nisan 2011 Cuma

üff kokoyoo (üf kokuyo)

ayaklarını yerim çocuk senin.
ayaklarını koklayıp üfff kokuyo diyoruz çok hoşuna gidiyor gülmekten kırılıyor,birdaha koklatıyo,
bir daha..... bir daha.........
baktı sıkılmaya başlıyoruz kendi kendine koklayıp üff kokoyoo diyor.
Babanın parmak arası terlik giyen erkeklere gıcık olma huyuna inat,bizim oğlana parmak arası terlik aldım yazın deniz kenarında giysin diye!
ama benim oğlum naptı;
piiiss pisss diye giymedi önce (ne alaka),
sonra çoraplarıyla giymek istedi.(hönkk)
babasına bak oğlunu al!

28 Mart 2011 Pazartesi

şımarık cüce!!

Kreş bilmem kaçıncı gün saymıyorum ki artık,Demir alıştı kreşe epey alıştı ki,eve gelir gelmez başlıyor atti attii diye,evlerde duramaz oldu bizim sokak kedisi..Cuma günü öğretmeni anneme geçmiş olsun demek için aradı,hoş annem ameliyat olamadı yaa!''Şuan tam karşımda ben sizinle konuşmaya geldim bana bakıp öpücük atıyor'' demezmi ört-men ,bir sürü değişik geneli kıskançlık ve benzeri durumları o saniyeler içinde yaşadım.Demir çok iyi bugün sınıfta bize oynadı.AAAA nasıl olur cüceye bak sen!
Birde bugünlerde anne krizi peydah oldu eyvahki ne eyvah!uykusundan kalkıp anneeeeeeee diye haykırıyor.Ne oldu annecim diye kalkıyorum birgün kekeme olacağım bu yüzden söylemişmiydim.ödüm kopuyor  çünkü uyku anında!Ses yok,rüya gördü diyerek,bir kere de baba de be çocum diyerek,baba bir kere de ağlamasına sen kalk be diye diye homurdanarak uyuyorum.
ne laftan anlar oldu ,ne sözden evdeki bütün kumandaları kafamıza geçiriyor,hele bir sinirlensin oyuncaklarını falan fırlatıyor o derece
DOUBLE TERİB VELET ,genellikle sakinim babamızıda sakin olmaya çağırıyorum,
Ben:Mert Demir bugün gergin sakın kızmaa sinirleri bozuk herhalde!!
Mert: Şaka mI?
Ben: Tabiki değil,ergenlik dönemi gibi yani!
Mert: Kitapta öyle mi diyor?
Ben: Herhalde sende baksan biraz anlarsın?
Mert: Gel babaam güreşelim haahuhahahuu.................
Demir kendine gelir,tadından yenmez.Mertin havalarından geçilmez.Oku Oku sen o saçma sapan şeyleri sosyetik hatun!
Ben: Dumur!!
-Ayşegülün kızı oldu!yani oğlumun baldızı doğdu.Malum gelinimiz Ceylo!Mevlüte gittik.Prenses gibiydi Selin! beş tane kız bebesi vardı ammaa Demir hiçbirinle ilgilenmedi,oynamadı tek derdi ceylonun ağabaşıydı (araba) çok cool erkeğim benim.

işte selin bebesi!


işte bizim gelin!
bu da kaynana ve esas oğlan:))

Sevgiler...

21 Mart 2011 Pazartesi

annem yarın operasyon geçirecek çok heyecanlıyım umarım herşey yolunda gider,çabucak iyileşir ve sahalara döner annemm..dün gece hiç uyumadım desem yeri,Demirime bakıp bakıp ağladım,annelik kadar özel bir duygu olamaz hayatta.Evladımıda çok seviyorum birtanem annemi de..

Babayı almaya gittiğimizde arabada beklerken sıkılan kuzu;alır eline araba şarj cihazını başlar şarkı söylemeye,



Buruna bak buruna ye ye ye....

18 Mart 2011 Cuma

kreş part 10.gün



kreşte ikinci haftamız bitti,geçen haftaya göre nispeten daha iyi.Sadece salı günü götürdüm bu hafta diğer günler babam ve ablam dönüşümlü götürdü.ben götürdüğüm günler ayrılırken ayrılma şiddeti daha çok oluyormuş diye,sayın psikolog hanım alışma süresinin benimle zor olacağını söyledi.kibarca siz gelmeyin dedi  yani eyvallah eyvallahta bende alışsın istiyorum alışmasın istemiyorum zaten.....kreşten acayip memnunum demirin hareketleri okadar değişti ki bu hafta büyüdü sanki...benim için tek dezavantajı var o da gün içerisinde iki aramadan sonra birdaha aramaya utanıyorum (inanmazsınız ama gerçekten:))

salı günü demiri almaya gittiğimde önce uzaktan izlemeyi talep ettim mecbur kabul ettiler hihi.))demir bahçede akülü motora binmiş,yanındada 4-5 yaş grubu olmalı bir çocuğu yakasından çekiştiriyor,ayakları yetişmiyor malum daha soğan cücüğünün;çocuktan bir isyan kopuyor;
Öğretmenim sıkıldım ittirmek istemiyorum artık diye ...şaşırdım velet adam kullanmayıda öğrenmiş.
Bilen bilir oğlum epey düşkündür bana,kapıda beni görünce gözlerindeki ışığı görmek çok duygusal bir an oluyor benim için,içime sokasım geliyor çok seviyorum kuzumu.

kuzunun uyku düzeni sabah 9:00,akşam:22:00 oldu 2 saat öğle uykusuda var tabiki.yemeğini kendi yemek istiyor artık seve seve veriyoruz biraz zıçıyor evin içine ama helal olsun..bugün geldiğinde jimnastik yapıyordu bize anladık okulda öğreniyor birşeyler,sonradan çantasından haftalık faaliyetleri çıktı meğer gerçekten jimnastik ve yoga günüymş bugün.YİRİM YİR.

Dün okuldan öğretmeni not göndermiş.yarın mutlaka siyah giydirin diye.yani çocuğa siyah hiçbirşey almamışım doğal olarak el kadar bebenin siyahla ne işi olur demişimdir muhtemelen.Ben notu gördüğümde saat 22 olmuştu.apar topar agoraya gittik ilk bulduğumuz siyah sweati aldık.
İçimden de söyleniyorum  ayin mi yapacaklar ne siyahı  satanistlermi nedir diye diye...
Bugünki notla siyah konusunda aydınlanıyorum bu ay renklerden siyahın ayıymış ne güzel bir etkinlik renkleri tanıyorlar.aylar oldu renkleri öğreneli neyseeeeeee:))Her ay bir rengi işleyip ve giyinip o rengin partisini yapıyorlarmış süper yaa akılllıca.Eve geldiğimde cücük bu haldeydi yidim yidim yuddum..

Sağlıcakla Kalın,

14 Mart 2011 Pazartesi

------------


Söylemiştim ya zaten zor günleri geçirmedik henüz,annemin salı yada çarşamba ilaçlı stent ve balon operasyonu var.kapakçıktaki problem kronik zaten,dr'a büyük iş düşüyor.damarları düzeltirken kapakçığı etkilememek durumunda allah yardım etsin hem anneme hem dr'una.

Bugün işteyim yarın ve diğer günler burda olamayacağım.Demir'im okula alışma döneminde epey zorlanıyor yavrum otoparka girer girmez ağlamaya başlıyor uyanık.Annemde tutturmuş önümüzdeki  kış geçirseydim kalp krizini diye,salya sümük ağlıyor.Demirle yapışık ikiz olduk.2 haftadır koala gibi tepemden inmiyor,gece uykusunda bile anneeee anneeee anneee diye yanındamıyım diye kontrol ediyor.Psikolojik olarak etkilendi ayrılma korkusu sardı kuzumu.bUGün babam götürüyor ablamla birlikte; psikolog öğretmen daha iyi olabilir yada olmayabilir dedi zaten iki seçenek var bee kadın göricizzz..Çok acayip gerginim saracak,çatacak insan arıyorum daraldım bunaldım,şu lanet günler geçsin istiyorum,gözümü kapatayım Haziran ayında olalım,annem düzelmiş ayakta sapasağlam,Demir okula alışmış güle oynaya gidiyor olsun yarebbim!

İnsanın düzeni birden tepetaklak gelirmi geliyormuş işte,allah beterinden korusun.


Cumartesi günü Ela kuzusu bizdeydi,iki haftanın en güzel günüydü Demir paylaşım sorunu yaşadı Elayla; hiçbir oyuncağını vermek istemedi,yüzüne bakmadığı oyuncaklar kıymete bindi. Ama gideceklerine yakın arkasından sarıldı Ela'ya buldu etli butlu kızı tabii:))çok tatlı allah ana babasına bağışlasın:)


                                      

9 Mart 2011 Çarşamba

biri bizi toparlasınnnn

bu hafta izinliyim.Demir okullu oldu malum,Pazartesi günü yazıldık o gün okuldan alamadık,ohh dedim en azından sevdi ağlamayacak.Sevmesi için çok neden var bir kere okulumuz tık kreş değil 6 yıldızlı otel desek daha doğru olacak. yanılmışım yirmi milyon yıldızlıda olsa illede anam babam!!.2 gün bir saat kalmamıza rağmen girerken ağlıyor çıkana kadar.bugün kustu ağlamaktan,ben yengeç o balık..o sınıfında ben dışarıda ağladık durduk.alışır diyor psikolog o kadar gaddar olamıyorum malesef kusura bakmayın dedim.bir an içimden alıp kaçmak gelmedi değil ama.ya sonra?
evlat söz konusu olunca diğer herşey teferruat,vatan için söylenirdi ama bize uyuyor şu sıra,allahtan kendime sabır,oğluma daha çok sabır diliyorum.
annem bizi toparlayanmış,ne çok yoruluyormuş Demirle bu izin günlerimde daha iyi anladım bunu.evi ne kadar temizlesem toplasamda anneminki gibi olmuyor,yemeğin birini yapsam diğerini yapamıyorum.ütüler birikti giyeceklerimi giyemez oldum.annecim seninm hakkını ödeyemem bir an önce sağlığına kavuşursun inşallah,sensiz hiçim hiç…
yorgunum dostlarım yorgunum yorgun….

zor günler

Annecim bana birşeyler oluyor nefes alamıyorum demesiyle başladı herşey!hala ordayım.
uyku sersemi noluyo nasıl yani derken annemin nefessizlikten devasa olmuş gözlerini ve suratının bembeyaz olmuş halini unutmayacağım.Mert annemi hemen D.E.Ü. götürdü ambulans çağırmak aklımıza gelmedi yada uyku sersemi bilemedik çağıramadık olmadı işte ya yolda birşey olsaydı kaybetseydim annemi.D.E.Ü.acil serviste telefon çekmez çünkü cihaz çok ne yaptılarsa ellerine sağlık.ama merte ve babama ulaşamayınca kuş olup uçasım geldi.Demir uyuyor,kimi arasam napsam?
Mert eve çağırıldı ben gittim.Anneciğim titriyordu tansiyon 20}10,nabız 110 larda nefes almakta zorlanıyor.Acil servisteki hastalara bakan stajerler,asistanlara nesi var;şu an belli değil,3 saat geçer yine belli değil,isyan çıkarırım sonunda ses tonum yükseldi doktoru çağırdılar,doktor kalp krizi dedi.Hayır ya yeni gitti doktoruna mümkün değil dedim.panikatak sanıyordum oysaki.5 yıl önce panikatak olmuştu yine olabilir dedim.çünkü dişi çekildi ve çok canı yandı korkmuş sıkılmış olabilir dedim.Hayır dedi doktor o kadar indirgemeyin.o an hastanenin altında ezildim ezildim.Anneme yakıştıramadım konduramadım kalp krizini.Kendime kızdım,Demir hareketli bir çocuk,anneme fazla yüklendik,annem hep evde kapalı kaldı elbette sıkıldı dedim.Babam git eve çocuğuna ben burdayım sabah görüşürüz demesiyle,boğazımdaki koca yumruyu da alarak evime gittim oğluma baktım baktım baktım..
Eve döndüğümde sabah beş civarıydı az sonra annem aradı ağlıyor beni bu hastaneden çıkarmıyorlar ben doktoruma gitmek istiYORUM,buraya gelen ölüyor ben ölmek istemiyorum diye.Doktoru aradık getirin dedi bir sürü imza aldılar bizden sorumluluk açısından verdik.!
Anjiyoya karar verildi TARİH 04.03.2011, bu olanların hepsi şeker hastalığından kaynaklanmış,anjiyoda bir damarın epey tıkalı olduğunu öğrendik,bir damardada incelme var o da şekerden.sABAHın köründe hastanedeydik babamla annemi anjiyoya uğurlarken annem bize dönüp bakmadı çok korktu.bizde öyle.babamın sandalye olmayan ameliyat kapısının önünde diz çöküşünü de unutmayacağım.annem çıkana kadar bekledi kapının önünde,annem ağlayarak çıktı mutluluktan ağlıyorum yaşıyorum dedi.
Dr,ayrıntıları bildirmeye geldiğinde önümüzdeki hafta birdaha hem balon yapılacağını hemde ilaçlı stent takılacağını söyledi,annemin kapakçıktaki durumu ayrı tutulmalı bunlardan.Dr içinde çok zor 4 bilinmeyenli denklem oldu.
Bu arada Demirimin doğumgünü annemin anjiyo gününe denk geldi.o kadar özenmiştim ki kısmet değilmiş,annem iyi olsun yeterki hiç önemli değil,Allah bize bağışlasın.
Annem demire artık bakamayacağı için bakıcı mı?kreş mi?çok gittim geldim ikisininde artıları var,ikisininde eksileri var ama okulu gördükten sonra en iyisinin bu olacağını düşündüm.Bugün ilk günümüzdü sadece bir saat kalacaktık.Demir oyun odasına gidiyordu,öğretmen hadi anneye baybay deyince film koptu.Yinede sakin olmamı çok normal olduğunu söylediler.Saat sonunda iç çeke çeke ayrıldık ordan.yarın böyle olmayacağını umuyorum.kÜçük olduğu için kıyamıyorum.kendi yaş grubuna değilde sürekli 4-5 yaş grubundaki öğrencilere sataşıyor,Küçükler kesmiyooo demiri.
haa bu arada arabadan inerken demir kafasını vurmasın diye siper ettiğim kafam kaldırıma gümledi.Mertin demesi gece o sessizlikte bomba patlamış gibi bir ses çıkmış.üst üste gelmek deyimi burdan geliyor yani.
Oğlum nice sağlıklı mutlu yıllara güzel gözlüm,güzel kirpiklim.seneye sana süper bir parti vereceğimdir söz.
Anneciğim bu günleri unutmamızı diliyorum.Torunlarına bağışlasın allah seni.Seni çok seviyorum.
Şu kötü enerji gitsin bizden,
Elemterefişkemgözlereşiş.,
İyi geceler..

28 Şubat 2011 Pazartesi

CEMREM

Cemrem güzel kızım,kızıl bombam,beyaz kaymağım,afroditim yeni lakabı hürrem olan lokumum..


Her çocuk ailesine bir lütuftur ama Cemre bize çok zor bir dönemden geçerken geldi.Allah yolladı derler ya aynen öyle?Ablam hamileyken Eniştemin ..... olduğu ortaya çıktı ve kısa bir süre içerisinde aldı gitti onu(ayrıntıya girmeyeceğim).Herkes yanarken o kızıl saçlarıyla tostoparlak tipiyle bizi hayata bağladı. Elbette hayat devam edecekti ama zorlu bir süreçti.Allah eniştemi aldı,yerine Cemreyi verdi gibi birşey oldu.
(Yanlış cümleyse affola.)
Çok yaramaz bir okadar zeki bir okadar güzeldir kendileri,Kendini çok beğenir hatta hiçbir kızıl onun gibi güzel değildir,kızılların içinden en güzel odur.Esmerlerden hiç hoşlanmaz ona göre 2.ci sınıf vatandaştır esmer insanlar.Demir doğduğunda saçları simsiyahtı '' Cemreden öykkkk kara buu ''sevmem demesini hiç unutmayız ailece.Demir beyazlamaya başlayınca kendini Demire rakip gören Cemre bu sefer; o mu beyaz ben mi?gibi sorularla hepimiz bayıltmıştır.Çocuğum okadar beyazlar ki bir türlü karalamayaz bu sefer de;az esmer demi,birazcık yani demeler başlar,en sonunda kabullenir ama yinede kendinden beyaz kimse yoktur.herkes cemreden az biraz esmerdir.
Okadar pratiktir zekası hayran kalırsınız,örnek;4 yaşlarında konuşma yarım yamalak ,yaramazlık yaptığında anneannesini kızdırdığında,ananesi söylendiğinde babasının resmini göstererek babam öldü öldü diyerek ananesini hüngür hüngür ağlatan bir çocuktur kendisi.hazır cevaptır altta kalmaz.Sütü balsız içmez,evde bal olmasın bütün apartman komşularını gezer tek tek bal arar.Özgüveni çok yüksektir,korkusuzdur.Ablasıyla hiç geçinememelerine rağmen ablasına iğne vurulurken hemşireye saldıracak kadar içinden sever,aynı ablamla biz gibi:))
Cemre bana benzer, genelde de bana benzetirler tip ve huy olarak hatta kendi oğlundan daha çok sana benziyor diyen bile var.bende bu durumdan çok memnunum.İlkokula başladığı bu yıl oldukça disiplinli olduğunu gördük.Dersler cumadan bitiyor asla cumartesiye kalmaz,gün aşırı banyo yapılıyor,okumayı oldukça söktü,sökerkende hepimizi gülmekten kırdı geçirdi.

Bugün doğumgünü prensesimin Allahtan uzun ömür, sağlık, mutluluk, başarı diliyorum.Herşeyin gönlünce olmasını istiyorum.Cemremde Cansumda benim herşeyim,oğlumdan ayıramam asla.Sizi çok seviyorum.



çok yoğun bir hafta geçirdik ben çok yorgunum hiç dinlenemedim çok gezdim de!!.Demir müzik kursuna başladı bu hafta.İlk başta sürekli kaçmak istedi,giderken piyanonun başına oturdu.İlerideki günler ne göstericek göreceğiz. Cemrenin 28 şubat olan doğumgüne ön kutlama yaptık bizim evde.Annemler,teyzemler,ablamlar ve biz,ee biraz kalabalıktık Cemre ve Yiğitin birbirini yemesi,çıkardıkları sesler,Demirin de olanlara dahil olmak istemesi,Cansunun hepsini idare etmeye çalışan olgun yapısına rağmen intiharın eşiğine gelmesi vs vs... bir ara İmddat diyesim geldi o günden beri başım ağrıyor:))
Pazar sabahı KafKaf dedeye yolculuk yaptık.Aman ne özlemiş; arabasını görür görmez
DEDENİN AĞABAŞI (dedenin arabası) diye kapısına sarıldı.Kapıdan girer girmez de Dedesine.Demirin doğumgünü sebebiylen dedesi Demiri alışverişe götürecekti,amma velakin olmadı ama unutmuş değiliz dedesiiiiii...yazdık alacağımıza..
Mert'i şantiyeden çağırdılar bizde gittik,Demir çamurlara battı çıktı..Babanın işi uzayacağından onu orda bıraktık eve gidiyoruz,Ba-ba Ba-ba diye bir saat ağladı,ne desem inanmadı,kanmadı,anlattım olmadı.

Bu Cumartesi doğumgünümüz var Allah Kısmet ederse Demir ve arkadaşları birde anneleri tabiyki,

hoşkalın,

21 Şubat 2011 Pazartesi

ta ta taaammm karşınızda terib demir!!

2 yaş sendromu bize neden uğradın,oysa herşeyi yapmıştım,kurallara uymuştum.Göz hizasına inmiştim,herşeyi konuşmuştum,anlatmıştım,sakin ve soğukkanlıydım,sabır sabır sabırlıydım.

Napçam şimdi ben?Çok çıkmazdayım bugünlerde.
Herşeyi ağlayarak yaptırmaya çalışan,olmazdan anlamayan,hayır dersen kendini yerlere atan,ağlamaktan patlamak üzere olan bir çocuğum var...Warning!!

İnatlaşmamaya çalışıyorum yapı olarakta çok inatçı zaten,kesin kuralları var,olcak yapcak olmalı yaptı.
Laptopun düğmelerine basıyor,annecim yapma bozulur sonra Peppe izleyemezsin diyorum.Duymuyor bile.Basmaya devame diyor,sesim değişiyor ister istemez Demir yapma!!Devam yine duymuyor.Ses tonum yükseliyor YAPMA DEMİR!Devam,
Sonra kaldıırıyorum Laptopu bozmamak adına.Offf o ne bağırma ağlama sanki dünyanın sonu o an DMR İçin.Kesinlikle dinlemiyor,hatta sinirleniyor mutfak dolaplarını açıp içindeki tencere tava ne varsa yere atıyor bana bakıyor ne tepki vereceğime, bakışları; AL İŞTE BENİ ÜZERSEN OLACAĞI BU!diyor resmen.

Dün de akşam yemeğinde benzer bir durum yaşandı.Sularımızın içine havuç,marul,ekmek vs atıyor.Kibarca yapma etme,Olmaz çirkin olur içemeyiz falan filan.Sabır dileyerek konuşuyorum sinirleniyorum çünkü BENDE İNSANIM YARABBİ! A-kabinde annem arıyor Demir böğürürkene arka fonda -Bir haftasonu bırakıyorum çocuğu ağlatıyorsunuz,ben onun gözünün içine bakıyorum demezmi?HÖNKKKK kalıyorum Tamam anne ben seni ararım diyorum kapatıyorum,zaten gerginim,bu konuşmadan sonra daha çok gerilince Demir yapmaaaaaaaaaa diye böğürüyorum,Demir daha çok ağlamaya başlıyor.Vicdanım boyumu aşmış durumda gerçekten diyorum bir haftasonu birlikteyiz bağpırdım çocuğa diye kzııyorum kendime.Nasıl gaza geldiysem annemden.Vicdanımın verdiği ağırlıkla kuzumla sarılarak uyuyoruz.Bir sonraki krizde görüşmek üzere.

benzer durumlarda başa çıktığınız yöntemleri yazınız ziraa çok lazım bu sıra.

Kelime dağarcığı epey gelişti sürekli birşey anlatıyor pata küte, 'S' lerimiz çok tıssslı çok şirin,gezmeye giderken babasının parfümlerini gösteriyor bana,çok süslü olacak belli.eline alıyor parfümü sağ koltuk altı,sol koltuk altı,ön taraf kazağın üstüne sıkıyor özenle,saçlarını tarıyor öyle çıkıyoruz.Birde istemediği kıyafeti asla giymiyor.Gerginliklerimizin hepsi bir kenara çok sıkıyorum çok seviyorum, çok öpüyorum uyurken bile dayanamıyorum öpüyorum.İyiki doğurmuşum yaaa..Öpü-jem kendimi.

Sağlıcakla kalın.

18 Şubat 2011 Cuma

passstaa

 
          

Pastanın tadını aldı alalı,adını söyledi söyleyeli.İster arabada seyir halinde olsun,ister yürüyor olalım.Pasta pasta pasta diye tutturuyor.Tamam alalımda her zaman olmazki.Arasıra yaşlı teyzeciklere denk geliyorum,al kızım ağlatma neden almıyorsun?çocuk ağlıyor!!falan söylemlerinle karşılaşmaya başladım.Yapı olarak çokta önemsemem konuşulanları,kendi bildiğim en doğrudur gazıyla hareket ederim.Ama bu teyzecikler zaten gerildiğim o an sinirden zıplatıyorlar beni.
Geçenlerde yine pasta krizi yaşanırken,evde de var dünden,anlatmaya çalışıyorum namümkün.Amcanın biri atılıyor;Bu sefer amca!
Gel dedem ben alayım sana.Neeeeeeeeee,Dede mi?Elbette kötü niyet yok farkındayım,Demir hemen adamla kanka olur.Kızım der amca,bizim zamanımızda böyle şeyler yoktu şimdi herşey çeşit çeşit yesin varsın.Baksana ne can alıcı.Aynen öyle can alıcı dedim içimden.Anlatmakla uğraşmayarak ve kızmayarak kibarca red ederek uzaklaşıyoruz ordan.Bir kriz daha atlatıldı.Eve döndüğümüzde bir dilim pasta ikram ettiğim insan yavrusu görünümlü canavarusss pastayı yemedi.

Evetttttt gülermiyiz ağlarmıyız?


17 Şubat 2011 Perşembe

iki ara bir dere...

nereden başlasam bilemiyorum,okadar yoğun,gergin,mutlu,mağdur,asabi bir hafta geçiriyorum ki anlatamam.

-Haftasonu, ailesi Merte doğumgünü hazırlamış yedik içtik ohh ohh,dedelerin evin önünden metro geçiyor,bu durumu oyun haline getirmiş olan insan yavrusu birmilyononbeşbinbeşyüzkere dedesini geldi diye kaldırıyor,el sallıyor falan falan...

-Selma Teyzecim gene yemekleri döktürmüş yine ordayız,bir kere de bize gelseler ya yok alışmışız gitmeye..olur da yüzsüzlük bu kadar olmaz yani haha...İnsan yavrusu Cansu&Cemre&Yiğit ve Ceylin arasından serpilip egemenliğini ilan ediyor..Herkesin evinin Temel Reisi (yaww bu çocuk bizimle fena oynuyor,bizi bırak sülaleye falan açıldı o derece)

-Sevgililer Günü HİÇ KUTLAMAYIZ,BİZE HERGÜN SEVGİLİLER GÜNÜ,HİÇ İNANMAYIZ DERİM.Ama hediye gelmezse bozulurum acayip tipimdir haa..Neyse Sevgili biliyor ruh halimi de hem kendi adına,hem kuzu adına gül yaptırmış bana.CANIMM Seviyorum Seni ehuheheh:))

-İşyeri çok yoğun ,aslında bu sıra iş olmaması lazım ama
15 Beygir gücünde çalıştım bu hafta,programcılar burda oturup yazılım yapmama az kaldı ek gelir fenada fikir değil.Eve gidince tüm yorgunluğumu unutuyorum.Demir o kadar çok konuşuyorki birden konuşmaya başladı.Birden pat diye.

-Sevgilinin gerçek doğumgünüsü ama doğumgünü sahibi yok çalışıyor,Herşey hazır oysa,Demir uyumasın diye şebekliğim hat safhadaydı.Doğumgünü çocuğu geldi,pasta keseceğiz kesmesine ammma velakin
Mert mumu yakar,
Demir söndürür,
Mert Yakar,
Demir Söndürür,
Mert Yakar,gerilmeye başlar bakışlar değişir...
Demir üfler,bakar Mert sıkılıyo ağlayacağım tüyoları verir.
Mert Yakar bu son Babacım der,
Demir üfler,
Mert yakmaz........
Demir böhüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüü..........


sAĞLICAKLA kALIN....

9 Şubat 2011 Çarşamba

Derya kuzusu buuuuuuuuuuuu,bal dudak buuuuuuu.........

Ablam dün akşam bizi maaile yemeğe çağırdı.Epey bir kalabalıktık yani.Zaten kendimiz sekiz ediyoruz,iki de misafir on eder:)
Volume en sonda ananem isyanda,annemle yengem gülme krizinde..Bir arada ablamın yeterrrrrrrrr diye bağırdığını hatırlıyorum.
Demir'in dili çözüldü çözülmek ne kelime hiç susmuyor desem?Babasına çekmiş diyeceğim olmayacak:)))
Sürekli birşeyleri fırlattı durdu akşam,ablamın Hayır'ları hak getire inadına yapar,babasına çekmiş diyeceğim bu sefer olur:)
Bakın sesli söylemeyin,yüz hizasına gelerek yapmaması gerektiğini anlatın,çok akıllı, o dilden anlar diyorum.
Arka fonda;

PUHAHAHHAHA HAHAHHAHA diye gülmeler..
Uğraşmak istemiyorum................................Kelimeler anlamını yitiriyor,şimdi ne desem boş.
YIK ÇOCUM BÜTÜN EVİ HAKETTİ BUNLAR DİYORUM:)))

Demir'in son 4 aydır kilo alışının 500 gramı geçmemesinden kaynaklı 4 aydır sinir bozukluğum bu hafta son buluyor.Dün akşam yemeği menüsü;

3 kılçıksız sardalya,
3-4 kalamar
yarım levrek,
bir kase pilav+salata
**gecenin ilerleyen saatlerinde +pasta+muz= ...Maşallah deyin.Kırk takla attım aylardır bir lokma yemesi için.Yemeyen çocuk kadar zor birşey yoktur.


Gelelim gecenin anlam ve önemine ablama giderken pasta alalım dedim Sevgili'ye,
Demir,Cansu,Cemre çikolatalı pasta hastası..Benim bıdık zaten kızlar ne yaparsa aynını yapmaya özen gösterir.3 tanede mum temsili!

Pasta mutfaktan salona masa üstüne koyulana kadar üfledi çocuğum yazıkkk:)


 
 


Babam çok güzel birşey söyledi akşam;
Yaşam enerjim bu çocuklardan geliyor.(Demir,Cansu ve Cemre)
Oysa en çok beni severdi dermişim,ne güzel bir cümle kurdu.nasıl bir aşk değilmi?evlat sevgisi,onun evladının sevgisi torun sevgisi,Allah banada oğlumun çocuğunu göstersin inşallah?
Evlenmesini istersem?Demir'i evlendirMEYECEğime dair iddialar var çünkü:))))))

Sağlıcakla Kalın,Şu sıralar özellikle bebeler.....




6 Şubat 2011 Pazar

BEN ONA RESMEN AŞIĞIM DIIRIRRNNN DIRINNN

Tıraş oldu kuzum çok yakışıklı oldu çokkkkkkk. Berberin lavabo musluğunu aç-kapa aç-kapa şeklinde oynayarak tamamlayabildik traşını,zira kapıdan girer girmez mızıklanmaya başladı.Tıraş parasını direk İZSU'ya ödeyecekler ayrı,bizden birşey kazanamadılar.

Bu haftayı krizsiz atlattık çok sakin ve olgundu hayretler içerisindeyiz.İkea'dan mammut masa ve sandalye aldık ona,onunda etkisinden olacakki bütün haftasonu masada resim yaptı yazı yazdı çizdi de çizdi,arabalarını masanın üstüne dizdi arasıra üstüne çıktı zıpladı (okadar olur).


Alaşehirden büyük ananemiz ve yengemiz geldi bizde kalıyorlar,DMR' de bu durumdan çok memnun ilgi çoğaldı,bütün bildiklerini sıralıyor arka arkaya..

Sürekli telefonumu getirerek KafKafKaf diyor.Halit dedemizin adı bu KafKaf dede!Ara Diyor arıyorum bildiğimiz hayat hikayesini anlatıyor;

Düştiii...
Pat vuduuuu kafayii,hıhh ehh ehh yaptii baba...

Düştü pat diye kafasını vurdu,babası da hıııııı dedi kızdı dövdü kapıyı...

KafKaf dedemiz ve babamız onca yapmayın ısrarıma rağmen dövüyorlar kapıyı..
Dövmeyin kardeşim bugün kapıyı yarın sizi döver bu!!
Şiddete mahal yoktur!